Günlük hayata üzgün mü dolaşmamız gerekiyor?

Tarih: 14.02.2026 - 15:32 | Güncelleme:

Soru Detayı

"Benim bildiklerimi bilseydiniz az güler, çok ağlardınız... Allah'a feryat ederek yalvarırdınız." ne anlamda söylenmiştir? Bu hadiste sanırım çok gülmememiz gerektiği vurgulanmış onu anladım ama neden ağlama kavramı kullanılmış? Yani buradaki ağlama hesap gününden dolayı mı, ya da kötü bir şeyden dolayı mı veyahut iyi bir şeyden olayı mı? Buradaki ifade ağlamamız gerektiğini mi söylüyor ya da Dünya hayatının sonlu olduğu için mi? Yani günlük hayata üzgün mü dolaşmamız gerekiyor? Bilmediğimiz üzücü şeyler mi var?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili hadiste sorudaki algılamanın yeri yoktur.

Burada ifade edilen husus şöyle seslendirilmiştir:

“Eğer ahiretteki hesabın zorluğunu, Mahkeme-i kübra, mizan, hak-hukukun adaletle yerini bulduğu, sırat köprüsü, kişinin annesinden, babasından, eşinden, çocuklarından ve kardeşlerinden kaçtığı bir günün dehşetini benim gibi bilseydiniz çok ağlar az gülerdiniz..”

Detaya gelince:

“Az gülmek” vurgusu

Burada Peygamber (asm) Efendimizin maksadı, dünya hayatının hafifliği ve geçiciliği ile ahiretin ciddiyeti ve hesabın ağırlığı arasında farkı göstermektir.

İnsanların çoğu, dünyadaki geçici nimetlerle meşgul olup, ahireti düşünmedikleri için fazla güler.

Eğer ahiretin gerçekliği ve hesabın zorluğu bilinirse, günlük hayatımızda gereksiz neşelenme yerine hakkı ve sorumluluğu hatırlama bilinci olur. Yani bu “hiç gülmeyeceğiz, hep üzgün olacağız” anlamında değildir, bilinçli bir yaşam ve ahiret farkındalığı vurgusudur.

“Çok ağlamak” kavramı

Buradaki ağlama, ahiret hesabına ve günahların ağırlığına yönelik, hesap günü ve mahkeme-i kübra, mizan (tartı) ve sırat köprüsü, sevdiklerinden ayrılma, geçmiş hatalar ve sorumluluklar gibi insanı derin bir bilinçle etkileyen gerçeklerin farkına varıldığında ortaya çıkan duygusal tepkiyi ifade eder. Yani, kötü bir olay için ağlama değil, dünya hayatının geçici, sorumlulukların ciddi olduğu gerçeğinin farkına varıldığında ortaya çıkan ahlakî ve manevi bir ürpertidir.

Günlük hayata yansıması

Sürekli üzgün dolaşmak gerekli değildir. Ama hayatı yalnızca eğlence ve boş işlerle tüketmek de doğru değildir.

Burada ifade edilen denge, bilincin ve sorumluluğun canlı tutulmasıdır. Sevinçler ölçülü olmalı, günahlar ve sorumluluklar unutulmamalı, ahiret bilinciyle yaşam sürdürülmeli

Özetle:

Dünya hayatı geçicidir; insanlar çoğu zaman gaflettedir. Ahiret ve hesap gününün dehşetini bilseydiniz, gereksiz neşelenmez, ibadet ve tövbe ile meşgul olurdunuz.

Ağlamak burada manevi farkındalık ve korku anlamındadır; günlük olaylardan veya kötü haberlere tepki olarak ağlamaktan farklıdır.

Hadis günlük yaşamda aşırı sıkıntı ve mutsuzluk tavsiye etmez, bilakis bilinçli, ölçülü bir yaşamı önerir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun