Hz. Muhammed'in naaşı çalınmaya çalışılmış mıdır?

Tarih: 23.05.2012 - 01:50 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Daha sonra rüyada görülerek o çalmaya kalkanlar yakalanıp, mezarın altı kurşunla mı doldurulmuştur?

- Bu olayın tam kaynağı var mıdır, yoksa uydurma mıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kaynaklarda yazdığına göre, Mağrib (Fas) müşriklerinden (puta taparlardan) iki kişi, zâhid derviş kıyafetine bürünerek Medine'ye gelip Peygamber Mescidi'nin yakınında bir yerde ikamet etmeye başlarlar. Bunların amacı, Hz. Peygamber'in (asm) naaşını çalıp Mağrib'e götürmektir.

557 Hicrî (1161 M.) tarihinde Suriye hükümdarı olan Türk Atabeklerinden Nureddin Şehîd (Mahmud ibn Zengî), gece kalkıp teheccüd namazını kıldıktan ve virdini yaptıktan sonra uyuduğunda, üç kez rüyasında gördüğü Hz. Peygamber (asm), kendisine iki suratsız kişiyi göstererek, "Ey Nureddin, beni bunlardan kurtar." der.
 
Şehîd uyanınca veziriyle de istişare ettikten sonra, yanına yirmi muhafız alarak Medine'ye gider. Halka ihsanda bulunacağını ve hediyeler dağıtacağını, herkesin hükümdarın huzuruna gelmesini ilan ettirir. Herkes gelir, ama rüyada kendisine gösterilenlere rastlamaz.
 
Bunun üzerine, "Henüz gelip hediyelerini almayanlar var. Onlar da gelip hediyelerini alsınlar." der. "Gerçi Peygamber'in kabrinin kıble tarafına düşen Ali Ömer yurdunda oturan iki mücavir derviş varsa da onlar fakirliği yeğleyen zâhidlerdir. Hiç kimseden bir şey kabul etmezler.” diye cevap verirler.
 
Ancak Nureddin Şehîd, mutlaka onların da getirilmelerini emreder. Getirilenlerin, rüyada kendisine gösterilen kişiler olduğunu anlayan Nureddin Şehîd, adamların kaldığı odaya girer. Odanın içinde nefis kitaplar ve değerli eşyalar görür. Zemindeki hasırı kaldırınca, Peygamber (asm)'in kabrine doğru giden bir tünel bulur.
 
Nureddin Şehîd'in sorguya çektiği adamlar, Mağrib tarafından geldiklerini, Peygamber'in naaşını alıp Mağrib'e götürmek için bu tüneli kazdıklarını, çıkan toprağı geceleri torbalara koyup gündüzleri ziyaret bahanesiyle gittikleri Baki Kabristanı'na döktüklerini itiraf ederler.
 
Devamla derler ki: "Hz. Peygamber'in kabrine yaklaştığımızda geceleyin gök gürlemeleri ve şimşekler bizi o kadar korkuttu ki aklımız başımızdan gitti. O sabah da sizin burayı teşrif ettiğinizi duyduk."
 
Bu sözleri duyunca gözyaşlarını tutamayan Nureddin, adamların boyunlarını vurdurur ve hemen Peygamber kabrini çevreleyen derin bir hendek kazdırıp içini kurşun eriyiğiyle doldurtmak suretiyle Kabr-i Şerifi muhafaza altına alır.
 
İşte Yüce Allah, düşmanların hilelerini boşa çıkarmış ve Sevgili Peygamberimizi böyle korumuştur. (Eyüp Sabri Paşa, Mir'âtü'l-Haremeyn, s. 684-686, İst. 1304; bk. Vefâü'l-Vefa bi Ahbâr-i Dâr'il-Mustafa, II/648, et'Tarif, s. 76; Seyfeddin YAZICI, Mekke ve Medine’deki Mübarek Ziyaret Yerleri, TDV Yayınları Ankara, 1999. s. 80-85)
 

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 10.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun