"Gıybet edene 'sus' diyen kişiye yüz şehîd sevâbı vardır." anlamında bir hadis var mıdır?

Soru Detayı
Gıybet yapanlara karşı "sus" dememiz gerekir mi?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

Soruda geçen anlamda bir hadis rivayeti bulamadık. Ancak konuyla ilgili bir hadiste Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur:

“Kim bir mümini, bir gıybet edene karşı himaye ederse (korursa), Allah da onun için kıyamet günü etini cehennem ateşinden koruyacak bir melek gönderir. Kim de Müslüman’a kötülenmesini dileyerek bir iftira atarsa, Allah onu kıyamet günü cehennem köprülerinden birinin üstünde söylediğinin (günahından paklanıp) çıkıncaya kadar hapseder.” (Ebû Dâvûd, Edeb 41)

Hadîs-i şeriften anlaşılacağı üzere yanımızda bir müminin gıybeti yapıldığı zaman sessiz kalmayıp onu müdafaa etmeliyiz. Müminin himayesinden maksat onun şerefini, ırzını korumaktır. Bu da lehinde konuşmak veya en azından gıybet edilmesine meydan vermemekle olur. Yine gıybet eden Müslüman kardeşimizi gıybet etmekten men etmek de Müslüman’ı himaye etmek manasına girer.

Gıybet, bir kimsenin arkasından, duyduğu takdirde hoşlanmayacağı sözler söylemek, kusurlarından söz etmek anlamına gelen ahlâkla ilgili bir terimdir.

Kur'ân-ı Kerîm'de,

"Ey insanlar!... Birbirinizin gıybetini yapmayınız. İçinizden her hangi biri ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı! İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun." (Hucurât, 49/12)

buyurularak gıybet etme ölü eti yemeye benzetilmiştir.

Gıybet, bir sevgisizlik ve saygısızlık ifadesidir; isteyerek veya istemeyerek müslümanların toplum içindeki saygınlığını ortadan kaldırmaya, onurunu lekelemeye yol açan sosyal bir suç olması yanında, gıybet eden kişinin, ahlâkî seviyesinin düşüklüğünü, insanların kusurunu yüzlerine söyleme cesareti taşımadığını, yani korkaklığını gösteren bir tutumdur.

Bu sebeple bütün İslâm ahlâkçıları, gıybeti bir hastalık kabul etmişlerdir. (Gazzali, İhya, 3/127-130)

Buna göre, gıybet gibi gıybeti dinlemek de haramdır; gıybet edeni susturmak ve bu suretle bir Müslümanın onurunu korumak ahlâkî bir görevdir.

Gıybete engel olmazsak, bizimle konuşurken gıybet yapanla suç ortağı oluruz. Çünkü gıybetin devam edebilmesi, bizim en azından dinliyor görüntüsü verebilmemize bağlıdır. Başkalarının gıybetine bilinçli kulak misafiri olan da gıybetin suç ortağıdır.

- İlk yapmamız gereken,

“Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.” (Camiu’s-Sağîr, no: 8489)

hadis-i şerifini hatırlamak olmalıdır.

Bu hadis, sadece bizimle konuşanın yaptığı gıybeti değil; çevremizde, radyoda veya televizyonda yapılırken dinlediğimiz gıybetleri de kapsamaktadır.

- Yanımızda gıybet yapılırken, kendimizi gıybeti yapılan kişinin yerine koymalı, bizden gıyabımızda bu şekilde söz edildiğinde rahatsız olup olmayacağımızı sormalıyız. Onuru zedelenen kişinin üzülmesi gerekiyorsa üzülmeli, hakkını savunması gerekiyorsa savunmalıyız.

- Kalbimizde derin bir rahatsızlık oluşmalı, gıybeti dinlemeye tahammül edemez hâle gelmeliyiz. Gıybeti yapılan kişi kişisel dostumuzsa, mutlaka sözel olarak müdahale etmeli, onurunu savunmalı ve gıybeti suçlamalıyız.

- Susturmanın bize zararı büyük olacaksa, “rahatsızlığımızı hissettirerek” oradan hemen uzaklaşmalıyız. Radyo veya televizyonda yapılıyorsa, hemen kapatmalıyız.

- Bunları yapamıyorsak, dinlememeye çalışmalıyız. Dahası, gıybeti dinlediğimiz için Allah’tan af dilemeli, gıybeti yapılan kişiye dua etmeli ve duyduklarımızın etkisinde kalarak suizan etmemeye özen göstermeliyiz.

Diğer taraftan;

-  Yapılan gıybet ve dedikoduları kabul etmemek,

- Hakkında konuşulan kişinin söylendiği şekilde olduğu zannına kapılmamak,

- Söylenilen sözleri araştırmamak,

- Gıybet eden kişiye nasihat etmek,

- Gıybet eden kişinin bu özelliğini başkalarına aktarmamak da her Müslüman'da bulunması gereken ahlaki özelliklerdendir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun