Mutezile mezhebi kaderi inkar ettikleri halde, neden kendilerine "kafir" denilmemektedir?
- Ehl-i sünnet itikadına göre kadere iman etmek imanın altı şartından biridir; yani kadere iman etmek farzdır ama; Mu'tzile mezhebi kaderi inkar ediyor ve kader diye bir şeyin olmadığını söylüyor. Böylelikle imanın altı şartından birine inanmamış oluyor.
- Böyle olmasına rağmen Mu'tzeile Ehl-i sünnet itikadına göre ehli bid'at fırkaları arasında sayılmakla birlikte, küfre düşmeyen bir bid'at mezhebi kabul ediliyor. Yani Müslüman sayılıyor.
- Peki kaderi inkar etmek bir mezhebi dinden çıkarmaz mı?
Değerli kardeşimiz,
Mutezile mezhebi mensupları Müslüman olduklarını ifade etmektedirler. Ayrıca onlar kader ve diğer hususlardaki ayetleri inkar etmiyorlar. Fakat Ehl-i sünnet çizgisi dışında bir yorum getirmektedirler. Bu bakımdan bu düşünceyi savunan insanlar tekfir edilmemiş, ehl-i bid'a olarak nitelenmiştir.
Ehl-i Sünnet yahut ehl-i bid'atten olup kıbleye yönelerek namaz kılan bütün Müslümanlara ehl-i kıble denilir. Ehl-i bid'at mezheplerinden bazısının diğer Müslümanları tekfir etmesine rağmen, Ehl-i sünnet'e göre kim olursa olsun ehl-i kıbleden hiç kimse tekfir edilmez; onların arkasında namaz kılmamazlık edilmez; büyük günâh da işleseler onların cenaze namazı kılınır ve hayır dua edilir. (İbn Mâce, Cenâiz, 31; Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ, II, 32).
Kerrâmiye'de ehl-i kıble tâbiri ile kelime-i şehâdet getiren herkes kastedilir. Ehl-i sünnet uleması ehl-i kıbleyi, "Kâbe'ye yönelerek namaz kılmanın farziyetini kabul edenler." diye târif etmiştir. Ali el-Kâfi (1014/1606) bunun için daha geniş bir tanım yaparak şöyle der: "Ehl-i kıble zarûrât-ı diniye üzerinde ittifak eden kimselerdir." (Ali el-Karı, Şerhu'l-Fıkhı'l Ekber, 139).
Ehl-i kıbleyi, Ehl-i sünnet ve ehl-i bid'at şeklinde ikiye ayıran âlimler Mutezile, Şia, Kerrâmiye, Mücessime, Müşebbihe, Mürcie gibi bid'at mezheplerini de ehli kıbleden saymışlar; fakat açıkça İslâm'ın temel nasslarını değiştiren, bozan, reddeden Batınîlik, Gulât-ı Şia, Hâriciye, Cehmiye, Bahâiye, Kadıyânilik, Ahmedîlik, Nusayrilik, Dürzilik gibi fırka ve mezhepleri ehl-i dalâletten saymışlardır. Çünkü bunlar arasında meselâ Hâricî Ezârika mezhebi gibi Müslümanın kanını, malını, canını helâl sayarak birçok Müslümanı katletmiş olanlar bulunmaktadır. İslâm'da tekfiri, ayrılığı, bölük bölük fırkalara ayrılmayı, cedeli, te'vili, inanç esaslarının tartışılmasını ehl-i bid'at mezhepleri ortaya atmışlardır. Bunların içinde de dalâlet ehli olanlar, hevâlarına uyanlar İslâm için en tehlikeli olanlardır.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Mutezile mezhebine göre büyük günah işleyen kafir olur. (Haricilerin kurduğu mezhep) Bu kişiler bu hükme hangi ayet veya hadislerden varmıştır?
- Ehl-i sünnet itikadını açıklar mısınız?
- Peygamber Efendimiz Ehl-i Sünnet dışı fırkalara şefaat edecek mi?
- Ehl-i kıble zarurat-ı diniye üzerinde ittifak etmiş mi?
- Kader ve kaza nedir? Büyük günah işleyen cehennemlik midir?
- EHL-İ KIBLE
- EHL-İ SÜNNET VE`L-CEMAAT KİMDİR EHL-İ SÜNNET VE`L- CEMAAT OLMAYAN BİR KİMSE MÜSLÜMAN SAYILIR MI?
- Ehli sünnet itikadı kaç maddeden oluşur. İtikad düzeyindeki Eşairi ve Maturidi mezheplerinin birbirlerinden farkı nedir?
- Şirk dışındaki büyük günah işleyen kişi neden dinden çıkmıyor?
- Hangi İslam doğru? Gerçek İslam hangisi?