Nisa Suresi, 159. Ayette "ehlikitap iman edecek" derken kastedilen mana nedir?

Tarih: 15.05.2009 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Nisa Suresi, 157 – 159. Ayetler:

157. Bir de "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demeleridir. Oysa onu ne öldürdüler, ne de astılar. Fakat öldürdükleri kimse, onlara İsa gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, ondan yana tam bir kuşku içindedirler. O hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesinlikle öldürmediler.

158. Fakat Allah onu kendisine yükseltmiştir. Allah, aziz (daima üstün)dir, hikmet sahibidir.

159. Kitap ehlinden hiçbir kimse yoktur ki, ölmeden önce ona (İsa'ya) iman etmiş olmasın. Kıyamet gününde o, onlara şahitlik edecektir.

İlgili Ayetin Açıklaması:

159. Kitap ehlinden gerek Yahudi ve gerek Hristiyan hiçbiri yoktur ki, ölümünden önce İsa'ya iman edecek olmasın, her halde edecektir, etmek mecburiyetindedir. Çünkü ölüm zamanında imanın faydası olmayacak ve kıyamet gününde İsa onların aleyhlerine şahit olacaktır. Tefsircilerden çoğunun açıkladığına göre "hû" gizli zamiri İsa'ya, "kable mevtihi" deki zamir de iman edecek olan kitap ehline racidir ve İbnü Abbas'dan da böyle nakledilmiştir. Yani İsa ölmeden önce demek değil, kitap ehlinden her biri ölmezden önce demektir. Fakat her halde iman edecek olunca, İsa niçin aleyhlerinde şahit olacak, denilirse, buna karşı (Nisa, 4/18) âyetinde bildirildiği üzere yeis imanı kabul edilmeyeceğinden dolayı bu imanlarının kendilerine faydası olamayacağı söylenmiştir.

Fakat âyette "ölüm zamanı" buyurulmayıp "ölümden önce" buyurulduğuna nazaran bu cevap âyetin zahirine pek de uygun değildir. Şu halde âyetin meâli, ölümünden önce Yahudiler İsa'yı yalanlamaktan, Hristiyanlar tanrılık isnadından tevbe ederek her halde İsa'ya iman etmek zorundadırlar, yani iman ile borçludurlar. Ölüm gelmeden, tevbe kapısı kapanmadan, zorunlu hale düşmeden önce tevbe edip imana gelmelidirler.

Yoksa o zaman imanın da faydası olmayacak, İsa kıyamet gününde aleyhlerinde şahit olacak, Yahudiler aleyhinde: "Ey Rabbim bunlar beni yalanladılar" diye; Hristiyanlar aleyhinde de: "Ey Rabbbim, bunlar bana ilâh ve Allah'ın oğlu" dediler, diye küfürlerine şahitlik edecektir.

Demek olur ki, bunda hem İsa'nın yükseltilmesi, hem ilâhî izzeti açıklama vardır. Demek ki Fransız filozoflarından Ernest Renan'ın tarihi inceleme davası altında Hz. İsa'yı, nebilik ve resulluk iddia etmemiş, ancak halk hem Roma hükümetine, hem de Yahudi başkanlarına olmak üzere iki vergi altında ezilmekte olduklarından dolayı, Roma hükümetinin tanınıp, Yahudi reislerine vergi verilmemesi hakkında ahaliyi kışkırtma ve tahriklerde bulunmuş olduğundan dolayı Yahudiler tarafından öldürülmüş normal bir şahıs olarak tasvir etmesi, Hristiyanlıktan kaçmak için Yahudilerin Hz. İsa'yı yalanlama ve öldürme davasına katılmaktan başka bir şey değildir. (bk. Elmalılı Tefsiri)

«Kitap Ehli'nden hiç kimse yok ki, ölmeden önce Ona imân edecek olmasın..»

Bu âyet üzerinde birçok yorumlar yapılmıştır. Müfessirlerin çoğu, «Yahudi ve Hıristiyanlar olmak üzere ölen her kişi ölümü anında İsâ Peygamberin hak peygamber olduğuna inanır, ama ölüm ânı umutsuzluk ânıdır; bu bakımdan imân, umutsuzluk halinde makbul sayılmamıştır.» diyerek "Mevtihi" deki zamirin ehli kitaptan her birine râci' olduğunu belirtmişlerdir.

Müfessirlerden bir kısmı da, «Kıyamete yakın bir zamanda İsâ (A.S.) inince hakikat bütün açıklığıyla anlaşılacak ve o devreye rastlayan Kitap Ehlinden hemen herkes İsa’nın (A.S.) hak peygamber olduğuna ister-istemez inanacaktır. İstemeyerek inananların imânı makbul tutulmayacak ve İsâ (A.S.) kıyamet günü onun aleyhine şehadette bulunacaktır.»

Bu ikinci yorum daha isabetlidir. Resûlullah (A.S.) Efendimizden bu hususta nakledilen kırkın üstündeki sahih hadîsler de bizi bu sonuca doğru götürmektedir. Allah daha iyisini bilir. (Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri, Anadolu Yayınları: 3/1548-1549.)

Ehl-i Kitaptan hiç kimse yoktur ki ölümünden önce ona inanmayacak olsun. Ölümünden önce ehl-i kitaptan olan herkes mutlaka Hz. Îsâ’ya iman edecektir. Anlayabildiğimiz kadarıyla bunun bir kaç mânâsı vardır:

1. Hayatı boyunca Îsâ (a.s) hakkında kötü bir inanç besleyen, onun dinine, onun yoluna ihanet eden, onu bir peygamber ve insan olarak değil de Allah, ya da Allah’ın oğlu bilen tüm ehl-i kitap ölüm anında gerçeklerle yüz yüze gelip mutlaka Ona iman edecektir. Ama son andaki bu imanın onlara hiçbir faydası olmayacaktır.

2. Ya da bunun bir başka mânâsı, Îsâ’nın (a.s) ölümünden önce ehl-i kitabın tamamı ya da ehl-i kitaptan kimileri ona iman edecektir. Bu kıyamete yakın Hz. Îsâ’nın (a.s) tekrar yeryüzüne gelmesi döneminde yaşayan ehl-i kitap için söz konusudur. Kıyamet öncesi yeryüzüne indirilen Hz. Îsâ (a.s)’ın haçı kırması ve domuzu öldürmesiyle (1) o anda hayatta olan Yahudi ve Hıristiyanlar eyvah! Meğer bizler şu anda Îsâ’nın (a.s) dinini yaşıyoruz diye kendi hevâ ve heveslerimizi yaşıyormuşuz diyerek sapıklıklarından vazgeçecekler, Îsâ’nın (a.s) getirdiği dinin Muhammed (a.s) nın getirdiği İslâm diniyle aynı olduğunu anlayacaklar, Hz. Îsâ (a.s)’ın Müslüman olduğunu anlayacaklar, kabul edecekler ve kendileri de Îsâ (a.s)’ın vefat edip kıyamet kopmadan önce ona ve dinine iman edip Müslüman olacaklar.

Ve kıyamet günü de Hz. Îsâ (a.s) da onlar aleyhine şehâdette bulunacak. Daha önce Yahudilik ve Hıristiyanlık iddiasıyla kendi yolundan çıkan, kendi dinini terk eden ve sapıklık içinde bir hayat yaşayanlar aleyhine Îsâ (a.s) şahitlik edecek. Ya bir ömür boyu iman etmedikleri halde ölümleri anında gerçeği anlayıp iman etmeye kalkan ehl-i kitabın aleyhinde şahitlik yapacak. Ey kâfirler sizin bu son deminizdeki imanlarınızın sizin lehinizde hiçbir faydası olmayacak diyerek aleyhlerine şehâdette bulunacak. Yahut da kendilerini yalanlayıp öldürmeye teşebbüslerinden ötürü Yahudiler aleyhinde, kendisini ilâhlaştırmalarından, Allah yerine, Allah’ın oğlu makamına oturtmalarından ötürü de Hıristiyanların aleyhinde şahitlikte bulunacak. Veya kıyamete yakın günlerde kendisine iman edenlerin lehlerinde ve o güne kadar inanmayan, o günden sonra da inanmayanların aleyhlerinde şehâdette bulunacak. (bk. Besairu’l Kuran)

(1) İlgili Hadîs: «Canımı kudret elinde tutan Allah'a and olsun ki, çok sürmez Meryem oğlu size âdil bir hakem olarak iner; haçı kırar, domuzu öldürür, cizyeyi kaldırır; mal ve serveti taşırırcasına feyizlendirir, o kadar ki, onu kabul eden bir kimse bulunmaz ve (o devirde) Allah'a secde etmek, hem dünyadan hem de dünyadaki her şeyden hayırlı olur.» (Buharî, Büyû': 102, Mezalim: 31, Enbiya: 49; Müslim, İman: 243; Ebû Dâvud, Melâhim: 14; Tirmizî, Fiten: 54; İbn Mâce, Fiten: 33; Ahmed, 2/240, 272, 290, 394, 406, 411, 437, 494, 538)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun