Namazda ve secde anında duanın ölçüsü nedir?

Tarih: 17.01.2007 - 01:02 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Resulullah (sav) Efendimiz buyuruyor ki:
"Kulun Allah'a (manen) en yakın olduğu hal, secdede bulunduğu halidir. Secde (esnasında) Allah'a çok dua edin."(Müslim)
- Secdede dua nasıl yapılır?
- Secde de namazın içindedir, namazda konuşmak namazı bozar, içinden mi fısıldıyacaksın?-
- Namazda ve secde anında duanın ölçüsü nedir, nasıl yapılır; istediğimiz gibi dua edebiliri miyiz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Farz Namazlarda Duanın Ölçüsü:

- Namazın teşehhüdünde “Et tahiyyatu, Allahümme salli, Allahümme barik, Rabbena Atina ve Rabbenağ firli” dualarının dışında başka dualar okunabilir mi?

Dualarda efdal olanları bunlardır. Bu bakımdan halkın sözlerine benzer tarzda dua yapmak veya halktan istenilmesi her zaman için mümkün olan şeyleri arzulayarak, bazı sözlerle duada bulunmak uygun değildir. Buna bir örnek verelim:

«Allah'ım! Beni falan kızla evlendir!..», «Benim tarla ve bahçeme su indir!..» gibi. İşte bu tür sözlerle duâ etmek doğru değildir. Hatta caiz olmadığını söyleyenler var ki sahih olan da budur. (El-Ayni Şerh-i Hidâye - Fetavâ-yi Hindiyye.)

Duada bu ölçüyü dikkate alanlara göre, «Allah'ım! Bana çok mal ver!..» derse, namazı bozulur. «Allah'ım! Bana ilim ve hac nasîb eyle.» derse, namazı bozulmaz. Çünkü birincisi halk sözlerinden birdir.

Bunun için sünnete uygun duaları ezberleyip okumak daha uygundur; dilin başka bir söze kaymasını önler. (El-Velvaliciyye / Abdürreşid – Tatarhaniyye.)

Ancak bu konuda genel kaideyi unutmamak gerekir:

Teşehhüde oturduktan sonra, yani «Et-Tahiyyat’ı» okuduktan veya onu okuyacak miktar oturduktan sonra halkın sözüne benzer anlam ve ölçüde yapılan dualar namazı bozmaz, ancak kişi böyle yapmakla namazdan çıkmış olur. Son farz olan Teşehhüd Miktarı oturmak gerçekleştiği için namazın bozulması söz konusu değildir. Bu miktar oturmadan belirtilen anlam ve ölçüde duâ yapacak olursa, o takdirde namazı bozulmuş sayılır. (Et-Tebyin / Zeylaî - Fetava-yi Hindiyye.)

Rivayet yoluyla sabit olan dualardan biri de Ebu Bekir Sıddîk (ra)'den nakledilenidir:

Resûlullah (asm) Efendimiz, namazda okumam için bana şu duayı öğretti:

«Allahümme, innî zalemtu nefsî zulmen kesîren ve innehu lâ yağfîru'z-zünube illâ ente, fağfir lî mağfireten min indike verhamnî inneke ente'l-ğafuru'r-rahîm.»

Türkçe anlamı:

«Allah'ım! Ben kendime çok haksızlık ettim. Doğrusu günahları ancak sen bağışlarsın; beni bağışla, kendi katından bir bağışlamayla beni mağfiretine erdir. Bana merhamet et. Çünkü ancak sen hem Ğafur'sun, hem Rahîm'sin.»

Büyük sahabi İbn Mes'ud (ra) de daha çok şu duayı tavsiye etmiştir:

«Allahümme innî eselüke mine'l-hayrî küllihî, ma alimtü minhu vema lâ a'lemu ve euzu bike mine'ş-şerrî küllihî ma alimtu mînhu vema lâ a'lemu. »

Türkçe anlamı:

«Allah'ım! Bildiğim, bilmediğim bütün hayırları senden dilerim. Bildiğim ve bilmediğim bütün şer ve kötülüklerden sana sığınırım.»

Et-Tahiyyat ve bazı dualardan sonra şu duayı da yapmak müstehabdır:

«Rabbî'c'alnî mukîme's-salâtî ve mîn zürriyyetî rabbenâ ve tekabbel duaî; rabbanâ, iğfir lî veli valideyye ve lil mü'minîne yevme yekumu'l-hisab.»

Türkçe anlamı:

«Rabbimiz! Beni de soyumu da namaz kılanlardan eyle. Rabbimiz! Duamızı kabul buyur. Rabbimiz! Beni, anamı-babamı ve bütün mü'minleri, insanların hesaba kalkacakları gün bağışla.»

(Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: I/263-265.)

İlave bilgi için tıklayınız:

Secde anında duanın ölçüsü nedir?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Kategori:
Okunma sayısı : 50.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun