Münker ve Nekir melekleri hadiste geçiyor mu?

Tarih: 01.08.2016 - 10:09 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Münker Nekir meleği hadisi bir tek Tirmizi'de vardır, Tirmizi'de bu hadisin garip olduğunu söylemiştir?
- Münker ve Nekir isimleri kötü isimler değil mi nasıl meleklere böyle isim verilebilir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Münker ve Nekir, ölümden sonra insanları sorguya çekeceği belirtilen iki melektir.

İki meleğin ölen insanları sorguya çekeceğine dair açık bilgiler hadislerde mevcuttur. Ölü kabre konulduğunda cenazeye iştirak edenler henüz ayrılmayıp ayak seslerini işittiği bir sırada iki melek gelerek ona, “Muhammed hakkında ne diyorsun?” diye sorarlar. Müminin, Muhammed’in Allah’ın kulu ve elçisi olduğu yolunda cevap vermesi üzerine melekler, bu şehadetinden ötürü cehennemdeki yerinin cennetteki bir yerle değiştirildiğinin müjdesini verirler.

Münker ve Nekir, münafık ve kâfire, “Muhammed hakkında ne diyordun?” diye sorunca onlar şu anlamda bir cevap verirler: “Bilmiyorum, başkalarının dediğini diyordum.” Bunlar için azap uygulaması başlatılır. Kâfir ve münafıkların feryadını insan ve cinlerin dışındaki canlılar duyar. (Müsned, III, 3-4; Buharî, Cenaiz, 87; Müslim, Cennet, 17)

Bazı rivayetlere göre de meleklerin soruları, “Neye tapıyordun, rabbin ve peygamberin kimdir, dinin ve amelin nedir?” şeklinde olacaktır. (Müsned, IV, 287-288, 295-296; Ebû Dâvûd, Sünnet, 27)

Ölen insanları sorgulayacak meleklerden birine Münker, diğerine Nekir denildiği Hz. Peygamber (asm)’e atfedilen bazı rivayetlerde belirtilir:

Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (asm) şöyle buyurdu:

“Sizden biriniz veya ölü kabre konulunca simsiyah mavi gözlü iki melek ona gelir onlardan birine Münker diğerine Nekîr denilir. O iki melek şöyle derler: 'Bu Muhammed denilen adam hakkında ne dersin?' O kimse ise ölmeden önce söylediğini aynen tekrar ederek: 'O Allah’ın kulu ve Rasûlüdür. Ben şehâdet ederim ki Allah’tan başka gerçek ilah yoktur. Muhammed’de onun kulu ve elçisidir.' O iki melek derler ki: 'Senin böyle söyleyeceğini biliyorduk.' Sonra o kabir yetmiş arşın kadar genişletilir ve aydınlık hale getirilir ve 'Rahatça yat uyu burada.' denilir. O kimse 'Bu durumu benim aileme dönüp haber verebilir miyim?' deyince o iki melek; 'Gelin güvey gibi rahatça uyu, gelin güveyi olan kimseyi ailesinden en çok sevdiği kimse uyandırır.' derler. O kişi o kabirde mahşer için diriltilinceye kadar rahat rahat uyur.é

"O kabre konulan kimse münafık ise Muhammed (s.a.v.) hakkında sorulan soruya; 'İnsanların peygamber dediklerini duydum bende aynen öyle söyledim, gerçek midir, değil midir bilemiyorum.' diyecek. Bunun üzerine o iki melek; 'Senin böyle söyleyeceğini biliyorduk.' derler. O kabre, 'Sıkıştır onu!..' denilir, kabirde onu sıkıştırır da kaburga kemikleri yerlerinden oynar. Allah onu böylece mahşer günü uyandırıncaya kadar azab etmeye devam eder.” (Tirmizi, Cenaiz, 70)

Tirmîzî: “Ebû Hüreyre hadisi hasen garibtir.” demiştir. (Tirmizi, a.y.) Buna göre ilgili hadis zayıf değildir.

İslâm akaidinin tedvin edilmesinden itibaren sorgu meleklerinin varlığı, adları ve görevleri konusunda iki farklı görüş ileri sürülmüştür.

Bunlardan birincisine göre:

Berzah alemindeki sorgulamaya inanmak gerekir; zira bu husus sahih hadislerle sabit olduğu gibi aklen de mümkündür.

Aslında herhangi bir vasıta olmadan da insanın bazı sorulara muhatap olduğunun bilincini taşıması imkân dahilinde bulunan bir şeydir. Bunun için gerekli olan hayattır, bu da ölümle birlikte yok olmayan ruh sorulara cevap verebilir.

Hayatta bulunan insanların kabirdeki sorgu olayını duymamaları tabiidir. Nitekim Cebrail’in sesini peygamberlerin dışındaki insanlar algılayamamıştır. Rüya görenin işittiği sesleri yanındaki uyanık kimselerin işitmemesi de böyledir. (Gazzâlî, el-İktisad, s. 105-106)

Sorgu meleklerine Münker ve Nekir adının verilmesi, kâfirlerle münafıklara karşı şiddetli davranıp kalplerine korku salan bir görüntüye sahip olmalarından ötürüdür.

Ehl-i sünnetin görüşü böyledir. (bk. Nesefî, Tebśıratü’l-edille, II, 763; Teftâzânî, II, Şerĥu’l-Maķāśıd,, 220-222)

İkinci telakkiye göre:

Ölen insanların iki melek tarafından sorguya çekilmesi imkânsızdır. Her şeyden önce meleklerin kötülük yapması anlamına gelebilecek adlarla anılması doğru değildir. Ayrıca ölen insana hitap ederek ona ses işittirmek ve ondan cevap almak da gözlem ve tecrübelere aykırıdır. Zira ölüden ne bir ses çıkabilir ne de ölü nimet veya azap içinde bulunabilir.

Cehmiyye mensupları, Dırâr b. Amr ve onların izinden giden az sayıdaki bazı alimler bu görüşü benimsemiştir. (Kādî Abdülcebbâr, Şerĥu’l-Uśûli’l-Hamse, s. 733; Abdülkāhir el-Bağdâdî, Uśûlü’d-dîn, s. 245; Gazzâlî, s. 105-106)

Ancak bu yöndeki yorumlar isabetli görülmemiş, dayanılan rivayetler de sahih bulunmamıştır.

Münker ve Nekir’in gayb alemine ilişkin varlıklar olduğu, bunlara yüklenen görevin de aynı alemle ilgili bulunduğu dikkate alınarak birinci görüşü savunanların yönünde bu tür konularda vahyin geçerli kabul edilmesi gerekir. Gayb âleminde gerçekleşen hususlar hakkında dünya hayatının sınırlı kavram ve kriterleriyle hüküm vermenin isabetli olmayacağı gerçeği göz ardı edilmemelidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun