Meslek seçimi kader mi?
Meslek seçimi kader midir? Çok istediğim bir meslek vardı ama o dönem üniversitede onu seçmek yerine başka bir bölüm yazdım. Sonradan çok pişman oldum ama insanlar bunun kader ve nasip olduğunu söylüyor? Yani şu anki mesleğimi yapmam benim nasibim miydi? Öbür yolu hiçbir türlü seçemez miydim?
Değerli kardeşimiz,
Meslek seçimi kader mi?
Evet, meslek seçimi de kaderle ilgilidir; ancak kader “insanın mecbur bırakılması” demek değildir. Bu noktayı doğru anlamak gerekir.
İslâm’a göre bir işte iki irade birlikte bulunur:
İnsanın cüz’î iradesi (tercihi):
Kişi hangi bölümü yazacağına, hangi yolu seçeceğine kendi aklı ve isteğiyle karar verir. Meslek tercihi bu yönüyle tamamen insanın sorumluluğundadır.
Allah’ın küllî iradesi (yaratması):
İnsan tercih eder; Allah o tercihin sonucunu yaratır. Okula yerleşmek, imkânların oluşması, sürecin tamamlanması Allah’ın yaratmasıyla olur.
Kader, Allah’ın önceden bilmesidir; zorlaması değildir. Bu sebeple İslâm âlimleri: “İlim malûma tâbidir.” demiştir. Yani Allah, kulun neyi seçeceğini bildiği için öyle yazmıştır; kul yazıldığı için öyle seçmemiştir.
Bu açıdan sen o dönemde başka bir bölümü kendi tercihinle yazdın. Allah da bu tercihini yarattı ve gerçekleşti.
Bugünkü mesleğin, seçiminin yaratılmış sonucudur; “mecbur bırakıldığın bir yol” değildir.
Şunu da bilmek gerekir:
Bir yolun seçilmiş olması, diğer yolun imkânsız olduğu anlamına gelmez. İnsan başka türlü de tercih edebilirdi. Kader, “tek seçenek vardı” demek değildir; seçilen yolun Allah’ın ilminde biliniyor olmasıdır.
Sonuç olarak:
Meslek seçimi kaderle ilgilidir ama sorumluluk insana aittir.
“Nasipmiş” sözü, pişmanlığı kaderi suçlamak için değil, sonucu kabullenip yeniden yön çizmek için söylenmelidir.
Geçmiş tercih kaderdir; gelecek ise hâlâ insanın iradesine açıktır.
Bu vesileyle kaderle ilgili birkaç konuya kısaca cevap verelim:
1) Kader nedir?
Kader, Allah’ın ezelî ilmiyle olmuş ve olacak her şeyi bilmesi ve takdir etmesidir.
Kader bir ilimdir, cebir (zorlama) değildir.
“İlim malûma tâbidir.” Yani Allah, kul neyi seçecekse onu bildiği için öyle yazar; kul, yazıldığı için öyle yapmaz.
2) İnsan hür mü, mecbur mu?
İnsan ne tamamen mecbur ne de tamamen serbesttir.
Tercih (irade) insana aittir, cüz’î irade.
Yaratma Allah’a aittir, küllî irade.
İnsan seçer, Allah yaratır.
3) Günah ve sevap kime aittir?
Günah: İnsanın yanlış tercihiyle olur, sorumluluk insandadır.
Sevap: Allah’ın lütfuyla olur, insan kendine pay çıkaramaz.
Günah nefisten, hayır Allah’tandır.
4) Kader zulüm mü?
Hayır. Çünkü;
Kader, insanın tercihine göre tecelli eder.
Allah kimseyi günaha zorlamaz.
İnsan istemediği bir fiilden sorumlu tutulmaz.
Kader, adaletle işler; zulüm, nefsin suistimalidir.
5) Neden başıma geldi?
Günah ve hata varsa: “Ben nerede yanlış yaptım?” denir.
Musibet varsa: Sabır ve hikmet aranır.
Musibetler günaha kefaret, uyarı, terakki vesilesi olabilir.
6) Kader tembellik sebebi olur mu?
Hayır. Kader, sonuçtan sonra hatırlanır; tercih anında insan iradesiyle hareket eder. Kader günahlarda ve gelecekle ilgili konularda kullanılamaz.
“Kaderimi bekleyeyim” demek, kaderi yanlış anlamaktır.
7) Kader ile tevekkül farkı
Tevekkül: Sebepleri aldıktan sonra Allah’a güvenmektir.
Tembellik: Sebepleri terk edip kaderi bahane etmektir.
8) Özet cümlelerle Kader
- İnsan seçmekte serbest, yaratmakta acizdir.
- Kader mazeret değil, hikmettir.
- Günah kaderle savunulmaz.
- Musibet kaderle karşılanır.
- Kader, imanı kuvvetlendirir; sorumluluğu kaldırmaz.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Aldatılmak kader mi?
- Kadere imanın Kur'an'da olmadığı, hadislere sonradan karıştırıldığı, iddiasında olanlar var. Kadere imanın kaynağı nedir?
- Kadere rıza ile kazaya rıza aynı anlama mı gelmektedir?
- "Kader utansın, kahrolsun kader" gibi ifadeleri kullanmak doğru mudur?
- Kader utansın, kahrolsun kader, gibi ifadeleri kullanmak doğru mudur?
- İnsan kendi kaderini kendi mi belirler, yoksa Allah tarafından mı belirlenir?
- Kaderle ilgili soru sormak yasaklanmış mıdır?
- Kader, Kaza ve Cüz-i irade nedir? [Kadere İman]
- Kötülükler de Allah’ın izniyle mi olur?
- İlm-i İlahi değişir mi?