Mendup olan bir ibadeti, toplumda tamamen terk etmek haram mı?

Tarih: 11.06.2020 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

Bir yazıda şöyle deniyor: "Şatıbi'ye göre, daha genel bir yaklaşımla ele alındığında mendûbun, vâcibe hizmet ettiği görülür. Zira vâcibin cinsinden olup olmaması arasında fark olmaksızın ya vacibin bir mukaddimesi ya da onun bir hatırlatıcısı mahiyetindedir. Farzlarıyla birlikte namazların nafileleri ve farzlarıyla birlikte olmak üzere oruç, zekât ve haccın sünnet ve müstehapları vacibin cinsinden olan mendûp için birer örnektir. Namaz için vücudun, elbisenin ve namaz kılınacak yerin temizlenmesi, misvak kullanılması, güzel elbiselerin giyilmesi ve benzeri mendûplar; oruçlunun iftarda acele etmesi, sahuru geciktirmesi, lüzumsuz lakırdılardan dilini tutması ve benzeri mendûplar vâcib cinsinden olmayan mendûp için verilebilecek örneklerdir. Dolayısıyla mendûp küll olarak hüküm bakımından vacib kısmına katılacaktır. Bir şeyin bu esastan dışarı çıkarak hem cüz hem de küll olarak mendûp hükmüne sahip olması çok nadir bir durumdur. Buna göre bir fiil yalnız olarak / cüz olarak mendûp ise, külli olarak ele alındığında vacip hükmünü alır. "Sorum şu: Anladığım kadarıyla Şatibiye göre müekked sünnetin toplum tarafından terki haramdır. Peki sünnet-i gayri müekkede kısmına giren bazı mendupların toplum tarafından terk edilmesi de aynı şekilde Şatibi'ye göre haram mıdır? Mesela ikindi namazının 4 rekatlık sünneti ile kuşluk namazının toplum tarafından terk edilmesi, Şatibi'ye göre haram mı mesela? Ayrıca külli olarak terk ne demektir? Bu ifadeden yeryüzündeki bütün Müslümanların terk etmesi mi anlaşılır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Fıkıh usulü terimi olarak mendup; şeran yapılması kesin ve bağlayıcı olmaksızın istenen ve terkedilmesi dinî açıdan kınanmayan işleri ifade eder.

Menduplar, vacipler için hazırlayıcı ve hatırlatıcı bir role sahiptirler.

Şatıbi’ye göre, münferit olarak ele alındığında mendup bir fiilin bütünü itibariyle vacip hükmünü alabilir, zira dinî sembol (şeâirü’d-dîn) niteliğindeki mendup hükümlerin mükellef veya toplum tarafından tamamıyla terkedilmesinin dinin fert ve toplum hayatındaki konumunu olumsuz etkiler. (Şatıbî, el-Muvâfaḳāt, 1/132-133, 151)

Buna göre dinî sembol (şeâirü’d-dîn) niteliğinde olmayan mendup amellerin terk edilmesinin haramlığı söz konusu değildir.

Hanefîlere göre vâcib, itikaden değil ama amelen farz gibidir. Vacibin inkârı dinden çıkarmaz, ama terki farzı terk etmek gibidir.

Müekked sünnetlere Peygamberimiz (asm) devam etmiştir, bunların terki sünnetin terki demektir; buna haram, günah denemez. Sünnetin feyiz ve bereketinden mahrumiyete sebep olur.

Müekked olmayan sünnetler ise ifa edilirse sevap kazanılır, terk edilirse günah olmaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun