Kur'an üzerine yalan yere yemin edilirse bunun kefareti ne olur? Bu günahı nasıl affettirebiliriz?..

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Yalan yere konuşmak ve yemin etmek büyük günahlardan sayılmıştır. Hz. Ebu Bekir (ra)'dan rivayet edilen bir hadisi şerifte Resulullah (asm) şöyle buyurmuştur:

“Size büyük günahların en büyüğünü haber vereyim mi?" demiş ve şöyle buyurmuştur: (Bu sözünü üç kere tekrarladı.): Allah’a ortak koşmak, ana-babaya asi olmak. Haberiniz olsun, yalancı şahitlik ve yalan söz.” (Buhari)

Yalan yere yemin etmek büyük günahlardan sayılmıştır. Yalan yere konuşmanın ve yemin etmenin kefareti alimlerin çoğuna göre "Nasuh tövbesi" etmektir.

Yalan yere yemin edene ceza uygulanması için, bir masumun hakkının gasb edilmesi veya ona iftira edilmesi veya bir suçsuzun haksız yere cezalandırılmasına sebeb olunması gerekir.

Mesela yalan yere zina iftirasında bulunan kimseye şeriat üç çeşit cezanın peş peşe verilmesini emretmiştir. Bunlar:

1. Seksen tane kırbaç vurulur.
2. Şahitliği ömür boyu reddedilir.
3. Fasık olduğuna hükmedilir.

Yalan yere şahitlik edenin yalan söylediği ortaya çıkarsa, ona tazir cezası uygulanır. İmam Ebu Hanife'ye göre bu caza ise, onu kendi çarşısındaki veya mahallesindeki camiye götürüp halka “Bu yalancı şahittir, ondan sakının.” demekle olur.(Halebi s. 248; Kasani, VI/289)

Yalancı şahit, şahitlikte bulunduğu beyanıyla, ne kadar malın zararına sebep olmuşsa, o kadarını tazmin eder.

Cezası ölüm ya da organ kesme olan davalarda yalancı şahitlere verilecek ceza, can veya organa ait diyetin ödenmesi ile ta’zir cezasının verilmesidir. Örneğin, hırsızlık davasında, sanığa el kesme cezası verildikten sonra, şahitlerin yalancı olduğu tespit edilirse, yalancı şahitlerin hem kesilen elin diyetini, hem de çalınan malın karşılığını ödemeleri gerekir. Yine, kasten adam öldürme davalarında yalancı şahitlik yapanlara, eğer sanığa kasten adam öldürme suçunun cezası olan kısas cezası verilip uygulanmışsa, sanığın diyetini ödeme cezası ile birlikte ta’zir cezası da verilir. Bunun gibi, evli bir kişinin zina yaptığına dair şahitliğe dayanarak recm cezası verilip uygulandıktan sonra, şahitlerin yalancı oldukları ortaya çıkarsa, hem zina iftirası cezası hem de ölenin diyetini tazmin etme cezası verilir.(Serahsi, XVII/22; Kasani, VI/285; Bilmen, VIII/162)

(Abdurrahman Ceziri, İslam Fıkhı, Şahidin Yükümlülükleri, Yrd. Doç. Dr. Murat Şen)

İlave bilgi için tıklayınız:

Günah işleyen kişi tövbe etmekle günahlarından kurtulabilir mi? Tövbenin sınırı var mıdır; nasuh tövbesi nedir? Tövbeyi bozmak?..

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun