Kulun Allah üzerinde ne hakkı olabilir?
- Allah'ın kullar üzerinde hakları olduğu gibi kulların da Allah üzerinde hakları olduğu yönünde bir yazı okumuştum.
- Bu konuda sahih bir hadis var mıdır?
- Varsa metnini verip açıklamasını yapar mısınız?
Değerli kardeşimiz,
Evet, bu konuda Muaz b. Cebel'in rivayet ettiği bir hadis-i şerif vardır. Metni aşağıya alıp açıklamaya çalışalım.
وعن مُعَاذِ بنِ جَبَلٍ ، رضي اللَّه عنه ، قال كُنتُ رِدْفَ النبيِّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم على حِمارٍ فقال :
« يَا مُعَاذُ هَل تَدري مَا حَقُّ اللَّه عَلى عِبَادِهِ ، ومَا حَقُّ الْعِبادِ عَلى اللَّه ؟ »
« قلت : اللَهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ . قال : « فَإِنَّ حَقَّ اللَّهِ عَلَى العِبَادِ أَن يَعْبُدُوه ، وَلا يُشْرِكُوا بِهِ شَيْئاً ، وَحقَّ العِبادِ عَلى اللَّهِ أَنْ لا يُعَدِّبَ مَنْ لا يُشِركُ بِهِ شَيْئاً ،
فقلت : يا رسولُ اللَّهِ أَفَلا أُبَشِّرُ النَّاسَ ؟ قال :
« لا تُبَشِّرْهُم فَيَتَّكِلُوا »
Ben, merkeb üzerinde Resûlullah (asm)’in terkisinde idim. Hz. Peygamber:
“Ey Muâz! Allah’ın kullar üzerinde, kulların da Allah üzerinde ne hakkı vardır, bilir misin?” buyurdu. Ben:
- Allah ve Resûlü daha iyi bilir, dedim. Bunun üzerine Resûlullah (asm):
“Allah’ın, kulları üzerindeki hakkı, onların sadece Allah’a kulluk etmeleri ve hiçbir şeyi ona ortak tutmamalarıdır. Kulların da Allah üzerindeki hakkı, kendisine hiçbir şeyi ortak tutmayan(lar)a azâb etmemesidir.” buyurdu. Ben hemen:
- Ey Allah’ın Resûlü! Bunu insanlara müjdeleyeyim mi, dedim.
“Müjdeleme, onlar buna güvenip tembellik ederler.” buyurdu. (Buhârî, Cihâd 46; Müslim İmân 48, 49).
Muâz İbni Cebel (ra) Resûlullah’ın (asm) terkisine binme ve ondan özel bazı bilgiler edinme imkân ve şerefine nâil olan sahâbîlerdendir. Bazı rivayetlerde belirtildiğine göre Ufeyr adındaki merkebin üzerinde bulunuyorlarmış. Resûlullah, terkisine aldığı sahâbîlerine yolda giderlerken bir şeyler öğretirdi. Bu kez de Hz. Muâz’a “Allah’ın, kullar; kulların da Allah üzerindeki hakkının ne olduğunu” öğretmiştir.
Kulların yalnızca Allah’a kulluk edip ona hiçbir şeyi ortak koşmamaları Allah’ın kullar üzerindeki hakkıdır. Bu, kullar üzerine vâcip ve lâzım bir haktır. Kulların böyle davranmaları halinde Allah Teâlâ’ya vâcip olmaksızın lâyık olan da onlara azâb etmemesidir. Çünkü bizim inancımıza göre hiçbir şey Allah’a vâcip değildir. Yani kimse onu bir şeye mecbur ve mahkûm edemez.
Hz. Muâz’ın (ra), bu büyük müjdeyi, halka duyurmak için istediği izni, Efendimiz (asm), “Ona güvenip kendilerine düşen görevlerini ihmal ederler” gerekçesiyle vermemekle beraber, daha sonraki bazı gelişmeler üzerine Muâz bu olayı haber vermek zorunda kalmıştır. Burada Muâz’ın, bir yasağı çiğnemesi söz konusu değildir. O zamanlar henüz Müslüman olmuş bazı kimselerin bu işi yanlış anlaması endişesi vardı. İslâm, gönüllere iyice yerleştikten sonra, bir gerçeğin gizlenmemesi, bir bilginin zayi’ olmaması için bu olay duyurulmuş ve çok da güzel olmuştur.
Burada Sevgili Peygamberimizin (asm) “Bu müjdeye güvenip görevlerini ihmal ederler” uyarısına paralel olarak, tarih içinde olduğu gibi günümüzde de bazı kendini bilmez kimselerin, “ermiş” olduklarını, şeriatı aşıp hakikata ulaştıklarını iddia ederek ibadet etmeleri gerekmediğini söylemeleri akla gelmektedir. Halbuki İslâm’ın emir ve yasakları herkes için geçerli ve gerekli olduğu gibi, kulluk yapmaktan muaf tek kişi de söz konusu değildir. İslâm dışı müslümanlık iddiaları sadece bir aldatmacadır. İbadet kaçkınları ve kulluk yılgınlarının bu tür aldatmacalarına asla kapılmamak ve itibar etmemek gerekir. Bir muâfiyet söz konusu olsaydı, herhalde bu, Hz. Peygamber (asm) için olurdu. O da olmadığına göre, bu “kendilerini ermiş sanan”, bu ibâhiyye kalıntılarına ne oluyor?
Kul için ümit, kulluk görevinin mümkün olduğunca yerine getirilmesinden sonra bir anlam ifade eder. Kulluk dışında kalarak, Allah kullarına ait ümidi paylaşmaya kalkışmak kimseye bir şey kazandırmaz.
Özetle:
- Hz. Peygamber (asm) pek mütevâzı idi. Her fırsatta ashâb ve ümmetini bilgilendirirdi.
- Şirkten uzak durup kulluk görevini yerine getiren Müslümanlara Allah azâp etmeyecektir.
- Ümit yüklü müjdelere güvenerek asıl görevimiz olan kulluğu ve güzel işleri aksatmamak gerekir.
(bk. Riyazü’s-Sâlihîn Tercüme ve Şerhi, Peygamberimizden Hayat Ölçüleri, Erkam Yay., Hadis No: 427)
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Peygamberimiz Hz. Muhammed, Hz. Muaz’a, Allah’a şirk koşmayanların cennete gireceğini müjdelemiş, bunu kimseye söylememesini istemiş. Hz. Muaz’ın daha sonra bunu söylemesini nasıl anlamalıyız?
- Allah kimleri cehenneme haram kılar?
- Muâz bin Cebel (r.a.)
- La ilahe illallah diyen cennete mi girecek?
- Din kardeşini seven sevdiğini bildirmeli mi?
- Allah’ın hakkı mı öncedir, kulun hakkı mı?
- La ilahe illallah dedikten sonra adamı öldürdün mü?
- Tebük savaşında bereket mucizesi nasıl olmuş?
- Peygamber kimdir, ne demektir, ne ile gönderilmiştir?
- Neden kendinden küçük birine hizmet ediyor?