Kudsi hadisler Allah’ın sözü mü Hz. Muhammed'in sözü mü?

Kudsi hadisler Allah’ın sözü mü Hz. Muhammed'in sözü mü?
Tarih: 29.04.2021 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

Kudsi hadisler Allah’ın sözü mü demek doğrudur Hz. Muhammed'in sözü mü demek doğrudur?
Kutsi hadislere iman etmemek dinden çıkarır mı?
Kudsi hadislerin sayısı ne kadar?
Kudsi hadisler hangi konulardan bahseder?
Kudsi hadislerin ayet ve hadis ile ortak noktası nedir?
Kudsî hadisler itikadî ve hukukî konularda delil olur mu?
Bazı kişiler hud suresi 18 ile Kutsi hadisler haşa çelişir diyorlar?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kudsi hadisler Allah’ın sözü mü demek doğrudur Hz. Muhammed in sözü mü demek doğrudur?

Kudsi hadislere Allah’ın sözü de Hz. Muhammed in sözü de denilmez, kudsi hadis, ilahî hadis, rabbanî hadis gibi ifadeler denir.

Kudsi hadis için tariflerde belirtilen unsurları göz önünde bulundurarak kudsî hadisi şöyle tarif etmek mümkündür:

“Allah tarafından vahiy, ilham, rüya gibi değişik bilgi edinme yolları ile anlamı Hz. Peygamber’e bildirilen, onun tarafından kendi ifade ve üslûbu ile Allah’a nisbet edilerek rivayet edilen, Kur’an’la herhangi bir ilgisi bulunmadığı gibi mucizelik vasfı da olmayan hadistir.”

Bu tür hadislerin kudsî olarak nitelendirilmesi mananın Allah’a aidiyeti, hadis denilmesi de Hz. Peygamber (asm) Efendimiz tarafından dile getirilmiş olması sebebiyledir.

Kutsi hadislere iman etmemek dinden çıkarır mı?

Kudsî hadislerin Allah’a nisbet edilmesi onların sabit ve sahih olduğu anlamına gelmez, buradaki “kudsî” kelimesi sadece sözün kaynağını gösterir, metnin kabul veya reddi açısından bir hüküm ifade etmez.

Bu nedenle mütevatir olmayan kudsi hadisleri inkar etmek dinden çıkarmaz. Buna göre mütevatir olmayan ancak sahih olan kurdsi hadisleri inkar etmek dinden çıkarmaz ise de ciddi anlamda dini risk taşır.

Kudsi hadislerin sayısı ne kadar?

Sahih olan kudsi hadislerin sayısı çok değildir; bu hususta verilen 100, 200, 300, 550 gibi rakamlar yapılan derleme çalışmalarına dayanmaktadır.

Kudsi hadisler hangi konulardan bahseder?

Kudsî hadisler genelde Allah’ın yüceliği, rahmetinin genişliği, ihsanının bolluğu, bazı ibadetlerin fazileti ve güzel ahlak gibi konulara dair olup “kāle Resûlullah fîmâ yervî an rabbihî azze ve celle”, “ani’n-nebiyyi fîmâ yervîhi an rabbihî” ya da “kāle’llāhü teâlâ fîmâ ravâhü anhü Resûlullah” gibi ifadelerle rivayet edilmiştir. Metinlerdeki ifade ve üslûp nebevî hadislerle hemen hemen aynıdır (Muhammed el-Medenî, s. 11; Mustafa Ahmed ez-Zerkā, I/1 [1395], s. 91)

Kudsi hadislerin ayet ve hadis ile ortak noktası ya da farkı nedir?

Kudsî hadislerin Kuran’la ortak noktası her ikisinin de mana olarak ilahî kaynaklı olması, nebevî hadislerle aralarındaki ortak nokta ise bağlayıcılık ve incelemeye tabi olma gibi hususlarda aynı değeri taşımasıdır (Koçyiğit, Hadis Istılahları, s. 123-124)

Kaynaklarda Kuran’la kudsî hadisler arasındaki farklar üzerinde fazlaca durulmuş, bununla da kudsî hadislerin manasının ilahî oluşu sebebiyle Kuran’la eş değerde algılanmaları ihtimalinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. (Hasan Muhammed Makbulî, Mustalah, s. 14)

Bu hadislerde edebî üslup olarak sözlerin Allah’a nisbet edilmesi ifadelerin de bizzat O’na ait olmasını gerektirmez. Bununla birlikte kudsî hadislerin üslûbunda diğer hadislere göre bazı farklar vardır. Mesela hadislerin ifadesinde hitap Allah’a ait olduğu gibi yine O’na ait olmak üzere tekil birinci şahıs (mütekellim) zamiri kullanılmıştır. Kullar arasında cereyan eden karşılıklı konuşmaların çokça yer aldığı bu metinlerde muhataplar genellikle Hz. Peygamber, insanlar ve meleklerdir. (M. Ebu Zehv, el-Hadis, s. 16)

Kudsî hadisler itikadî ve hukukî konularda delil olur mu?

Kudsî hadislerin itikadî ve hukukî konularda delil olup olmayacağına dair hüküm haber-i vahidin yani mütevatir deresine çıkmayan hadislerin bu konudaki durumu ile aynıdır.

Bir hadis çeşidi olarak kudsî hadislerin sahih olabilmesi için nebevî hadislerde aranan şartları taşıması zorunludur ve nebevî olanlar hakkında söylenenler kudsî hadisler için de geçerlidir.

Hud suresi 18 ile Kutsi hadisler haşa çelişir mi?

Hayır Hud suresi 18. ayet ile kudsi hadisler çelişmez. Aksine Kudsi hadislerin doğruluğunu gösterir.

İlgili ayetlerin mealleri şöyledir:

“Yalan sözlerle Allah'a iftira edenden kim daha zalimdir? Onlar (kıyamet gününde) rablerinin huzuruna çıkarılacaklar, şahitler de "İşte bunlar rablerine iftira edenlerdir" diyecekler. Bilin ki, Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olacaktır!

0 zalimler, Allah yolundan alıkoyan ve onu eğri gösterme­ye çalışanlardır; bunlar ahireti inkar edenlerin de kendileridir.” (Hud, 18-19)

Buradaki “Yalan sözlerle Allah'a iftira edenden kim daha zalimdir?” şeklindeki soru, daha önce geçen ve 13. ayette ifade edildiği üzere "Muhammed Kur'an'ı kendi uydurup Allah'a nispet ediyor" diyenlere bir reddiye mahiyetinde olup, Allah'a karşı böyle bir isnatta bulunmanın en büyük haksızlık olduğuna, Hz. Peygamber'in böyle bir haksızlık yapmasının mümkün olmadığına işaret eder.

İşte bu zalimler ahirette Allah'ın huzuruna çıkarılacaklar ve dünyada işledikleri zulmün hesabını vereceklerdir. O zaman şahitler yani melekler, peygamberler, alimler, salih müminler, bunların Allah'a karşı yalan uydurup iftira ettiklerine dair şahitlik edecekler ve bunların Allah'ın lanetine uğramalarını isteyeceklerdir. Çünkü bunlar yukarıda diğer suçlarının yanında, insanları Allah yolundan alıkoymaya, bu dosdoğru yolu eğri büğrü göstermeye çalışan ve ahireti inkar eden kimselerdir. (krş. Nahl 16/84; Nisa 4/41, Şevkanî, II, 467)

Şu halde, Hud suresi 18 ile Kutsi hadisler arasında bir çelişki değil bir uyum söz konusudur.

Bilgi için tıklayınız:

KUDSİ HADİS

Sahih veya hasen hadisi inkâr etmek haram mıdır? Böyle bir kimse ...

Hadislerin birçok raviden geçtiğini dikkate alırsak, hadislere neden ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun