Kendi başına karar vermek enaniyet midir?

Tarih: 13.06.2026 - 15:45 | Güncelleme:

Soru Detayı

Biz insanlar olarak gün içerisinde küçük büyük kararlar alıyoruz. Bunları alırken ister istemez kendi duygularımız veya isteklerimiz karışabiliyor. Böyle olan her durum da kişi enaniyeti yanlış istimal etmiş mi olur? Yani bunun sınırı nedir? Hangi durumlarda veya nasıl bir bakış açısıyla istimal edilirse doğru veya yanlış olur. Bu durumlara örnekler verebilir misiniz? Soruyu şundan soruyorum: bazen kendi başıma karar aldığımda enaniyetli olduğum söyleniyor. Eğer bu böyleyse ona göre hareket etmeye çalışayım inşallah. Hangi hareketler/kararlar enaniyettir, hangisi değildir? Allah razı olsun.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Yaşınızı, konumunuzu, hangi konularda karar verdiğinizi ve verdiğiniz kararların sadece sizi mi ilgilendirdiği veya karardan etkilenecek olan başkaları da var mı, gibi soruların cevabını bilmiyoruz. Bilseydik daha net cevaplar verme imkanımız olurdu.

Ama genel olarak ifade etmemiz gerekirse şunları söyleyebiliriz:

“Hayır” kendi başına karar vermek tek başına enaniyet değildir. Hatta Allah Teâlâ insana akıl, irade ve sorumluluk vermiştir. İnsan birçok konuda düşünüp karar almakla mükelleftir. Eğer her kendi kararımız enaniyet olsaydı, sorumluluk da anlamını yitirirdi.

1. Kararın Hangi Ruh Haliyle ve Düşünce ile Verildiği Önemlidir

Önce enaniyetin ne olduğuna bakalım: Tasavvuf ve İslam ahlakında enaniyet, "ben" duygusunun haddini aşmasıdır. Yani: Kendini merkeze koymak, kendi görüşünü mutlak doğru görmek, istişareye kapalı koymak, kendi hükümlerini veya başkalarının haklarını kendi nefsinin isteklerine feda etmek, başarıyı tamamen kendinden bilmek.

Bu yüzden enaniyet, "karar vermek" değil; karar verirken nefsin kendisini ölçüsüz şekilde merkeze koymasıdır. İşte temel kriteriniz bu olmalıdır.

Mesela;
Ben her şeyi herkesten daha iyi bilirim, kimseyle istişare etmeme gerek yok.
En iyi kararı ben veririm.
Benim fikrim varken başkasının fikrine ihtiyacım yok.
Ben hata yapmam.
Beni ilgilendiren konularda başkasının fikrini sormam, kimseyi de karıştırmam..
gibi bir düşünce ile karar verilmişse, işte o enaniyettir.

Çünkü burada mesele karar vermek değil, kendini aşırı büyütmektir. Ama kişi şöyle düşünüyorsa: "Elimden geldiğince araştırdım, dua ettim, istişare ettim. Yanılabilirim ama şu an bana doğru görünen budur." gibi bir düşünce enaniyet değil, sorumluluk vardır.

2. Enaniyet ile Şahsiyetsizlik Arasındaki Fark Bilmek

Bazı insanlar da enaniyetten kaçmaya çalışırken diğer uca savrulurlar. Mesela "Ben hiçbir konuda karar vermeyeyim." "Herkes ne derse onu yapayım." "Kendi fikrime güvenmem günah olur.” gibi.. Bu da sağlıklı değildir.

İslam'ın istediği şey, ne "ben her şeyi bilirim" demektir ne de "ben hiç düşünmeyeyim" demektir.

Dengeli tavır şudur: "Allah bana akıl verdi. Düşünürüm, araştırırım, istişare ederim, sonra karar veririm. Ama kararımın mutlak doğru olmayabileceğini de kabul ederim."

3. Kendinize Şu Soruları Sorarak Emin Olabilirsiniz

Eğer insanlar size sadece: "Kendi başına karar aldın, enaniyet yaptın." diyorlarsa, bu doğru bir ölçü değildir.

Önce kendinize şu soruları sorun:

O kararı alırken başkalarının hakkını çiğnedim mi? İstişare edilmesi gereken bir konuda birileri ile istişare ettim mi?

Bu sorulara vereceğiniz cevaba göre sonuç değişecektir.

Ayrıca, "Ben bilirim tavrıyla mı hareket ettim? Yoksa düşünüp, dua edip, sorumluluk alarak mı karar verdim?” konusunda ikinci durumdaysanız, bu enaniyet değil; yetişkin bir insanın taşıması gereken iradedir.

Kısaca: İnsan "ben" duygusuyla sorumluluğunu anlar; fakat bu "ben" kendisini mutlak merkez ilan ettiğinde problem başlar. Yani, "Ben de düşünebilirim ve karar verebilirim" demek enaniyet değildir. "Sadece benim düşüncem önemlidir" demek enaniyete yaklaşır. Aradaki sınır çoğu zaman kararın kendisinde değil, kalpteki niyet ve tavırdadır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun