Nezrin Hükmü Nedir?


İbâdet sayılacak bâzı şeyleri kendine vâcib kılmak, yapmaya Allah için söz vermek; hem makbûldür, hem de sevaba vesiledir. Fakat bu nezrin, sırf Allah rızâsı için yapılması, rızâ-yı İlâhî`nin esas maksad tutulması şarttır. Yoksa dünyevî bâzı gayeler ve menfaatler esas alınsa ve nezir sırf o dünyevî maksadın yerine gelmesi maksadıyla yapılsa, bu durum, ibâdet ve tâatlerde aranılan ihlâsa zıd bir hâl olur. Makbûl adak odur ki, sırf Allah`ı tâzim ve rızâsını tahsil için yapılsın... Adak sâhibi, adağına riayete mecburdur. Zira yaptığı nezirle, Allah ile bir nevi muahede, sözleşme yapmış olmaktadır. Şu halde nezrini îfa etmesi, yani, adak olarak nefsine vâcib kıldığı şeyi yerine getirmesi onun için bir borçtur. Kur`ân-ı Kerîm`de, Hac sûresinin 29. âyetinde, mü`minler adaklarını yerine getirmeye dâvet edilmektedirler.Hadîs-i şerîf`te ise şöyle buyurulmaktadır:

"Kim tâat olan bir şey`i nezrederse, onu yapsın. Günah olan bir şey`i nezrederse yapmasın..." Nezirleri îfa mecburiyeti, Kitab ve Sünnet ile sâbit olduğu gibi İcma` ile de sâbittir.


 

Kategori:
3396 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun