Fidye Nedir?

Fidye

Nezir (Adak) Nedir?

Nezrin Hükmü Nedir?

Nezrin Şartları Nelerdir?

Nezrin Kısımları Nelerdir?

Fidye Nedir?

Tâkatsizliği ve güçsüzlüğü her geçen gün artarak devam eden ve artık düzelmesi ihtimali olmayan düşkün ihtiyarlar ve şifâsız hastalar, farz ve vacib olan oruç borçlarından kurtulmak için, her oruca mukabil bir fidye verirler. Bir fidye - âyet-i kerîmede de belirtildiği gibi - bir fakiri tam bir gün doyurmaktır. Bir günde ise iki öğün vardır.

Fidyeler, yalnız bir fakire verilebileceği gibi, birden fazla fakirlere de verilebilir. Ramazan içinde verilebileceği gibi, evvelinde veya sonunda da verilebilir. Fakirleri sabah - akşam günde iki öğün doyurmak suretiyle olabileceği gibi, öğünlerin parasını vermek suretiyle de olabilir. Para toptan da verilebilir, her gün ayrı ayrı da...

Oruç tutma gücünde olmayan kimse, fidye verebilecek kadar zengin de değilse, yapacağı iş, Allah'tan afv ve mağfiret dilemektir. Fidye vermek mecburiyeti, onun üzerinden kalkmıştır..

 

Nezir (Adak) Nedir?

 

İslâmî ıstılahta "nezir" olan ve Türkçemizde "adak" olarak geçen bu kelime; "Allah Teâlâ'yı tâzim ve rızâsını kazanmak için, mübah bir fi'lin yapılmasını kendi nefsine vâcib kılmak" mânasına gelir. Nezir yapana, yani, adak sâhibine nâzir denir.

Nezrin Hükmü Nedir?

İbâdet sayılacak bâzı şeyleri kendine vâcib kılmak, yapmaya Allah için söz vermek; hem makbûldür, hem de sevaba vesiledir. Fakat bu nezrin, sırf Allah rızâsı için yapılması, rızâ-yı İlâhî'nin esas maksad tutulması şarttır. Yoksa dünyevî bâzı gayeler ve menfaatler esas alınsa ve nezir sırf o dünyevî maksadın yerine gelmesi maksadıyla yapılsa, bu durum, ibâdet ve tâatlerde aranılan ihlâsa zıd bir hâl olur. Makbûl adak odur ki, sırf Allah'ı tâzim ve rızâsını tahsil için yapılsın...

Adak sâhibi, adağına riayete mecburdur. Zira yaptığı nezirle, Allah ile bir nevi muahede, sözleşme yapmış olmaktadır. Şu halde nezrini îfa etmesi, yani, adak olarak nefsine vâcib kıldığı şeyi yerine getirmesi onun için bir borçtur.

Kur'ân-ı Kerîm'de, Hac sûresinin 29. âyetinde, mü'minler adaklarını yerine getirmeye dâvet edilmektedirler.

Hadîs-i şerîf'te ise şöyle buyurulmaktadır:

"Kim tâat olan bir şey'i nezrederse, onu yapsın. Günah olan bir şey'i nezrederse yapmasın..."

Nezirleri îfa mecburiyeti, Kitab ve Sünnet ile sâbit olduğu gibi İcma' ile de sâbittir.

Nezrin Şartları Nelerdir?

Bir nezrin (adağın) şer'î yönden sahih olabilmesi için, şu şartların bulunması gerekir:

1 - Adanılan şey'in cinsinden bir farz veya vâcib bulunmalıdır. Namaz, oruç, sadaka gibi... Namaz ve oruç, farzı olan îbâdetlerdendir. Sadakanın farzı ise zekâttır.

Buna binaen hastayı ziyaret etmek, Kur'an okumak; mescid, kabir veya türbe ziyareti yapmak v.s. gibi şeyleri nezretmekle, nezir sahih olmaz. Çünkü bunların hiçbiri ne farz, ne de vâcib olan ibâdetlerdir.

2 - Adanılan şey'in cinsinden bulunan farz veya vâcib, bizzat maksûd olmalıdır. Başka bir farz veya vâcibe vesile olmamalıdır. Buna binaen, abdest almaya nezredilmez. Çünkü abdest bizzat maksûd değil, belki bâzı ibâdetlerin îfası için bir vesiledir.

3 - Adanılan şey, zaten yapılması farz veya vâcib olan bir şey olmamalıdır. Meselâ: "Yarınki sabah namazını kılmaya nezrettim" tarzında yapılan bir adak sahih olmaz. Zira sabah namazının kılınması zaten farzdır.

4 - Nezredilen şey, mübah olmalı, günah bir iş olmamalıdır. Buna binaen, intihar nev'inden bir nezir (Meselâ: "Nefsimi Hakk'a kurban edeyim" şeklinde bir adak) sahih değildir.

5 - Adanılan şey, adayanın mülkünden fazla veya başkasına ait olmamalıdır.

Meselâ: 1000 lirası olan bir kişi 10.000 lira tasadduk etmeyi nezr edemez. Kendisine ancak en fazla 1000 lira tasadduk etmek vâcibdir. Veya başkasının malını fakirlere dağıtmayı nezreden kimsenin de, bu nezri sahih değildir.

Nezrin Kısımları Nelerdir?

Nezir, ya hiçbir şarta bağlı olmayarak mutlak olur, veya "nezrim olsun, kurban kesip etini fakirlere dağıtayım" diye yapılan bir nezir, muteberdir. Fakat, "şu hastalıktan iyi olursam bir koyun keseyim" veya "filân türbe için bir kurban keseyim" gibi Allah rızası gözetilmeyen nezirler bir nezir mahiyetinde değildir. Çünkü Allah rızasından başka hiçbir yer ve kimse namına kurban kesilmesi câiz olmadığı için, bu şekilde yapılan nezirler muteber olmaz.

Nezir kurbanlarından adak sâhiplerinin kendileri yiyemiyecekleri gibi; hanımları, usul ve füru'ları, yani, ana-baba, çoluk-çocuk gibi aile efradları da yiyemezler. Şayet yerlerse yenilen miktarın kıymeti, sadaka olarak fakirlere dağıtılmalıdır.

49641 kez okundu

Yorumlar