MÜSTEHAB VAKİTLER

Vakit namazlarını, vaktin evvelinde kılmanın daha faziletli ve sevablı olduğunu, daha önce belirtmiştik. Bununla beraber, Resûlüllah`ın sünnetinde, bâzı namazların mevsim, iklim, v.s. gibi bâzı değişik durumlar nazara alınarak, vaktin evvelinden geciktirilerek kılınması daha faziletli sayılmıştır. Vakit namazlarını kılmanın daha faziletli ve sevablı sayıldığı bu gibi zamanlara, fıkıhta Müstehab Vakitler tâbir edilir. Cemaat olmak gibi, müstehab vakitlerde namaz kılmak da sadece erkeklerin riayet edecekleri bir fazilettir. Kadınlara müstehab olan ise, namazlarını evlerinde, erkekler camide cemaat ile kıldıktan sonra kılmaktır. Yalnız sabah namazını, erkeklerin cemaati bitirmelerini beklemeden erkence kılabilirler. Şimdi sırasıyla vakit namazlarının müstehab olan vakitlerini görelim:   


 


Sabah Namazının Müstehab Vakti: Erkekler için sabah namazında ortalığın biraz ağarmasını beklemek müstehabdır. Buna isfar denilir. Sabah namazını gecikirme süresinde ölçü şudur: Namaz kılarken abdest bozulduğu takdirde yeniden abdest alıp güneş doğmadan rahat bir şekilde namazı kılabilecek kadar vakit olmalıdır. Buna göre, sabah namazı, güneşin doğmasına 15 - 20 dakika kalıncaya kadar kılınmalıdır. Peygamber Efendimiz, "Sabahı ağartınız. Çünkü bunun sevabı daha büyüktür" buyurarak isfarı teşvik etmiştir. Vaktin ağarmasını beklemenin, başta cemaatın daha çok gelmesini ve daha çok kimsenin cemaata yetişmesini sağlamak bakımından faydası vardır. Ayrıca birçok sevab ve faziletlere kavuşmak da isfar sayesinde müyesser olur.Bir hadîs-i şerîf`te, "Sabah namazını kıldıktan sonra, güneş doğuncaya kadar namazgâhın üzerinde bekleyen (tesbih ve zikir ile meşgul olan) kimse, 4 esîri esaretten kurtarmış gibi sevab alır" buyrulmuştur. Gerek bu gibi faziletli amellere nâil olunması gerekse sabah namazına daha çok cemaatin gelmesinin te`min edilmesi bakımından sabah namazının geciktirilmesinde maslahat vardır. Sabah namazını isfar etmek, Hanefîde, -seferde, hazarda, yazın ve kışın, tek başına veya cemaatla- her hâl ü kârda müstehabdır. * Şâfiîler ise, sabah namazının erkenden, henüz ortalık karanlık iken kılınmasının daha faziletli olacağı kanaatindedirler. Namazı ortalık ağarmadan, karanlıkta kılmaya tağlis denir. Hanefîler tağlisi, sadece Müzdelife`de bulunan hacıların kıldıkları Kurban Bayramının ilk gününün sabah namazında müstehab görürler.


 


   Öğle Namazının Müstehab Vakti: Yazları öğle namazını sıcak-soğuk her memlekette biraz te`hir edip serin vakte bırakmak müstehabdır. Hadîs`te, "Öğle`yi biraz soğutun. Çünkü öğle sıcağı Cehennem`den bir yalımdır" buyrulmuştur. Kış, bahar ve güz mevsimlerinde ise, öğleyi vaktin evvelinde kılmak müstehabdır... Zira Peygamber Efendimiz, serin ve soğuk mevsimlerde öğleyi daima erken kılarlardı.


 


   İkindi Namazının Müstehab Vakti: İkindi namazını, kışın ve yazın güneşin rengi değişmiş olmayacak kadar te`hir etmek müstehabdır... Resûlüllah Efendimiz, güneş ak ve berrak oldukça ikindiyi te`hir ederlerdi.


 


   Akşam Namazının Müstehab Vakti: Akşam namazını, yaz ve kış her mevsimde acele kılmak müstehabdır. Hastalık, yolculuk gibi mâzeretlerle veyâ yemeğin hazır olması gibi bir durum sebebiyle azıcık geciktirmeler câizdir. Fakat fazla te`hiri câiz olmaz.


 


   Yatsı Namazının Müstehab Vakti: Yatsı namazlarını gecenin ilk üçte birine veya yarısına kadar te`hir etmek müstehabdır. Yatsı namazının geç kılınmasına dair pek çok haberler gelmiştir. Bir hadîs-i şerîf`te, "Ümmetime meşakkat olmasa, yatsıyı gecenin üçte birine veya yarısına te`hir ederdim" buyrulmuştur.Yatsının en son gece yarısına kadar te`hiri müstehab, daha sonraya bırakılması ise, mekruhtur. Resûlüllah Efendimiz, yatsıyı te`hir etmeyi severdi. Yatsıyı kılmadan yatıp uyumayı, uyanamayıp namazı kaçırma tehlikesi sebebiyle kerih görürlerdi. Yatsıyı kıldıktan sonra da dünyevî sohbete ve söze rağbet etmezler, "Yatsıdan sonra oturup boş ve faydasız konuşma yoktur" buyururlardı. Resûlüllah Efendimizin ümmetini yatsı namazını kıldıktan sonra dünyevî boş söz ve lâkırdılardan men`etmesinin hikmeti; mü`minlerin amel defterlerini ibâdetle kapayıp o günü hüsn-i hâtimeye mazhar olarak hayırlı bir şekilde sona erdirmelerini te`min içindir. Ancak namazdan sonra zikir ve evrad okunur, dinî ve imanî sohbetler yapılırsa, bu tür konuşmalar hadîste men`edilen gece konuşmaları sınıfına girmez. Amel defterinin hayırlı bir amel ile kapanmasına da bir mâni teşkil etmez. Yatsının geciktirmeli olarak kılınmasının müstehab oluşu, kış geceleri içindir. Çünkü kış geceleri uzundur. Yazın ise, geceler kısa olduğundan, cemaatin azalmaması için, yatsının ilk vaktinde kılınması müstehabdır. Vitir namazını gece uyanacağına güvenenler için, uykudan önce kılmayıp gecenin sonlarına doğru te`hir etmek müstehabdır. Hadîs-i şerîf`te, "Gecenin sonunda kalkabilecek olanlar, vitri kılmayıp te`hir etsinler. Çünkü gece namazında melekler hâzır olurlar. Uyuduktan sonra kalkamayacak olanlar ise, yatsının akabinde hemen kılsınlar" buyurulmuştur. Gece kalkıp nâfile kılmayı âdet edinenler vitri te`hir etmelidirler. Böylece daha efdaline ulaşırlar.

Kategori:
Okunma sayısı : 5.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun