Kazâları Geciktirmeden Kılmanın Lüzumu?


Namaz her ne şekilde kazâya kalmış olursa olsun, mâni olan özür kalmayınca hemen kazâ etmek lâzımdır. Mâlikî mezhebine göre, üzerinde kazâ namazı olan bir adamın nâfile namaz ile meşgul olması haramdır. Üzerinde kazâ borcu olan kimse, sadece sabahın sünneti ile vitir namazını ve bayram namazlarını kılar. Bunun dışındaki nafile ve sünnet namazların yerine kazâ namazları kılmalıdır. Şâyet kazâ namazı kılmaz, sünnet ve nâfile namazları kılarsa, bu namazları kıldığı için sevab almakla beraber, kazâ namazlarını geciktirdiği için de günah kazanır. Şâfiî mezhebine göre de, üzerinde acele kılınması vâcib olan kazâ namazları olan bir insanın, bu namazları kılıp borcundan kurtuluncaya kadar sünnet ve nâfile nev`inden namazlar ile meşgul olması haramdır. Hanbelî mezhebine göre de, kazâ borcu olanın, nâfile ve gayr-ı müekkede sünnetleri kılması haramdır. Vitir ile müekkede sünnetleri kılar. Fakat kazâsı çok ise, bunları da kılmayarak kazâ namazları ile meşgul olmalıdır. Sabah namazının sünneti bundan hariçtir. Her hâl ü kârda kılınır, terkedilmez. Hanefî mezhebinde ise, kazâ namazı kılmak için sünnetlerin terk edilmesi câiz değildir. Kazâsı olan kimse, sünnetleri ayrı, kazâyı ayrı kılarlar. Görüldüğü gibi, diğer üç mezhebe göre, kazâ namazlarını geciktirmek câiz olmamaktadır. Binâenaleyh üzerinde kazâ namazı borcu olanlar, bu borçlarını geciktirmeden, en kısa zamanda kazâ edip mes`uliyet ve vebâlinden kurtulmaya bakmalıdırlar.

Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun