Allah bu kâinatı veya insanı daha mükemmel yaratabilir miydi?

İmam Gazzali hem tertibindeki güzellik hem de yaratılışındaki mükemmellik bakımından bu alemin "suretinden daha mükemmelinin bulunmadığı" şeklindeki düşüncesini açıklarken aksine bir görüşün, Allah'ın cömertliği ve kudretiyle bağdaştırılamayacağını belirtir.

Şu halde Allah’ın bütün yarattıklarında kusursuz bir adalet vardır; halen mevcut olandan daha güzel, daha tam ve daha mükemmel bir alemin bulunması mümkün değildir. (Gazali, İhya, IV, s. 258) Gazzali’nin bu iyimser düşüncesi sonraları ona isnat edilen, “Leyse fi’l-imkân ebdeu mimmâ kân = Var olandan daha mükemmeli mümkün değildir.” şeklindeki özdeyişle ifade edilmiştir. (Mustafa Çağrıcı, İyimserlik mad. İslam Ans. TDV.yay. C.XXIII, s.500)

Buna göre, imkân dairesinde bu kâinattan daha güzel, daha mükemmel bir sanat olamaz. Örneğin, bu hayatın standartlarına göre, bundan daha güzel bir güneş olmayacağı gibi, daha güzel bir göz de olmaz. Çünkü Allah Hakîm'dir ve bir varlık bu hayatın şartlarına göre nasıl en mükemmel olması gerekiyorsa öyle yaratıyor. Demek ki, konuya Allah'ın sonsuz kudreti bakımından değil, yaratılanların bulundukları konuma göre en mükemmel olmaları açısından bakmak gerekir.

Öyleyse, Allah’ın kudretinin sonsuzluğunu, kâinatın, yaratılanların mükemmellikleriyle ölçmek yanlıştır. Evet, kaînatın, varlığın harika bir sanat tablosu olarak var edilmesi, sonsuz bir ilim ve kudretin belgesidir. Fakat, ilim ve kudretin paralelinde yürüyen, onların sonsuzluğuna tam bir projektör görevini yapan bir fenomen değildir.

Çünkü, yaratılanlardaki mükemmellik, onların kendi konumlarına, kabiliyetlerine göre belirlenen bir gerçektir. Yoksa, sonsuz kudretin aynası olarak ortaya çıkan bir ölçü birimi değildir. Örneğin, bir sinek kendi konumunda en mükemmel bir sanat eseridir. Ama insan, ondan daha mükemmel bir varlıktır. Halbuki, sineği yaratan ile insanı yaratan aynı kudrettir.

İsterseniz, konuya şöyle bir misal penceresinden bakalım; Güneşin ışığı her şeffaf nesnede kendini gösteriyor. Ay’dan, deniz sathından tutun, en küçük bir cam parçasına, bir kar tanesine, bir su damlasına kadar uygun olan her ekrana kabiliyeti nisbetinde yansıyor.  Bu durum, güneşin çok geniş bir ışık kapasitesine sahip olduğunun göstergesidir. Bununla beraber, eğer, güneş ışığının bu geniş çaplı yansımasını, bir su damlasına, bir cam parçasına göre değerlendirirsek, son derece yanlış olur. Çünkü, bu yansımanın farklılığı, güneş ışığının güçlü veya zayıf oluşuna göre değil, yansıdığı aynanın kabiliyetine göredir.

Keza, bir yandan uçak yapan, diğer yandan balon yapan bir mühendisin maharetini, ustalığının derecesini sırf balonla ölçmek elbette yanlıştır. Hatta uçakla ölçmek de yanlıştır. Çünkü, bu usta uçak yaparken, belki maharetinin çok az bir kısmını sarf etmiştir. Diğer yandan, bir balon kendi konumunda, üstlendiği vazifesi bakımından uçaktan daha aşağı değildir.

Aynen bunun gibi, bir kelebek, sanatça bir filden ileri olmasa da ondan geri değildir. Fakat, Allah’ın kudreti onların ve bütün varlıkların ötesinde bir konuma, bir sonsuzluğa sahiptir. Nitekim, ahiret alemi / cennet, bu dünyadan âdeta sonsuz derece daha güzel, daha mükemmel, daha devamlıdır.
 

Kategori:
14937 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR