İnsan güzel yaratılmışsa, neden tahammülsüz?
İnsan güzel yaratılmışsa, neden tahammülsüz?
Tin suresi 4. ayet ile Meâric suresi 19. ayetleri ile ilgili bir sorum var:
Tin suresi 4. Ayet: Şüphesiz biz insanı en güzel biçimde yaratmışızdır.
Meâric suresi 19. ayet: Gerçekten insan pek tahammülsüz bir tabiatta yaratılmıştır.
Bu iki ayeti nasıl anlamamız gerekiyor? Şahsen zihnimde istemsiz olarak şu düşünceler beliriyor; birincisi iki ayet arasında aynı konuda birbirine zıt durumlar var aklımda.
İkincisi ise insan pek tahammülsüz yaratılmış ise bundaki suçluluğu ne olabilir?
Değerli kardeşimiz,
Öncelikle ifade edelim ki, insan hem en güzel donanıma sahip, hem de sınanmaya açık bir varlıktır. Bu iki yön birbirini tamamlar, çelişmez.
Ayetlerin mealleri şöyledir:
Tin Suresi 4. ayet: “Andolsun, biz insanı en güzel biçimde (ahsen-i takvîm) yarattık.”
Meâric Suresi 19. ayet: “Gerçekten insan tahammülsüz (helu‘) yaratılmıştır.”
Çelişki var mı?
Hayır, çelişki yoktur. Çünkü iki ayet farklı yönlere dikkat çeker:
“En güzel biçimde” ifadesi, insanın beden yapısı, akıl ve irade sahibi oluşu, manevî yükselmeye elverişli yaratılışı bakımından potansiyel olarak en mükemmel varlık olduğunu gösterir. Yani insan hem maddî hem manevî kapasite bakımından en donanımlı varlıktır.
“Tahammülsüz yaratılmıştır” ifadesi ise, insanın imtihan yönü anlatılır. Nitekim devamındaki ayetlerde (Meâric 20–22) insanın başına sıkıntı gelince sızlandığı, nimete kavuşunca cimrileştiği, ancak namazla istikrar kazananların bundan istisna edildiği bildirilir.
Yani tahammülsüzlük, insanın nefsî eğilimidir; kaderî bir mahkûmiyet değildir. Terbiye edilmezse ortaya çıkar.
İnsan, en güzel biçimde yaratılmış olmasına rağmen, bu güzellik onun her zaman iradesini ve tahammülünü güçlü kılmayabilir. Bu durum, insanın iradesiyle, sabır ve tahammül göstererek olumsuzlukları aşması gerektiğini de hatırlatır. Dolayısıyla, insanın tahammülsüzlüğü, bir suçluluk olarak değil, aksine, onun imtihanı ve gelişimi için bir fırsat olarak değerlendirilmelidir.
Her iki ayet de, insanın yaratılışındaki dengeyi ve imtihan sürecini anlamamıza yardımcı olur. Bu bağlamda, insanlar tahammülsüzlüklerini aşarak, sabır ve irade gücü ile daha iyi bir birey olma yolunda ilerlemelidirler.
Peki suçluluk nerede?
İnsan tahammülsüzlüğe meyilli yaratılmış olabilir; fakat aynı zamanda akıl verilmiş, irade verilmiş, Peygamberler ve vahiy gönderilmiş.
Dolayısıyla sorumluluk, eğilimi kontrol etmemekten doğar. Eğilim yaratılıştandır; onu yönetmek ise insanın tercihidir.
Örneğin;
Bıçak çok faydalı bir alettir. Yemek hazırlanır, hayat kolaylaşır. Ama biri elini keserse suç bıçakta değil, yanlış kullanımdadır.
İnsanın tahammülsüzlük eğilimi de böyledir. Doğru yönetilmezse zarar verir; ama bu, yaratılışın kötü olduğu anlamına gelmez.
Elektrik ışık verir, ısıtır, hayatı kolaylaştırır. Fakat çıplak kabloya dokunulursa çarpar. Elektriğin varlığı kötü değildir; kuralsız temas zararlıdır.
İnsandaki öfke ve tahammülsüzlük de kontrol edilmezse zarar verir.
Bir araçta gaz pedalı olmasa araba hareket etmez. Ama frensiz ve kontrolsüz basılırsa kaza olur.
İnsandaki acelecilik ve güçlü duygular aslında hareket enerjisidir. Terbiye edilmezse yıkıcı olur; disiplinle kullanılırsa ilerleme sağlar.
İşte, “Ahsen-i takvîm” yaratılışın donanımını anlatır. “Tahammülsüzlük” ise bu donanım içindeki ham enerjiyi gösterir. Zaaf gibi görünen özellikler aslında imtihan alanıdır.
Ateş nasıl hem ısıtır hem yakarsa, insanın duyguları da hem yükseltir hem düşürür.
Demek ki, sorun yaratılışta değil, yönlendirmededir.
Özetle:
“Ahsen-i takvîm” insanın donanımını ve potansiyelini anlatır.
“Tahammülsüzlük” ise insanın imtihan gereği taşıdığı zaafını anlatır.
Zaaf yaratılışın kusuru değil; imtihanın parçasıdır. Sorumluluk, zaafa teslim olmakla ilgilidir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Tin suresi 4. ayette karşılaştırma manası olmak zorunda mı?
- AHSEN
- İnsanın ahsen-i takvîmde yaratılması ne demektir?
- İnsanın ahsen-i takvimde yaratılması ne demektir?
- Canın korunması neden önemli?
- İnsan-ı kâmil ne demektir? Kâmil bir mü'min özellikleriyle aynı anlamı taşır mı?
- BEŞER
- İnsan cinden neden üstündür?
- İnsanın üstün yaratılmasını açıklar mısınız?
- En güzel şekilde yaratıldıysak, neden yakışıklı olmayanlar var?