İnkâr mümkün mü?

Tarih: 11.04.2006 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

"Herkes cahildir." der Will Rogers. "Sadece branşları farklıdır." Mesela, maden mühendisliği dalı bir doktor için, tıp dalı da maden mühendisi için birer cehalet branşıdır. Dini inançlar ise, zamanımızda pek çok kimse için ortak bir cehalet dalını teşkil ediyor. Ne var ki, pek çoğumuz bu gerçeği ihmal etmeye yatkınızdır. Bu yüzdendir ki, bazı isimlerin başında yer alan ünvanlar bizi aldatır ve o kimsenin inkârında bir bilgi kırıntısı ve bir değer aramaya zorlar.

Oysa inkâr, adı üzerinde, tanımamaktır, bilmemektir, reddetmektir. Bunlar ise, yokluk ifade eden fiillerdir. Yokluğun bilgisi olmaz. Tanımamak bilginin değil, bilgisizliğin ifadesi ve neticesidir. Dolayısıyla, kişi başka sahalarda ne kadar derin bilgi sahibi olursa olsun, tanımadığı şey hakkındaki cehaletini mevcut bilgisiyle telafi etmesi mümkün değildir, tıpkı siyaset bilgisiyle biyoloji de ahkam kesmek mümkün olmadığı gibi.

İnkâr etmek kolaydır. Kişi gözünü kapar, sonra "Yoktur!.." der. Bu konuda bir Avustralya yerlisi ile bir kürsü başkanının, Ebu Cehil ile Darwin'in arasında fark yoktur. Bunların inkâr ettikleri şey hakkındaki bilgilerini karşılaştırmak, bir dizi sıfırı birbiriyle mukayese ederek, hangisinin daha büyük olduğunu anlamaya çalışmak kadar abes olur. Hatta inkâr üzerine bir münakaşa yürütmek dahi imkansızdır; zira olmayan şeyin olmayan unsurlarını kullanarak bir yere varamazsınız. İnkâr ehlinin onca deliller karşısında inkârında direnmesine sebep de budur. William G.Mc Adoo'nun, dediği gibi,

"Cahil bir adamı münakaşada mağlup etmek mümkün değildir."

İman ise, hangi seviyede olursa olsun, bir bilginin neticesi ve ifadesidir. İmanın kuvveti, bilginin seviyesine paralel bir artış gösterir. Neye inanıyorum? Kendisine iman ile bağlandığım zat nasıl bir Zat'tır? Özellikleri, sıfatları nelerdir? O, etrafımızdaki alemde nasıl iş görür? Nasıl yaratır, nasıl yaşatır? Benden bekledikleri nelerdir? Ben O'ndan neler bekleyebilirim ve bu beklediklerime nasıl kavuşabilirim? Bunlar gibi pek çok sorunun getirdiği bilgiler, imanı şekillendirir. Nitekim Kur'an'da,

"... Kulları içinden ancak âlimler, Allah'tan (gereğince) korkar..."(Fatır, 35/28)

buyurulmak suretiyle, imanın bir bilgi neticesi olduğunu açıkça bildirmekte, göklerin ve yerin "akıl sahipleri için", "bilgi sahipleri" için Allah'ı tanıtacak delillerle dolu olduğunu, birçok ayette hatırlatılmaktadır.

(bk. Gerçeğe Doğru, C: III, Zafer Yayınları)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Kategori:
Okunma sayısı : 10.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun