Hz. Peygamber'e ayetle sabit olan "ganimetlerden beşte bir pay" verilmesinin hikmeti ne olabilir?

Tarih: 11.11.2013 - 11:55 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Bir inançsıza, bu konuda nasıl cevap verilebilir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Peygamberimiz (asm)'e, ganimetlerden pay verilmesi Allah'ın emridir. Peygamberimiz (asm) bu ganimetleri fakir Müslümanlara ve kalplerini İslama ısındırmak için uygun gördüğü gayri müslimlere dağıtmıştır. Nitekim Peygamberimiz (asm) çoğu zaman yiyecek bir şey bulamayıp birkaç hurma ile sahur yapmış, günü oruçlu geçirmiştir. 

Yaşantısına bakıldığında Peygamberimiz (asm)'in fakir bir hayat yaşadığı görülecektir.

Kur'ân'da şöyle buyrulur:

"Eğer Allah'a ve hak ile batılın ayrıldığı gün, iki ordunun birbiri ile karşılaştığı (Bedir savaşı) günü kulumuza indirdiğimize inanmamışsanız, bilin ki, ganimet olarak aldığımız herhangi bir şeyin beşte biri Allah`a, Rasûlüne, O`nun hısımlarına, yetimlere, yoksullara ve (karşılıksız kalmış) yolcuya aittir. Allah her şeye hakkıyla Kadirdir." (Enfal, 8/41).

Savaş sırasında, düşmandan ele geçirilen ganimet malların beşte dördü Allah yolunda cihâd eden savaşçılara taksim edilir. Geri kalan beşte bir ise, âyet-i kerimede belirlenen sınıflara dağıtılmak üzere ayırd edilir.

Bu beşte birin (humus) dağıtım şekli konusunda iki görüş vardır:

Meşhur olan bu görüşe göre; ayrılan humus kendi içinde beş hisseye bölünür. Birinci hisse Hz. Peygamber (asm)`e aittir. Kendisi bunu istediği şekilde sarf edebilir. O, bunun bir bölümünü ailesinin geçimi, geri kalanını ise toplumun yararı için harcardı.

İkinci hisse, Hz. Peygamber (asm)`in hısımlarından Haşimoğulları ve Muttaliboğullarına aittir. Hz. Peygamber (asm)'e bunlarla aynı derecede hısım olan Abduşsemsoğulları ile Nevfeoğulları ise, bu hisseden bir şey almazdı. Çünkü bu sonuncular Mekke döneminde Hz. Muhammed (asm)'e ve O`na destek olan amcası Ebû Talib ve ailesine karşı uygulanan ekonomik ambargo sırasında, müşriklerle işbirliği yapmışlardı.

Geri kalan üç hisse ise; yetim, miskin ve muhtaç duruma düşmüş yolcuya aittir. Hz. Peygamber (asm)'in sağlığında yapılan taksim şekli bundan ibarettir.

Hz. Peygamber (asm)'den sonraki humus uygulamasını şöylece tesbit edebiliriz:

a) Ebû Hanîfe`ye (6. 150/767) göre, Hz. Muhammed (asm)'in vefatından sonra, kendisinin ve hısımlarının humustan hissesi sona ermiştir. Ancak yoksul düşerlerse kendilerine bu pay verilmeye devam edilir. Yani, onlar bu takdirde diğer yoksullar gibi muâmele görürler. Zengin durumda bulunanlara bundan herhangi bir şey verilmez. Bu takdirde humusun tamamı, diğer üç grup olan yetim, miskin ve yolculara dağıtılmak üzere beytülmale konulur.

b) İmam Mâlik`e (Ö. 179 / 795) göre, savaş ganîmetlerinin beşte birinin kimlere dağıtılacağı konusunda İslâm Devlet başkanı takdir yetkisine sahiptir. İsterse, âyette sayılan sınıfların tümüne, dilerse bir bölümüne verebilir.

c) İmam Şâfiî (Ö. 204/819) ve Ahmed bin Hanbel`e (ö. 241 / 855) göre, ganîmetlerin beşte biri, yine Hz. Peygamber (asm) hayatta imiş gibi beş eşit parçaya bölünür. Hz. Peygamber (asm)'e isabet edecek olan pay; toplumun yararı, savaş araç ve gereçleri alımı için harcanır.

İkinci görüşe göre humus, âyet-i kerimede belirtildiği üzere altı hisseye bölünür. Birinci hisse Allah`a aittir ki Peygamberimiz (asm) bunu Kâbe'nin masrafları için ayırıyordu. Geri kalan beş hisse ise yukarıda belirtildiği şekilde taksim edilir. Birinci görüşe göre Allah ve Peygamberin hisseleri bir tek hissedir (Fahruddin er-Razi, Mefatîhu`l-Ğayb, XV, 164/165).

Bu konuda çeşitli hadisler nakledilmiş olup bir tanesi şöyledir: Ubade (r.a) der ki:

Peygamber Efendimiz savaşların birinde bir koyun ağılının yanında askere namaz kıldırıp selâm verdikten sonra ayağa kalktı ve iki parmağının arasına bir yün parçasını alarak şöyle dedi:

"Bu, sizin ganimetlerinizdendir. Benim sizinle birlikte bu ganimetlerde beşte birden (humus) başka bir hissem yoktur. Humus da yine size geri verilmektedir. Binaenaleyh siz de bir ipliği veya dikilmiş bir çaputu yahut bunlardan daha küçük veya daha büyüğünü dahi yerine koyun ve hainlik yapıp (haber vermeden) bir şey almayın. Zira hainlik dünya ve ahirette sahipleri için ayıp (ve rüsvaylık)tır. Allah yolunda yakın ve uzak olan düşmanlarla savaşın ve Allah yolunda kınayıcıların kınamalarına aldırış etmeyin. Hazarda ve seferde Allah'ın koyduğu cezaları infaz edin; Allah yolunda cihad edin; zira cihad, cennet kapılarından büyük bir kapıdır ki Allah sizi onunla üzüntü ve kederden kurtarır." (Ahmed b. Hanbel, 5, 316).

Buhârî, Sahihinde, "İman" kitabının kırkıncı babını humusa ayırarak "Humusu Ödemenin İmandan Olduğuna Dair Bab" şeklinde başlık atmış ve buna dair uzunca bir hadis zikretmiştir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Savaşta elde edilen ganimetlerin dağıtılmasında "müellefe-i kulub" nasıl bir uygulamadır ve bu sebebten dolayı Safvan bin Ümeyye nasıl Müslüman olmuştur?

Huneyn muharebesinde elde edilen ganimet ve esirlerin taksim edilmesi ve Huneyn muharebesinde düşman ordu kumandanı olan Mâlik bin Avf'ın ve Havazin kabilesinin Müslüman olmaları nasıl olmuştur?

Nübüvvetten önce ve sonra Peygamberimiz (asm) maişetini nasıl temin ediyordu; bilgi verir misiniz?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun