Herkesin çevresi, ortamı, ailevi yaşantıları farklı olduğu için, sorumlulukların da eşit olmadığını düşünüyorum. Böyle bir düşünce doğru mudur?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu dünyada herkese verilen imkânlar eşit olmadığı için, sorumluluk da eşit olmaz. Her insanın hayatı müstakil bir eserdir ve dünya kurulduğundan beri, bu eser ilk ve son olarak yazılmıştır. Hâl böyle olunca, insanların her birini içinde bulunduğu bütün şartlarla birlikte düşünmek, başından geçen farklı hâdiselerle ve imtihan edildiği değişik olaylarla beraber nazara almak gerekiyor. Bir insan hakkında vereceğimiz hüküm diğerine ölçü olmuyor. Birisini yükselten aynı hâdise, berikini alçaltabiliyor. Birinin hakkında hayırlı olan, diğeri için şer olabiliyor. Birinin nefret ettiğine bir başkası can atabiliyor.

Herkes kendi şartları içinde bir imtihana tâbi tutuluyor. Önemli olan bu şartların farklılığı değil, bu imtihandan başarıyla çıkmaktır. 

Adaletle eşitlik aynı şey değildir. Eşitlik, iki şeyin her yönden denk olması demektir. Adalet ise, her hak sahibine hakkını vermek ve haksızları cezalandırmak şeklinde tarif edilir.

Her insanın bulunduğu şartlar ve verilen imkanlara göre hesaba çekilecektir. Örneğin İslam dininden habersiz yaşayan bir insan, aklen Allah'ın varlığını bilse -Eş'ariye göre hiç bilmezse- yine bu kişi ehl-i necattır.

Haşir meydanı, hayvanların bile gerek insanlardan ve gerekse birbirilerinden olan haklarının alınacağı, hattâ bir kâfirin Müslüman'da olan hakkının dahi hesaba katılacağı bir yüce adalet divânı olarak insanları beklemektedir.

Hayvanların birbirinde olan küçük haklarını bile, mahiyetini bilemediğimiz hassas bir teraziyle tartan O Âdil-i Mutlak, elbette ki insanları da o mutlak adaletiyle muhakeme edecektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR