Görüş belirten, sünnet düşmanı mı olur?

Tarih: 28.03.2026 - 10:05 | Güncelleme:

Soru Detayı

Hadis tarihi okurken Hz. Ömer'in (ra) bir sözüne denk geldim; "Rey'den sakının. Zira rey ashabı sünnet düşmanıdır. Hadisler onları kör etmiştir, ezberleyemezler." Bunu biraz açar mısınız / açıklar mısınız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Doğru bilgi ve naslara dayalı kıyas ve görüş bildirmek sünnet düşmanlığı değil, ilimsiz ve keyfi yorum yapmak ise yanlış sayılır. Hz. Ömer kendisi de görüşlerini açıklamıştır, onun karşı çıktığı şey, keyfi ve bilgisiz görüşlerdir.

Rey ve Kıyasın Sahâbe Uygulamalarındaki Yeri

Görüş belirtmek veya kıyas yapmak, bir kimseyi “sünnet düşmanı” yapmaz; mesele, bunun nasıl yapıldığıdır.

Hz. Ömer’in “reyden sakının” sözü, düşünmeyi yasaklamak için değil, keyfî ve bilgisiz yorumlara karşı bir uyarı niteliğindedir.

İslam geleneğinde kıyas ve içtihat, başta sahabe olmak üzere bütün büyük alimler tarafından kullanılmış ve dinin anlaşılması için gerekli bir yöntem olarak görülmüştür.

Eleştirilen Reyin Niteliği

Eleştirilen rey şunları içerir:

- Nass (ayet veya hadis) mevcutken ona rağmen kendi görüşünü öne sürmek,

- Yetersiz ilimle, keyfî yorum yapmak,

- Sünneti devre dışı bırakacak hükümler üretmek.

Bu çerçevede alimler reyi ikiye ayırmıştır:

1. Sahih rey: İlme dayalı, naslara uygun kıyas ve içtihat ise kabul edilir.

2. Batıl rey: Keyfî, nassa aykırı veya ideolojik ise reddedilir.

Peygamberimiz (asm) ve Sahâbe Örnekleri

Oruçlu İken Mazmaza Yapmak

Hz. Ömer, oruçlu iken eşini öptüğünde ne yapacağını Hz. Peygamber (asm) Efendimize sormuş; Resulullah ona, “Düşünmez misin? Oruçlu iken mazmaza yapsan ne olur?” diyerek kıyası kullanmasını tavsiye etmiştir (Dârimî, Savm, 21; Ebû Dâvûd, Savm, 33)

Bu, kişisel görüş ve kıyas kullanımının sahih örneklerindendir.

Müellefe-i Kulûba Zekat

Bir terim olarak, müellefe-i kulûb; zekât verilmek suretiyle kalpleri İslâm'a karşı yumuşatılmak, zararsız hale getirilmek veya dinde sebat ettirilmek istenen kimseleri ifade eder.

Hz. Ömer, Hz. Ebu Bekir hilafeti zamanında kaldırılmasını önermiş; Ebu Bekir bunu reddetmiş, ancak Hz. Ömer kendi hilafeti döneminde bu uygulamayı kaldırmıştır. Bu, şahsi içtihadın sahih bir örneğidir. (Kâsânî, Bedâi, 2/42; İbn Rüşd, Bidâyetü'l-müctehid, s. 266)

Boşanma Lafzının Düzenlenmesi

Kuran, boşanmanın bir defada yapılmamasına işaret etse de, halk arasında lafzın gelişigüzel kullanılmasından doğan sorunları önlemek için Hz. Ömer, boşanma lafzının tek defada kullanılmasını üç talak sayacak şekilde düzenlemiştir. (Tahavî, Şerh, II, 32)

Sonuç

Hz. Ömer’in bu uygulamaları, rey ve içtihadın doğru kullanımına örnek teşkil eder.

Sahabe, bilgi ve hikmete dayalı olarak, nass ve sünnetten sapmadan kendi görüşlerini ortaya koymuş; bu durum onları “sünnet düşmanı” yapmaz. Aksine, doğru biçimde düşünmek ve kıyas yapmak, sünneti anlamanın ve uygulamanın bir yolu olarak değerlendirilir.

Eleştirilen ise, ilimden kopuk ve keyfî yorumlardır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun