Ganimet yağma değil midir?

Tarih: 03.11.2020 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Okuduklarıma göre savaşta Müslümanlar kafirlerin savaşsın ya da savaşmasın bütün kafirlerin kadınlarını, çocuklarını, arazilerini, mülklerini alabilirler. Buna izin var.
- Yani sadece savaşan değil savaşmayan kafirin de bütün malına el konuluyor.
- Bu yağma değil de nedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Okuduklarınız eksik ve yanlış.

İslam’da savaş yoluyla bir yer kazanılırsa, fiilen savaşa katılmayanlara ve katılamayacak durumda olanlara, malına ve canına dokunulmaz.

Savaşanlar ile devletin malvarlığı İslam devletine intikal eder, devlet kural olarak bunun beşte birini alır, geri kalanı gazilere dağıtır.

Taşınır mallar dışındaki malvarlıkları, özellikle arazinin gazilere dağıtılmasını sakıncalı görürse devlet bunu dağıtmaz, vergi alarak eski sahiplerinin kullanımına bırakabilir.

Peygamberimiz Efendimiz (asm) ve onun Raşid Halifeleri (r.anhüm) savaşa giden komutanlara ve askerlere “Kadınlara, çocuklara, savaşa katılmayan ve yardımcı olmayan din adamlarına, işinde gücünde olan çiftçilere, çobanlara…” dokunulmamasını, atış yaparken onların hedef alınmamasını emretmişlerdir.

Savaş meydanında bulunan kadınlar ve çocuklar tabii olarak esir edilirler. Esirlere insanca muamele edilir. Daha sonra ne olacaklarına devleti yönetenler karar verirler, ama savaşan erkekler dışında kalanlar öldürülmezler ve köleleştirilmezler.

Bu konularda kabileler arası savaşlarla devletler arası savaşları birbirinden ayırmak gerekir. İkinci alanda genellikle uluslararası antlaşmalara uyulur. Bir misal olarak Fatih’in İstanbul’u fethini alalım:

Bu fetihten sonra savaşanlar dışındaki İstanbul ahalisi ne esir oldu, ne paraları, evleri, dükkanları ellerinden alındı, ne de köle ve cariye oldular.

İstanbul bütünüyle mülk ve yönetim hakkı bakımından Fatih devletin oldu, lakin dediğimiz gibi halkı ganimet muamelesi görmedi.

Fethi anlatan bir kaynakta şu ifade yer almıştır:

“…Nihayet 53 gün süren kuşatmanın ardından 54. gün şehir Türklerin eline geçince Topkapı’dan törenle şehre giren Fatih, At Meydanı’nı geçip Ayasofya önüne geldi ve burada toplanan halka can ve mallarının emniyette olduğunu söyleyerek onları teskin etmeye çalıştı...” [Tarih Dergisi, Sayı 66 (2017 / 2), İstanbul 2017, s. 63-76]

İlave bilgi için bk.:

- Ebû Yusuf, el-Harac, s. 19-25.
- Maverdî, el-Ahkamü’s-sulṭâniyye, Kahire 1973, s. 131-134, 145.
- Muhammed Hamîdullah, İslamda Devlet İdaresi (trc. Kemal Kuşçu), İstanbul 1963, s. 110, 176, 200-204.
- Mustafa Fayda, Hz. Ömer Zamanında Gayr-ı Müslimler, İstanbul 1989, s. 21-22, 26-36.
- Hayreddin Karaman, Ana Hatlarıyla İslam Hukuku, Devletler Hukuku Bölümü.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun