Firavun boğulurken, "Ben de Müslümanlardanım." demişti. Buna göre Hz. Musa'nın dini İslam'dı. O hâlde bu Yahudilik nereden çıktı?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Kur’an Mısır devletinin akıbetinden söz etmez. Fakat, Firavun’un boğulmasından yaklaşık kırk yıl sonra Yahudilerin Mısır’a yerleştiklerinden bahseder.(Bakara, 2/61; Yunus, 10/87). Bu ise, dolayısıyla Firavunların krallık devirlerinin kapandığı anlamına gelir.

- Firavun’un ilgili ifadesi -meal olarak- şöyledir:

"Gerçekten, İsrailoğullarının inandığı Tanrı'dan başka tanrı olmadığına ben de iman ettim. Ben de Müslümanlardanım!"(Yunus, 10/90).

- Burada yer alan “Müslümanlardanım” ifadesi, “Musa’ya ve onun ilahına karşı yaptığım isyanlardan pişmanım.” Ben artık onlara “teslim olanlardanım” anlamına gelir. Yani buradaki Müslümanlık, sözlük anlamıyla kullanılmıştır. Bununla beraber, İslam, bütün semavî dinlerin ortak adıdır.

Kur'an-ı Kerîm'de bununla ilgili pek çok âyet- i kerîme vardır.

Cenâb-ı Hak Nûh (a.s)'a vahyettiği gibi Hz. Muhammed (sav)'e de vahyettiğini bildirmiş (Nisâ, 4/163), Hz İbrahim (as) ve ondan sonra gelen bazı peygamberleri ve mensuplarını "Müslüman" olarak nitelemiştir.

"Bir zaman Rabbi ona: 'İslâm ol' dediğinde, İbrahim: 'Alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum.' demişti."

"İbrahim, İslâm ümmetinden olmayı oğullarına da vasiyet etti. Yakub da onu tavsiye ederek: 'Oğullarım! Allah sizin için bu dini seçti. O halde sizler sadece Müslümanlar olarak can verin.' dedi."

"Yoksa siz Yakub'a ölüm geldiği sırada yanında mı bulunuyordunuz? O zaman o, oğullarına: 'Benden sonra neye tapacaksınız?' demiş, oğulları da: 'Senin ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın ilâhı olan tek ilâha kulluk edeceğiz. Bizler O'na teslim olduk' demişlerdi." (Bakara, 2/131-133).

Şu ayet-i kerîmede peygamberlerin mesajının temelde bir ve aynı olduğu ve bunun da İslâm'dan ibaret bulunduğu şöyle ifade buyurulur:

"Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve torunlarına indirilene, Musa'ya ve İsa'ya verilen ve diğer peygamberlere Rableri tarafından verilene iman ettik. Onlar arasında bir ayının yapmayız, biz de Allah'a teslim olanlarız, deyin." (Bakara, 2/136).

Ancak daha sonra Yahudi ve Hristiyanlık dininin bozulduğu ve mensuplarının şirke düştükleri bir önceki ayette şöyle anlatılır:

"Kitap ehli: 'Yahudi ve Hristiyan olun ki, doğru yolu bulasınız.' dediler. Ey Muhammed! De ki: 'Hayır, biz bâtılı bırakıp hakka yönelen İbrahim'in dinine uyarız O, Allah'a ortak koşanlardan değildi.' " (Bakara, 2/135).

Diğer yandan tesis (üç ilâhı bir sayma) inancının onları küfre düşürdüğü de ifade edilir:

"Gerçekten, 'Allah Meryem'in oğlu İsa'dır.', diyenler kâfir olmuşlardır." (Mâide, 5/72).

"Şüphesiz ki: 'Allah üç ilâhtan biridir.', diyenler, kâfir olmuştur. Oysa tek bir ilâhtan başka hiçbir ilâh yoktur." (Mâide, 5/73).

"Yahudiler, Üzeyr Allah'ın oğludur, Hristiyanlar da İsâ Allah'ın oğludur, dediler. Bu, onların ağızlarında geveledikleri câhilce sözleridir." (Tevbe, 9/30).

Kur'an-ı Kerîm'de Hz. Musa'ya ve Tevrat'a tabi olanlara da "Yahudi", Hz. İsa'ya ve İncil'e tabi olanlara da "Nasrânî" adı verilmiştir. Hz. İbrahim'in temsil ettiği tevhid dini de "Hanîf dîni" olarak isimlendirilir. Diğer yandan İncil, Tevrat veya Zebur'a tabi olanların hepsine birlikte, kutsal kitap sahipleri anlamında "Ehl-i kitap" denilir. Nasrânîlere Hz. İsa'dan çok sonra, Yunanca bir kelime ile "Hristiyanlık" adı verilmiş, mensuplarına da "Hristiyan" denilmiştir.

Cenâb-ı Hak, Hz. Muhammed'in davet ittiği son dine ise özel ad olarak "İslâm" terimini kullanmıştır. Ayetlerde şöyle buyurulur:

"Şüphesiz, Allah katında din İslâm'dır." (Âl-i İmrân, 3/19).

"Eğer seninle mücadele ederlerse, de ki: 'Ben Allah'a yöneldim. Bana tabi olanlar da.'. Kendine kitap verilenlere ve okur yazarlığı olmayanlara, de ki: 'İslâm oldunuz mu?' Eğer Müslüman olurlarsa doğru yolu bulmuş olurlar." (Âl-i İmrân, 3/20).

"Kim, İslâm'dan başka bir din ararsa, onun dini asla kabul edilmeyecektir." (Âl-i İmrân, 3/85).

"Allah, kimi hidayete erdirmek isterse onun gönlünü İslâm'a açar." (En'âm, 6/125).

 Bütün insanlığa hitabeden ve evrensel bir mesaj getiren son tevhid dini, en mükemmel düzeye ulaştırılmıştır.

"Bugün dininizi sizin için ikmâl edip üzerinize nimetimi tamamladım ve din olarak size İslâm'ı seçtim." (Mâide, 5/3).

Kendi devirlerindeki toplum ihtiyaçlarını karşılayan önceki semâvî dinler İslâm'ın gelişiyle yürürlükten kaldırılmış ve İslâm onların da yerini almıştır.

İlave bilgi için tıklayınız:

 İSLAM.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR