Burçların insan karakteri üzerinde tesiri var mıdır?

Soru Detayı
- İnsanların duygularındaki değişiklikler burçlarla alakalı bir şey midir? Mesela, bazen kendisini çok akıllı bazen çok duygulu, bazen de işe yaramaz biri gibi hissediyor. - Bir insan burçların gelecekle ilgili tahminlerine inanmadan, sadece doğum tarihine bakıp "Ben şu burçtanım ve bu burç kişiliğime uyuyor." dese günaha girer mi?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

Meşhur bir Nasreddin Hoca hikayesi vardır:

Hoca ve arkadaşları aşırı soğukların hüküm sürdüğü günlerde bir iddiaya tutuşmuşlar. Arkadaşları o soğuklarda kimsenin tüm bir geceyi dışarıda hiçbir ateş veya ısı kaynağı olmadan geçiremeyeceğini söylerken, Hoca kendisinin bunu yapabileceğini söylemektedir.

Olur, olmaz derken Hoca bir geceyi dışarıda geçireceğini ve bunun karşılığında ise arkadaşlarından bir ziyafet istediğini, yapamadığı takdirde kendisinin ziyafet vereceğini söyler. Bir zaman sonra Hoca hakikaten soğuk bir geceyi dağ başında yalnız geçirir.

Hocanın sağ salim bu işi bitirdiğini gören arkadaşları, gerçekten hiç ateş yakmadan bunu nasıl yaptığını sorarlar. Hoca da karşı dağda bir kulübede yanan bir mum gördüğünü, onu düşünüp içinin ısındığını söyler. Bunun üzerine arkadaşları itiraz eder ve Hocanın karşı dağdaki bir mumla ısındığını ve iddiayı kaybettiğini söyleyerek ziyafet isterler. Hoca baskı karşısında mecburen kabul eder.

Ziyafet günü geldiğinde Hocanın evinde toplanan arkadaşları yemeği beklemeye başlarlar, fakat Hoca sürekli yemeğin pişmekte olduğunu söylediği halde yemek bir türlü gelmez. Sonunda “Şu yemeği bir görelim” deyip kalkıp mutfağa giderler ki, Hoca yemeğin bahçede piştiğini söyleyerek onları ağaca astığı koca bir kazanın yanına götürür. Kazanın metrelerce aşağısında bir mum yanmaktadır. Bunu gören arkadaşları. “Yahu Hoca koca kazan bu soğukta mumla kaynar mı?“ deyince. Hoca “İnsan aynı soğukta karşı dağdaki mumla ısınabiliyorsa, kazan da elbet kaynar.” diyerek onlara derslerini verir.

Yazımın başında bunu anlatmamın sebebi, son zamanlarda popülarite kazanan astroloji konusuna girecek olmam. Aslında güzel düşünülüp güzel sebeplere bağlandığında hiç de kötü bir şey değil astroloji. Ama son zamanlarda bu konunun materyalist felsefeye malzeme yapılıyor olması oldukça üzücüdür. Rabbimizin elbette her şeyi bir sebebe bağlaması gibi, yıldız ve gezegen hareketleri de bir şeyler anlatıyor mutlaka bizlere. Ancak ilk anlattığı gerçek, kainattaki bu muhteşem nizamın bir yaratıcısının mevcudiyeti olmalı. Yani Allah’ın var ve bir olduğunun. Fakat her şey bunu gösterirken, insanlar yıldız ve gezegenlere tapar konuma sürüklenebilmekte, halis niyetlerle işe başlansa bile bir zaman sonra bu şuursuz varlıklara uluhiyet yüklenebilmektedir farkında olmadan.

İnsanın, yaratıldığı ilk günden 21. yüzyılın şu yaşadığımız günlerine kadar sürmüş olan en büyük meşguliyeti kendini tanıma çabası olmuştur. Bazı insanlar doğduğunuz gün ve saate göre sizin hayatınızın kısa bir özetini ve karakter özelliklerinizi verebildiklerini iddia ediyorlar. Böylece de bu “ezelden gelen” merakımız sayesinde epey iyi para kazanıyorlar. Buna sebep olarak da doğduğumuz anda, esas olarak güneşin bulunduğu burç ve diğer bazı burçların ve gezegenlerin konumlarına göre ilgili yıldızlardan bazı ışınların bizi etkilediğini ve özelliklerimizi şekillendirdiğini söylüyorlar. Oldukça da enteresan yaklaşımları var konuya. Meselâ oğlak burcunda olanların keçi gibi inatçı olduğunu ya da yengeç burcundakilerin aynı bu böceğin yürümesi gibi hafifçe yan yürüdüğünü iddia ediyorlar. Bu dediklerimi hemen her astroloji kitabında görebilirsiniz.

Hadi insanları yıldız konumlarına göre tahlil etmek tamam da bu yıldızların oluşturduğu ve sadece bizim açımızdan bakıldığında bazı hayvan vb. şekillere benzetilen takımyıldızların insanlara da bu benzedikleri hayvanın karakterini vermeleri doğrusu pes dedirtiyor. Eğer yıldızlar bizi ışınlarıyla etkiliyorsa, hepimizde en yakın yıldız olan güneşin verdiği karakteristik özelliklerin bulunması gerekiyor. Çünkü eğer güneş ile dünya arasındaki uzaklığı gözünüz ile şu anda okuduğunuz dergi arasındaki mesafe olarak küçültürsek. En yakın yıldız (Proxima Centauri ) Newyork’ta olacaktır. 40 cm. ötenizde yanan bir ateş varken birilerinin Newyork’ta yaktığı ateşin sizi etkilediğini söyleyebilir misiniz? Kaldı ki 12 burcu oluşturan yıldızlar, bahsedilen yıldızdan çok daha uzaktadır. Örneğin yukarıda değindiğimiz en yakın yıldız olan proxima centauri yaklaşık dört ışık yılı uzaktayken, Başak takım yıldızının en parlak üyesi Spica (alpha virginis) 281 ışık yılı uzaklıktadır. Yani Newyork örneğinden yaklaşık yetmiş kat daha uzak.! Bunu aynı ölçeğe koymaya kalksak mesafeler yetmiyor ve yine dünyanın dışına, uzaya çıkmak zorunda kalıyoruz... Bu yine de iyi bir örnek. Bazı burçları oluşturan yıldızların içinde dünyadan binlerce ışık yılı uzakta olanlar bile var. Mesela Kova takımyıldızının en parlak iki üyesi alfa ve beta aquarius (Sadalmelik ve Sadalsuud) sırasıyla 1359 ve 2174 ışıkyılı uzaklıktalar. Bu durumu az önceki örneğe aktarırsak, Newyork’taki ateşi ayın da ötesine taşımak gerekiyor.

Şimdi yazıya niçin Nasreddin Hoca'nın mum hikayesi ile başladığımı anlatabildim mi? Kaldı ki bu hikayedeki kazan-mum ilişkisi, yıldız uzaklıkları ele alındığında çok insaflı kalıyor. Uzaklıklar konusunda bu bilgilerden sonra, şimdi bu konudaki başka yanlışlıklara dikkat çekmek istiyorum.

İnsanların burçları doğum gününde güneşin dünyaya göre bulunduğu veya geçmekte olduğu takımyıldıza göre belirleniyor. Örneğin her yıl Kasım ayının ilk yarısında güneş Akrep takımyıldızında bulunur ve bu günlerde doğanlar akrep burcuna dahil olarak kabul edilirler. Bu kişilerin özelliklerinin bu takımyıldızın etkisinde olduğu kabul edilir. Ancak büyük bir gerçek vardır. Güneşin bir burçta bulunduğu an aslında o burcun dünyaya en uzak olduğu andır. Çünkü söz konusu burcun dünyaya olan ortalama uzaklığına bir güneş dünya mesafesi daha eklenmiş olur. Tabii eğer bir de gece doğduysanız güneşin o anda bulunduğu burçtan gelen ışınların dünyanın tüm toprak kaya ve magma tabakasını delerek size ulaşması lâzımdır. Çünkü güneşin bulunduğu burç güneşle birlikte batar ve gece dünyanın öteki tarafında kalır.! Neyse bu duruma da yükselen burç kavramıyla bir çare bulunmuş.

Fakat burçları oluşturan yıldızlar arasındaki mesafe, çoğu zaman bizim onlara olan uzaklıklarımızdan daha fazla. Bunu şöyle de ifade edebiliriz. İstanbul'dan doğuya bakan bir kişi en yakındaki İzmit ile en uzaktaki Kars ilimiz arasında iki boyutlu ölçekte sadece birkaç metre varmış gibi bir izlenime kapılır, ancak arada bin kilometreden fazla mesafe vardır. Biz de uzaya baktığımızda derinliği algılayamıyoruz. Yanyana duran iki yıldızı birbirinin kapı komşusu zannediyoruz. Ancak aralarında binlerce ışıkyılı mesafe olabiliyor. Belki de biz yakın olan yıldıza komşu zannettiğimiz diğerinden çok daha az uzaklıkta yer alıyoruz. Örneğin Akrep takımyıldızında birbirine çok yakın görünen Antares (Alpha Scorpii) ve Sigma scorpii yıldızları arasında en az 1277 ışık yılı mesafe vardır. Ama bunlardan bize yakın olanı Antares dünyaya 276 ışık yılı uzaklıktadır. Aynı takımyıldıza dahil edilen bu iki yıldızın aralarındaki mesafe bizim yakın olanı ile aramızdaki uzaklıktan dört kat fazladır. Tabi bunu yeni öğreniyoruz. Daha önce bunların uzaklıklarını hesaplama şansımız yoktu. Ama insanlar binlerce yıldır bunları komşu zannediyordu.

Bir büyük yanlışlık ise, geçmişteki şahsiyetlerin burçlarının hesaplanmasında yapılmaktadır. Dünyanın 26.000 (yirmi altı bin) yılda bir tamamladığı bir spin (dönme) hareketi vardır ki, bu yaklaşık her 2.300 (iki bin üç yüz) yılda bir burçların bir kademe ileri kaymasına sebep olur. Yani 1 Ocak 2000 tarihinde doğan bir kişi oğlak burcundadır, ama 1 Ocak M.Ö. 300 yılında doğmuş olan başka bir kişi kova burcunda olmak durumundadır. Yani Hz. İsa 25 Aralık M.Ö 1. yılında doğduğunda Güneş Kova burcundaydı. Fakat bu günkü gökyüzünde 25 Aralık 2000 tarihi Oğlak burcuna denk gelmektedir. Siz bu günkü duruma göre hesap yaparsanız geçmiştekilerin burçları yanlış çıkar ve bu konudaki çoğu istatistik bilgi birikimi yanlışlarla dolu olur.

Gezegenlere gelince Güneş yörüngesinde bugüne kadar keşfedilmiş dokuz gezegenin en büyüğü olan Jüpiteri ele alırsak ,bu gezegenin dünyaya ortalama uzaklığı Güneşinkinin yaklaşık beş katıdır. Güneş dünyadan hacim olarak 1.300.000 kat daha büyükken, Jüpiter, sadece 1.300 (bin üçyüz) kat büyüktür. Ayıca Güneş bir yıldız özelliği gösterirken Jüpiter dev bir gaz topudur. Güneşle Jüpiter arasındaki bu 1000 (bin) katlık farka bir de mesafeyi eklememiz gerekiyor.

Fizikte ışık ve kütleçekim etkileri uzaklığın karesiyle ters orantılı olarak azalır. Yani Güneşe göre bize beş kat daha uzak olan Jüpiter, boyut farkıyla birlikte eğer bir yıldız dahi olsaydı 25.000 (yirmi beş bin) kat daha az etkili olacaktı üzerimizde. Böylece gezegenlerin en büyüğünün dahi ne kadar önemsiz kaldığı ortaya çıkmış oluyor Güneşin yanında.

Zaten bilimsel olarak kendini ispatlamış olan NASA veya ESA gibi büyük merkezlere bakarsanız ki, buralarda astroloji değil astronomi ilmiyle ilgili binlerce çalışma yürütülüyor; kesinlikle yıldızların veya Güneş sisteminin astrolojik özellikleriyle ilgili birilerini bulamazsınız. Çünkü bahsettiğimiz mesafeler ve özellikler oradaki bilim adamlarınca çok iyi bilindiğinden, kimse müspet bilimin üzerinde kavramlarla vakit kaybetmez.

Sonuçta hayatımız üzerinde Rabbimiz'den başka bir tesir sebebi aramak boşunadır. Gaybı Allah’tan başka bilen olmadığı gibi, onun kullarını yaratırken verdiği karakter ve diğer özellikleri de yıldızlardan gelen ışınlara bağlamak da yanlıştır. Dünyada birbirinin eşi iki insan yoktur. Aynı gün, aynı saat, aynı yer ve aynı anneden doğan eş yumurta ikizleri bile çok farklı karakterlere sahip olmaktadır. Kardeşliğin ötesinde bu ikizleri bağlayan genetik yapı da dahil olmak üzere binlerce sebep varken bu ayrılık niye? Eğer karakter ve kaderimize yıldızlar yön verseydi, en azından bunun gibi ikizlerin her özelliğinin aynı olması gerekirdi. Ayrıca insana gerçek mânâda karakter ve diğer hissî özelliklerini veren varlık ruhtur. Ruhlarımız ise yıldızlardan önce yaratılmıştır.

Semada gördüğümüz harikulade düzen Yaratıcısını göstermenin yanında bazı olaylara gerçekten işaret ediyor olabilir. Fakat bu bizim maddi manevî özelliklerimizin kaynağı değil, ama olsa olsa göstergesidir.

İlave bilgi için tıklayınız:

- BURÇ, BURÇLAR, BURÇ FALI    

- Bazı alimlerin, on iki melek on iki burca hükmeder, sözü ne demektir? Astrolojiye dayanarak verilen bilgiler doğru mudur?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorumlar

sehid

Yazdığınız yazı dolayısıyla teşekkür ederim. Bu burç işi bana bir bakıma falı hatırlatıyor. Fal baktıran insanlar, falcının söylediği bir sürü sözün yalnızca bir kelimesi bile doğru çıkınca hemen aaa bu iyi bir falcıymış diyorlar. Burçlarda da diyelim ki bir yay burcu karakterini bakarken kendi karakterine uyan bir kelime görünce aaa gerçektende ben yay burcuyum kardeşim diyor. Aslında güneş bize en yakın yıldızken temsil ettiği burcun yalnızca aslan burcu olması şaşırtıcı. Halbuki güneş bütün insanları ayırt etmeden ısıtmıyor mu. Ruhlarımızın yıldızlardan önce yaratılmış olması bu konuda başka bir soruya yer bırakmıyor. ALLAH RAZI OLSUN.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
mineli

gerçekten doğru Allah razı olsun çünkü eğer bu şekilde huyumuzu yıldızlar belirlese idi cüz i irademiz olmazdı ve hatalarımız için benim bucum bu huyumu değiştiremem derdik ve yaptığımız şeylerden haşa Allahı şuçlamış olurduk.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Anonim

bu yorumlar için çok teşşekür ediyorum...umarım diğer insanlara da yardımcı olur...selametle

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
nurazra

Çok güzel, değerli ve anlamlı sözlerle yazılmış. Teşekkürler verdiğiniz bilgiler için.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
kaya25

Keşke şu yazdığınız gerçekleri herkes okuyabilse. Hergün sabah programlarına çıkıp dakikalarca yorum yapan ve kendilerine astrolog diyen şahıslar da artık başka işlerle meşgul olmak zorunda kalırlardı. Allah razı olsun sizden.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
semiha öztürk

Özellikle benim gibi genç kardeşlerim burç yorumları hakkında çok ilgili. Fakat bunun doğruluğu yada yanlışlığı hakkında tereddüt ediyorlar. Sayenizde onlara da yardımcı olacağım.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
papatyazz

Cevaplari biraz daha kisa tutsaniz gercekten cok sevinecegim cunku buyuk bir merakla actim sayfayi ama yazinin o kadar uzun oldugunu gorunce okuma istegim kalmadi ve de okudugumu da anlamadim.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
pr0f3ssi10all

سلام عليكم

Evet, kısa olabilirdi. Nasreddin Hoca misali ve New York örneği, yıldızların ve Güneş'in yakınlıkları ve te'sir mukayeseleri açısından anlatılması gerekliydi, yani Güneş te'sir etmiyor da oradaki yıldızlar mı te'sir ediyor diye anlatılması lazımdı ama misaller çok verilmiş gibi geldi. 1-2 örnek verip meseleyi "sonuç olarak" diye bağlanılması daha iyi olurdu bence. Detaylı anlatım için de "detaylı örnekler için şuraya tıklayabilirsiniz" diye hâşiye tarzında link verilseydi daha güzel olurdu, diye düşünüyorum. Zaten bir yerden sonra okumayıp, yani sorumun cevabı için satırları atlayıp: "Sonuçta hayatımız üzerinde Rabbimizden başka bir tesir sebebi aramak boşunadır." kısmından devam ettim ve te'sirinin olmadığını anlamış oldum. İkiz doğan çocuklar örneği ve ruhun yıldızlardan önce yaratıldığı hakîkati ikna edici oldu benim gerçekten de. الله razı olsun. Çevremizdeki insanları da aydınlatmak ve bişinçlendirmek dileği ve temennisiyle...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
safnur

bilgi yönünden gercekten cok doyurucu ve kapsamlı şeyler veriyorsunuz..allah razı olsun

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ekorkmaz

bir hadisi şerif paylaşmak istiyorum:
Katade rahimehullah demiştir ki: "Allah bu yıldızları üç şey için yaratmıştır: Onları semanın zineti kıldı, (semaya yükselip haber toplayan) şeytanlara atılacak taşlar kıldı, kendileriyle istikamet tayin edilen alametler kıldı. Kim yıldızlar hakkında başka yorumlar yapmaya kalkarsa hata eder ve nasibini zayi eder. ..." Kütübü Sitte 5759

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
erolkoca

gerçekten çok istifadeli bir cevaptı. teşekkür ediyorum

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
crab58

Bilgileriz beni aydınlattıgı gibi baskalarınada inşallah yansıyacak. Sivastan saygı ve dua ile...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
semihbilal

evet bencede güzel bi cevap olmuş çünkü bende çok ilgilendim zamanında ama çok kör ve başı sonu belli olmayan ve ilgilendikçe insanı içine sürükleyen saçma bişey siz siz olun sakın yıldız haritası filan çıkarttırmayın insanın kafasını çok karıştırıyorlar.Taa ki Kuran-ı kerim mealiyle tanışana kadar ondan sonra bir daha aklıma bile gelmedi . Size hayırlı çalışmalar allah razı olsun.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
heldem

Allah razı olsun teşekkür ederim

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
atakan266

İizninizle birkaç cümlede ben ekleyeyim. Dünyada ortalama 7.5 milyar insan yaşıyor. 12 tane burç olduğundan 7.5 milyarı 12'ye bölsek 625milyon eder. yani ortalama 625milyon kişi aynı burca sahiptir. Bakıyorum burçlarada hergün en az iki tanesinde 'yeni bir aşka yelken açacaksınız' yada 'sağlığınıza biraz daha dikkat edin' gibi şeyler yazıyor. Her gün sadece bir burçtakiler yeni bir aşka yelken açsa 625milyonx2=1,25 milyar kişi her gün yeni bir aşka yelken açmalı yada bi okadar kişi seyahate çıkmalı. Ama maalesef böyle bir şeyin olması imkansızdır. Keşke benim geleceğimi birileri bana bildirsede önceden tedbirli olsaydım ama maalesef insanlarımızı bu tür yazılarla oyalıyorlar.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
.....

Evet yazı çok güzel baştan sona kadar aklım ikna olarak okudum. ...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
cspr_mur

Mükemmel, harikulade, süper bir cevap, Tamamen ikna oldum. Allah ebediyyen razı olsun sizlerden...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
mikail23

Benim kafamda hala soru isaretleri var.Tabiki günlük burç falina bakmak haram ve dinde yeri yoktur.Lakin karakter bakimindan,her burç ta farklilik var.Burçlarda,ates,hava,toprak ve su ile dört gruba ayrilmis.Madem bu gezegenler bosuna yaratilmadi,bunlarin baska baska hikmetleri ve etkileri olamazmi acaba?Marifetname kitabinin son kisminda bunlarin resmi falan çizilmis,ve oniki burçtan bahsediyor.Ruh ise Allahin emrindendir.O konuda fazla bilgi verilmemis.
Bilemiyorum .Allahu alem

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
yangın

ben bir kitaba göz gezdirmişdim erzurumlu ibrahim hakkı hazretlerinin marifetname adlı kitabıydı. orada burçlar hakkında bilgi verilmektedir. Bunları nasıl değerlendirmek gerekir?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
muhammed54

insanın kişisel özelliklerini Allah yaratmıştır herşeyi Allah yaratmıştır bir yıldızdan dolayı benim söyle böyle özelliğim var demek saçmalık yıldızlar böyle bir gücü de yoktur 2. insanın kişisel özellliklerinin bir kısmıda aile ve çevresinden oluşur bugun çoğu gazetelerde burçlara yer ayrılmıştır bu gazetelerde yazılanlar tamamen uydurmadır hiç bir bilimsel yönü yoktur tek amacı gazetenin daha çok satılabilmesi...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
burhan272

insan şu kainat ağacının bir meyvesi olduğundan, elbette ağaçta esaslı olarak bulunan bir madde meyvede de bulunur. yani insan kainatın ahvalinden elbette bir şeyler alır ve kapar. ayrı zamanlarda yaratılan insanların yaratıldıkları ve dünyaya geldikleri zamanla ilşkili vaziyetler göstermesi normaldir. ama burçlar ve yaratıldıkları zamanların kendi iradelerini zorlamadığı bir hakikattir. çünkü, her zamanda doğan insanlar, hem cennete ve hem de cehenneme gidebilirler. hem cimri ve hem de cömert olabilirler. hem şefkatli ve merhametli ve hem de zalim olabilirler. bu noktadan burçların insanın iradesini etkileyen özelliklere sahip olmadıkları rahatlıkla söylenebilir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editör
(ahmet)

Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın ikinci ana eseri Marifetname’dir. Ansiklopedi türündedir; 1757’de yazılmıştır. 1836 ve 1864’te Mısır’da 1868, 1889 ve 1914’te İstanbul’da basılmıştır. Ortalama 600 büyük sayfadır. El yazmaları 2 cilt olup, halen Tillo’da torunlarından Sadettin TOPRAK tarafından muhafaza edilmektedir.

Eser bir önsöz, üç büyük bölüm ve bir sonsöz ihtiva eder. Her bölüm daha alt bölümlere ayrılmıştır. Önsöz tamamen dinidir.

Birinci bölüm Fenn-i Evvel’dir. Allah’ın varlığını, birliğini anlattıktan sonra yalın ve bileşik cisimleri, madenleri, bitkileri ve nihayet insanı anlatır. Sonra geometri, astronomi ve takvim konuları yer alır. Coğrafyaya ait bölümünde 100’den fazla ilin hangi enlem ve boylamda olduğunu göstermiştir. Ayrıca, “Hiçbir çağda yerin döndüğüne inananlar eksik olmamıştır.” demiştir.

İkinci bölümde fenn-i Sani, anatomi, fizyoloji gibi bilimler yer alır. İnsan vücudunu estetik bakımdan da incelemiş, araya beyitler sıkıştırmıştır. Vücut yapısı ile huy arasındaki ilişkiye inanmış ve bunu şiirle anlatmıştır. Bu bölümün sonunda ruha, sağlığa ve ölüme ait geniş bilgi vardır.

Üçüncü bölüm olan fenn-i Salis, dini, ilahi ve felsefi içeriklidir.

Kırk sayfa tutan son bölüm adap diyebiliriz. Öğretimin yol ve yöntemini, öğrencinin üstadına takınacağı tutumu, ana ve babaya karşı saygı ve sevgi, evlenme ve evlenmede aranacak nitelikler, karı-kocanın birbiriyle ilişkileri töresi, çocuklara karşı görevleri, akraba, hizmetçi, komşu, dost, halk ve bilginlerle görüşüp konuşma yolu ve adabı yer alır.

Her eserde yazıldığı döneme ait bazı bilgiler olabilir. Zamanına ait bilgileri o günün şartlarına göre değerlendirmek gerekir. Bu açıdan özellikle üzerinde durduğunuz konuyla ilgili bölümleri herkese tavsiye etmemek gerekir. O, zamanının ulaştığı gökyüzü bilimine ait bilgileri aktarmıştır. Bu bilgileri aktarmış olması, burçların tesiri olduğu ve buna inandığı anlamına gelmez.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Anonim

teşekkür ederim . İnsana gerçek manada karakter ve diğer hissi özelliklerini veren varlık ruhtur.Ruhlarımız ise yıldızlardan önce yaratılmıştır sözü tatmin edici oldu.
Allah razı olsun.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
tamercosgun

Allah razı olsun oldum olası bu masala inanmamışımdır. Arkadaşlar inanın ki bana bütün burcların özellikleri uyyor desem yalan olmaz:) zaten insanın anı anına tutmuyor ki , sen bana ismini söyle ben seninle ilgili her insanda bulunabilecek on şey söyleyim. kesin tutar :) .. vesselam ha benim bu yaptığım ha o insanların yaptığı inanınki aynı, tek fark onlar yaptığı bu işden para kazanıyor olmaları.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
SEXAVET

Allah sizden razı olsun. Çok büyük hizmet veriyorsunuz. Benim kafamdaki cevap da aşağı-yukarı böyleydi. Kafasında tereddütler olan insanların belki çok büyük günahlardan kurtulmasına sebep
oluyorsunuz.

Azerbaycandan selam ve dua ile...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Anonim

ATAKAN KARDEŞİM çok güzel yazmışsın tabiki her insan burca inan maz ama bazı insanlar inanıyor ne yapalım ALLAH ONLARI DOĞRU YOLA ULAŞTIRSIN TABİKİDE BURÇLARA İNANANLARA KAFİR DEMİYORUM BÖYLE BİRŞEY DİYEMEM ZATEN...ALLAH RAZI OLSUN...HERKES HAKKINI HELAL ETSİN

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
zkaptan

burçlara göre haftalık tahminler yapılamaz. ...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
gülşen84

Allah razı olsun, çok tatmin edici, Rabbim tüm müminleri batıldan muhafaza eylesin...Amin...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
bediaa

cevap gercekten cok guzel uzun bır calısmanın urunu oldugu bellı ...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
NUR11

... Günlük, aylık burç yorumlarına zaten inanmam saçma sapan şeyler yazıyor.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
üçharfbeşnokta

doğrusu ben burçlar var mı yok mu anlamadım...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
kartal1444

İnsanlara merak, inad, hırs, aşk... vs duygular verilmiş ama bunların yönlerini ahirete çevirmemiz gerekir. Yoksa dünyadan kilometrelerce ışık yılı uzaklıktaki gezegenler kişinin kaderine yön verdiği elbette düşünülemez. Merakını bu yönlerde kullanan böyle kişileri kuran ve bu asırın tefsirine yönlendirmek gerekir. Çünkü böyle kişiler genelikle zeki ve meraklı insanlardir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
EN ÇOK SORULANLARDAN
UYGULAMALAR