Botoks, mezoterapi işlemlerini uygulamak caiz mi?
Doktor olarak hastanın kendi isteği ile yaptırmak istediği botoks, mezoterapi işlemlerini uygulamak caiz midir? Bu yolla elde edilen maaş helal değil midir? Ben uzman dermatolog olarak çalışmaktayım. Özel hastanede çalışmayı düşünüyorum. Bu kurumlarda gelen hasta botoks, mezoterapi isteği ile geldiğinde geri çevirmek hasta memnuniyetini azaltarak iş kaybına neden olabilecektir. Bu konudaki gözlemim bu konularda fetva veren kişilerin aynı zamanda işin içinde olup fetva verebilecek yetkinlikte de olmaları gerektiği yönündedir. Çünkü gerçekten yapılan işleme vâkıf olunmadan fetva verildiğini düşünüyorum. Örneğin hocalar saç ekimini caiz görürken botoks tedavisini caiz görmüyor. Burada kozmetik bir işlem için hastaya aldırılan riskten bahsediliyor fetvalarda. Fakat saç ekimi işlemi botokstan çok daha riskli bir işlemdir. Komplikasyonları çok daha ağır olabilmektedir. Botoks işlemi yüz kaslarının geçici olarak işlev dışı bırakılarak 6 ay süre ile kasılmasını engelleyerek kırışıklık oluşumunu engellemektedir. Saç ekiminde dökülen saçlar için tedavi verilirken botoksta kırışıklık oluşmaması için işlem yapılmaktadır. Denk geldiğim bir fetvada hoca diyor ki kadın botoks işlemini eşine güzel görünmek için yaptırıyorsa caiz, diğer türlü ise değildir. Bizler doktor olarak bunu hastaya nasıl sorabiliriz? Ben şahsen dolgunun caiz olmadığı kanaatindeyim. Çünkü orada dudak vs. dokular şişirilerek görünüm değişmektedir. Fakat mezoterapide yüzde böyle bir değişiklik olmuyor. Mezoterapi saçın içine veya yüz derisinin için ince uçlu iğnelerle çok sayıda enjeksiyon yapılması işlemidir. Aynı şekilde lazer tedavisi de yüzdeki lekeler için, yaşlanma karşıtı olarak yüzünde hiçbir şey olmayan kişilere de kullanılabilmektedir. Dermatoloji bölümünde tıbbi tedavinin bir parçası olarak bu tarz kozmetik işlemler yoğun yer kaplamaktadır. Takvalı olmaya çalışan bir Müslüman doktor olarak bu konuda ne yapmam gerekir? Etrafımda gördüğüm birçok mütedeyyin, tesettürlü dermatologlar dolgu dahil her türlü kozmetik işlemi uygulamaktadır. Bu konuda yol göstermenizi rica ediyorum.
Değerli kardeşimiz,
Genç yaşında saçı dökülmüş bir şahıs, burnu eğri veya haddinden ziyade büyük olan bir kişi… bunlardan dolayı rahatsızlık hissediyor, psikolojik sıkıntı duyuyorsa estetikle, ekim ile (bunlar sağlığa zarar vermemek şartıyla) normalleştirmek caizdir.
Soruda bahsettiğiniz işlemleri de –caiz olanı- kadın kadına erkek erkeğe yapabilir. Caiz olabilmesi için de 1. Sağlığa zarar vermemesi, 2. Meşru bir sebep bulunması gerekir.
Detaya gelince:
Sorunuzda dikkat çektiğiniz nokta önemlidir. Gerçekten de estetik ve dermatolojik işlemler hakkında hüküm verilirken, işlemin tıbbî mahiyetinin doğru anlaşılması gerekir. Aynı isim altında yapılan uygulamalar bile amaç, risk ve sonuç bakımından birbirinden farklı olabilir.
Genel fıkhî ölçü şudur: Bir işlem tedavi amacı taşıyorsa veya kişinin normal kabul edilen görünümünü geri kazandırıyorsa, sağlığa ciddi zarar vermemek şartıyla caiz görülmüştür. Genç yaşta saç dökülmesi, belirgin bir deformite, hastalık veya kaza sonucu oluşan görünüm bozuklukları bu kapsamdadır.
Bu sebeple saç ekimi, yanık izi tedavisi, bazı lazer uygulamaları ve benzeri işlemler birçok âlim tarafından tedavi kapsamında değerlendirilmiştir.
Botoks, mezoterapi ve benzeri uygulamalarda ise hüküm, işlemin adına değil amacına bağlıdır:
Tedavi amacıyla uygulanıyorsa (örneğin aşırı terleme, bazı kas spazmları, yara izi veya tıbbî bir problemin giderilmesi gibi), tedaviye girer ve caizdir.
Kişide belirgin bir kusur, deformite veya ciddi psikolojik rahatsızlık oluşturan bir durumun düzeltilmesi amacıyla yapılıyorsa yine caizdir.
Sadece mevcut görünümü değiştirmek, daha genç veya daha farklı görünmek amacıyla ve meşru bir ihtiyaç bulunmadan yapılan uygulamalar ise helal olmaz.
Doktor açısından bakıldığında ise siz hastanın niyetini sorgulamakla yükümlü değilsiniz. "Eşine güzel görünmek için mi yaptırıyor, başka bir sebeple mi yaptırıyor?" gibi kalbî niyetleri araştırmanız mümkün olmadığı gibi meslekî göreviniz de değildir. Siz, işlemin tıbbî niteliğini, fayda-zarar dengesini ve etik yönünü değerlendirirsiniz.
Bu sebeple bir dermatolog olarak, sağlığa makul ölçülerin üzerinde zarar vermeyen, tıbbî ve etik standartlara uygun olan, tedavi veya makul bir düzeltme amacı taşıyan işlemleri yapmanızda dinen bir sakınca olmadığı söylenebilir.
Buna karşılık, sırf aşırı güzelleşme, gösteriş veya kişinin bedenini sürekli değiştirme arzusuna hizmet eden uygulamalardan uzak durmak gerekir.
Sonuç olarak, özel hastanede çalışmanız, botoks veya mezoterapi uygulamanız tek başına kazancınızı haram yapmaz. Esas ölçü, yapılan işlemin meşru bir sebebe dayanması ve hastaya zarar vermemesidir.
Bu şartlar bulunduğunda, kadının kadına ve erkeğin erkeğe yaptığı bu tür uygulamalardan elde edilen ücret de helaldir.
Bununla birlikte şüpheli gördüğünüz alanlarda daha ihtiyatlı davranmanız ve meslekî vicdanınızın rahat ettiği uygulamalara yönelmeniz takvaya daha uygun olacaktır.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet