Bir beldeye gidince oranın soğanından yiyin sözü hadis mi?
Hz. Muaviye'nin bildirdiği bir hadis-i şerifte “Bir yere gidince, ilk evvela oranın fahâsından yiyene oradakiler zarar vermez" buyurulmuştur. (Mefâtihü'l-Cinân Şerhi Şir'atü'l-İslâm, s.381)
Bu eserde böyle bir bilgi var mı, detaylı bilgi verirseniz memnun olurum.
Değerli kardeşimiz,
Öncelikle belirtelim ki, bu anlamda Peygamber Efendimize (asm) ait sahih bir hadis tespit edemedik. Bazı dil, tarih ve ilmihal kitaplarında bu söz Hz. Muâviye'ye nispet edilmekteyse de, bu nispeti sahih bir senetle doğrulayan bir kaynağa ulaşamadık.
Bazı müelliflerin "hadiste vardır" şeklindeki ifadeleri ise, bunu merfu (Peygamberimize ait) hadis olarak değil, sahabi sözü anlamındaki mevkuf bir hadis olarak değerlendirmiş olmalarından kaynaklanmış olabilir.
Bu kısa bilgiden sonra detaya gelince:
Hadis kaynaklarını incelediğimizde, “Bir beldeye gidince oranın soğanından yiyin, o beldenin suyu size zarar vermez.” şeklinde Peygamber Efendimize (asm) ait sahih bir hadis tespit edemedik.
Bir ilmihal ve nasihat kitabı olan “Mefâtîhu’l-Cinân Şerhu Şir‘atü’l-İslâm” adlı eserde ise bu anlamda bir rivayet nakledilmektedir. Ancak burada rivayet, kaynağı ve senedi belirtilmeden “hadiste vardır ki” şeklinde aktarılmaktadır.
Eserde şu açıklamalar yer almaktadır:
“Bir beldenin fahâsından (فحا) yiyen kimseye, o beldenin suyu zarar vermez.”
Ardından “fahâ” kelimesi açıklanarak bununla “soğanın” kastedildiği ifade edilir. Nitekim es-Sıhâh adlı lugat kitabında da bu şekilde açıklandığı belirtilir.
Müellif ise kelimeyi daha geniş bir anlamda ele alarak: “Yani o beldenin fûmundan (فومها)” demiştir. Buradaki “fûm” kelimesiyle “sarımsak” kastedilmektedir. Bazı dil âlimleri ise bu kelimenin Şam lehçesinde “nohut” anlamına geldiğini belirtmişlerdir.
Aynı yerde, bunun tencereye katılan baharat ve çeşniler, karabiber, kimyon ve benzeri şeyler, bazılarına göre ise soğan anlamında kullanıldığı ifade edilir. Ayrıca burada, insanların severek yediği nane, kereviz, pırasa gibi bazı sebzelerin de bu kapsamda değerlendirilebileceği belirtilir. (1)
İbnü’l-Esîr فحا (fahâ) kelimesini açıklarken aynı rivayeti nakleder, ardından kelimenin anlamını açıklar:
“Fahâ; tencereye konulan baharat ve çeşni maddeleridir. Karabiber, kimyon ve benzeri şeyler buna dahildir. Bazıları ise bununla soğanın kastedildiğini söylemiştir.”
Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur: İbnü’l-Esîr bu rivayeti naklederken hadisin sıhhat değerlendirmesini yapmamakta, sadece “fahâ” kelimesinin anlamını açıklamaktadır. Ayrıca kelimenin kesin olarak “soğan” anlamına geldiğini değil, bunun bir görüş olduğunu belirtmektedir. (2)
Benzer açıklamayı İbn Manzur da yapar.
“Fahâ ve fihâ, tencereye katılan baharatlardır. Karabiber, kimyon ve benzeri şeyler buna dahildir. Bazıları ise bununla soğanın kastedildiğini söylemiştir. Hadiste: ‘Kim bizim beldemizin fahâsından yerse, o beldenin suyu ona zarar vermez.’ denilmiştir.” şeklinde bilgi verilir. (3)
Ayrıca bazı dil ve tarih kaynaklarında, Hz. Muaviye’nin kendisine gelen bir topluluğa soğan ikram ettiği ve: “Bizim beldemizin fahâsından yiyin. Çünkü bir topluluk bir beldenin fahâsından yerse, o beldenin suyu onlara pek az zarar verir.” dediği nakledilmiştir. (4)
Bu sözün bir hikmeti olabilir mi?
Her ne kadar bu rivayet hadis olarak sabit olmasa da, ifade ettiği anlamın tamamen hikmetsiz olduğu söylenemez.
Eski dönemlerde insanlar yeni bir bölgeye gittiklerinde, o yerin iklimine, suyuna ve beslenme şartlarına alışmaları için o bölgede yetişen yiyeceklerden yemeyi tavsiye etmişlerdir.
Soğan ve benzeri bazı bitkilerin de sağlık açısından faydaları bulunduğu bilinmektedir. Bu sebeple eski toplumlarda, kişinin bulunduğu yerin yiyeceklerinden tüketmesinin bünyenin alışmasına yardımcı olacağı düşünülmüş olabilir.
Ancak bir sözün anlamlı veya hikmetli olması, onun mutlaka Peygamber Efendimize (asm) ait bir hadis olduğu anlamına gelmez.
Kaynak:
1) Mefâtîhu'l-Cinân Şerhi Şir'atü'l-İslâm, s. 446-447.
2) en-Nihâye fî Garîbi’l-Hadîs ve’l-Eser, 3/418.
3) Lisanü’l-arab, Feha md.
4) İbn Kuteybe ed-Dîneverî, Uyûnü’l-Ahbâr, Kitâbü’t-Ta‘âm bölümü; İbn Manzûr, Lisânü’l-Arab, Feha md.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Ahbaşiler kim, inançları nasıl?
- Allah ve Resûlü'nün Tavsiye Ettiği Gıdalar
- Soğan ve sarımsak yemek mekruh mudur?
- İkindiden sonra uyuyan çocuklar, düşük zekalı mı olur?
- İSTİHARE NE DEMEKTİR?
- İSTİHARE NE DEMEKTİR?
- Peygamberimizin ikindi vakti uyuması hakkında bilgi verir misiniz?
- Şiratü'l-İslam kitabı hakkında bilgi verir misiniz?
- Eski hurma ile yeni hurma birlikte yenmelidir, zira şeytan buna kızar, sözü hadis midir?
- KUTUPLARDA NAMAZ VAKİLERİ