Bakara Suresi 144. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
Değerli kardeşimiz,
Bakara Suresi
144. Ayetin Aslı
قَدْ نَرٰى تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِي السَّمَٓاءِۚ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضٰيهَاۖ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِؕ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُؕ وَاِنَّ الَّذٖينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ لَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْؕ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ ﴿١٤٤
Meali
﴾144﴿ Biz senin, yüzünü göğe doğru çevirdiğini elbette görüyoruz. İşte şimdi kesin olarak seni memnun olacağın kıbleye döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Harâm tarafına çevir; nerede olursanız olun yüzünüzü o yöne çevirin. Kuşku yok ki kendilerine kitap verilenler bunun rablerinden gelmiş bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir.
Tefsiri
Kâbe üç büyük dinin temsilcisi olan peygamberlerin atası ve tevhid inancının öncüsü durumundaki Hz. İbrâhim (as) tarafından bir mâbed olarak inşa edilmişti; dolayısıyla kıble olmaya en lâyık mekân da burasıydı. Kâbe kıble olarak benimsenmekle, bütün Müslümanların bir olan Allah’a karşı ifa ettikleri en yüce ibadet sayılan namazda yönelecekleri bir tevhid odağı haline gelecekti.
Bundan sonra sıra, –o dönemde henüz müşriklerin put evi olarak kullandıkları– bu kutsal mekânın putlardan arındırılmasına, böylece –ilk kuruluşunda olduğu gibi– her yönüyle tevhidin merkezi ve sembolü hüviyetine yeniden kavuşmasına gelecekti. Ayrıca Müslümanların Kudüs’e doğru namaz kılmaları muhtemelen Yahudileri de şımartıyordu (bk. Râzî, IV, 109).
Halbuki İslâm, eski kitâbî dinlerdeki evrensel doğruları devam ettirmekle birlikte, hiçbir eski geleneğin taklidi olmayan, yepyeni ve insanlık onuruna en uygun değerler getiren bir sistemdi. Yozlaştırılmış bir dinin mensupları olan Yahudileri taklit ediyor gibi görünmek her halde Hz. Peygamber (asm)’i rahatsız ediyordu. Kısaca Kâbe’nin kıble yapılması hem dinî hem de siyasî bakımdan büyük önem taşıyordu. Bütün bu sebeplerden dolayı Resûlullah Allah’a yalvarıyor, içinde doğup büyüdüğü, fakat zorla terketmek durumunda bırakıldığı kutsal Mekke’deki Kâbe’nin kıble olmasını diliyordu. Nihayet yüce Allah,
“İşte şimdi kesin olarak seni memnun olacağın kıbleye döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Harâm tarafına çevir; nerede olursanız olun yüzünüzü o yöne çevirin”
buyruğu ile resulünün bu özlemini gerçekleştirdi ve artık bu âyetin indiği andan itibaren Müslümanların, Kâbe’nin de içinde bulunduğu Mescid-i Harâm’a yönelerek namaz kılmaları farz oldu.
Ağırlıklı görüşe göre Ehl-i kitabın, bazı müfessirlere göre onların din adamları ve âlimlerinin de bildiği ifade edilen “gerçek”ten maksat, kıblenin değiştirilmesiyle ilgili hükümdür. Onların Kâbe’nin kıble yapılmasının isabetli olduğunu nereden bildikleri hususunda değişik görüşler ileri sürülmüştür (bk. Râzî, IV, 123).
İbn Atıyye bu hususta şöyle demektedir:
“Yahudiler ve Hristiyanlar Kâbe’nin, ümmetlerin imamı İbrâhim’in kıblesi olduğunu, dolayısıyla –kendi kitaplarından da hakkında bilgi edindikleri– Hz. Muhammed (asm)’e uyarak Kâbe’ye yönelmenin herkes için görev olduğunu biliyorlardı.” (I, 222).
Buna rağmen kıble değişikliğini tepkiyle karşılayarak yanlış bir iş yapmışlardır. Âyetin sonundaki “Allah onların yaptıklarından habersiz değildir” cümlesi, Ehl-i kitabın bu yanlış tutumlarıyla ilgili bir uyarı ve tehdit anlamı taşımaktadır.
Kaynak: bk. DİB., Kur'an Yolu Meal ve Tefsir, I, 231-232.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Bakara 144. ayet Allah'ın gökte olduğuna dair bir delil değil mi?
- İslamın ilk 150 yılındaki camiler kıble olarak Kabeyi değil, Petra diye bir şehri gösterdiği iddiası doğru mu?
- Bakara Suresi 149 ve 150. ayetlerin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- MESCİD-İ HARÂM
- Kıblede hata ettiğini fark eden kimse namazda iken yönünü değiştirebilir mi?
- Âl-i İmrân Suresi 96. ayetin aslı, meali ve tefsiri nedir?
- Kâbe'nin örtüsü niçin siyahtır? Bu örtüye hangi sure ve ayetler yazılmaktadır?
- Hicretten önce kıblenin yönü hangi tarafa idi?
- Kıbleye yönelişte, kırk beş derecelik açı hatası namazı bozar mı? Kıble sapması olduğu bilinen camilerde kılınan namazlar geçerli midir?
- Mescid-i Aksa’yı kıble edinme emri Kur’an’da var mı?- Hadis Savunması 14