Atomların bilinci yok yaratıcı var görüşüne karşı çıkan görüşe nasıl cevap verilir?

Tarih: 06.04.2020 - 13:20 | Güncelleme:

Soru Detayı

Bu soru ilk etapta muazzam kilit bir detayı soruyormuş gibi gelse de, aslında çok temel bir mantık safsatası olan parça/bütün safsatası dediğimiz bir safsataya düşmektedir. Bu, basitçe şu gerçeği söyler: Bir bütünün bir şeyi yapabilmesi için, parçalarının her birinin o şeyi yapabilmesi gerekmemektedir. Mesela bir arabanın pistonları kendi başlarına ileri gidemezler; ancak arabanın tamamı "ileri gitme" işini yapabilir. Atomlar ve bilinç için de aynı şey geçerlidir. Hatta atomlar ile her şey için aynı şey geçerlidir: Hiçbir atomun sertliği de yoktur; ancak metal serttir. Hiçbir atomun kokusu yoktur.
Ancak atomların bilinci yok yaratıcı var görüşüne karşı çıkan görüşe nasıl cevap verilir?
Hiçbir atomun bilinci yoktur; ama canlıların bilinci vardır.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bilincin nasıl meydana gelmekte olduğu hususunda bilim dünyası açıklayıcı bir sonuç bulamamıştır.

Kimi teorilere göre bilinç sinir sistemi ve beynin toplam etkinliğinden ibarettir. Yine diğer bir teoriye göre de bilinç beyin ve sinir sistemimizin atom altı dünya ile olan tespit edemediğimiz etkinliğinden kaynaklanmaktadır. Bir diğer teoriye göre bilinç bizim antropolojik geçmişimizin hafızamıza kayıt ettiği kültürel birikimin kullanımından ibarettir. Bir diğer yaklaşımda ise bilinç, bizim duyu organlarımız aracılığı ile elde ettiğimiz bilgilerin işlenerek aşkınlaştırılmasından meydana gelen kozmik bir alandır.

Görüleceği gibi henüz bilincin ne olduğuna dair tatmin edici ve ispatlanabilmiş bir teori ya da açıklama söz konusu değildir.

Atomların toplam hareketinden bilinç açığa çıkmaktadır görüşü de böylesi sıradan bir teori denemesidir.

Beynin karmaşık ve kapsamlı etkinliği böylesi basite indirgenmiş teorilerin konusu olamayacak kadar geniştir.

Bilinç olgusunda duyumlar, hafıza, yaşantısallık, zaman, çevre, toplum, psikolojik durum, kozmik bağlantı, kuantum hareketliliği, makro fiziksel çevrim, genetik, epigenomi, bilinç altı, idealler, inançlar ve madde ötesi alem gibi bilinen pek çok etki aynı anda geçerli olduğu gibi henüz bilemediğimiz diğer olgular da etkendir.

Bu nedenle yeryüzünde insanda açığa çıkan bilincin tüm alemle ilişkisi vardır.

Açığa çıkan bu bilincin tüm kainatı kendisi için idrak edebiliyor olması, tüm kainatı bir düzen ve ahenk içinde değerlendiriyor olması, kendisi ve diğer varlıklar için amaç ve gayeler düşünebilmesi, varlıklar arasında benzerlik ve farklılık özelliklerini tespit ederek akıl yürütme ve mantık işlemine sahip olması, sonsuzluk boyutuna sahip olması, sevgi-nefret gibi zıt değerli duygulara sahip olması ve tüm bunların üstünde kendisini kapsayamayacağı ancak var olduğunu bilebileceği mutlak bir yaratıcının mevcudiyeti düşüncesine zorunlu olarak sahip oluşu, tüm evreni yaratan yüce Mevla’nın bilinci de yarattığını göstermektedir. Bari-i zül celal bilinci farklı derecelerde var etmiştir.

Hayvanlar ve bitkilerde kendilerine göre dereceleri olduğu gibi, atomlar ve atom altı dünyadaki parçacıklarda da farklı seviyelerde bilinç tezahürü mevcuttur.

Atomlarda ya da atom-altı dünyada sadece pozitron elektron dengeleniminin sürekli elektron lehine dönüşmesi ve bu sayede varlık alanının açılması ya da elektron ile proton arasındaki kütle oranlarına dayalı mesafenin korunan uzaklığı sayesinde bizim var oluşumuzu da garanti eden mekânsal büyüklük oranlarına bakılsa bile bu küçücük boyutta kendisinden çok sonraki tüm aşamaları gözeten bir bilinç tezahürüne şahit oluruz.

Bu bilinç tezahürünü sonsuz bir zaman aralığında her yöne hareketi olası enerji parçacıklarına vermek ise onların her birini tüm evreni ve fiziksel işlevlerini bilecek bir konumda kabul etmek demektir.

Bu ise böylesi muazzam bir bilgi verisini ayrıca taşımalarını gerektirir.

Bu ise fiziken mümkün değildir.

Ortada sadece yalın enerji salınımları ve görece yoğunlaşmalarından doğan manyetik alanlar vardır.

O halde bu parçacık ve alanlar üzerinde bir başka bilinç tezahür etmektedir ve onları yaptığı büyük işte dilediği yönde kullanmaktadır.

Nihai sonuç olarak insan bilincinde açığa çıkan bir yaratıcının ve alemi var eden mutlak bir kudret sahibinin varlığına yönelik sezgisel bilgi, bu bilinçli yaratma sürecinin sahibini gösterir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun