Allah onların canlarının kafir olarak çıkmasını ister, ne demektir?

Tarih: 30.12.2016 - 02:40 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Tevbe suresi 85. ayeti nde "Allah onların canlarının kafir olarak çıkmasını ister " diye bahsediliyor bu ayetin açıklaması nedir ?
- Yani Allah bir insanın her türlü kurtuluşa ermesini istemez mi?
- Allah’tan başka kimse birisini hidayete erdiremez bu ancak Allah’ın istemesiyle olacak bir şey ya, Allah neden bazı insanların kafir olarak ölmesini ister ki? Onlar kafir olarak öldüğünde başlarına ne geleceğini en iyi O biliyor.
- Yani kısacası neden bazı insanlar Allah’ın hidayetinden nasibini alamıyor bunu ne belirliyor?
- Bir insanın Allah a yaklaşması Onun istemesiyle ve tabi ki izniyle olur mesela benim Allah’a yakın olup onun sınırlarını çiğnemekten sakınmam Allah’ın nasip ettiği bir şey benim kazandığım kendim elde ettiğim bir şey değil. Dolayısıyla Allah’a uzak olup onunla çok alakadar hayatı olmayan insanların da o halde olması Allah’ın istediği ve izin verdiği bir şey oluyor.
- İşte sorum:
- Neden Allah bazılarının kendisini bulup o yolda ilerlemesini isterken bazılarının böyle yapmasını istemiyor?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Bu ayetin tefsiriyle ilgili, ondan fazla kaynağa baktık. Ancak birçoğu sorumuza cevap teşkil edecek bir beyana yer vermemiştir. Bazılarında açıkça, Allah’ın onların dünyada da ahirette azaplarını istediğini bildirmiştir.

- Bizim bu ayetin tefsiri hakkında iki açıdan bir mütalaamız olacaktır:

a) Bu mesele, bir kader meselesidir. Kader konusunda şunu biliyoruz ki, Allah’ın iradesi ile kulların iradesi çelişmez. Çünkü, Allah âdil bir imtihanın tahakkuk etmesi için, kulun cüzi iradesini -bir şart gibi- esas almış, kendi külli iradesini ise bu cüzi iradeye tabi kılmıştır.

Kur'an’da bazen azamet ve gerçek söz sahibi olduğunu vurgulamak için yalnız Allah’ın iradesine yer verilir. Bazen de kulun mesuliyetinin önemi nazara vermek için onun cüzi iradesine vurgu yapılır.

Allah’ın iradesine vurgu yapıldığı yerde kulun iradesi de zımnen vardır. Kulun iradesine yer verildiği zaman da orada Allah’ın iradesi zımnen vardır. Çünkü, bu her iki iradenin de -imtihan işi olan her yerde- birlikte bulunacağına dair bilgiler -açıktan veya işari olarak- Kur'an’da oldukça fazladır.

Buna göre, Hz. Peygamberi (asm) ve müminleri teselli etmek ve doğru yola irşat etmek için, söz konusu münafıklara verilen mal-mülkün, çocukların varlık sebebi Allah’ın onları rahat ettirmek için değil, dünya malıyla meşgul olmakla sıkıntı çekmeleri içindir.

Bu sebeple ayette yalnız Allah’ın iradesinin hükümranlığı nazara verilmiştir.

Fakat onların küfürle ilgili iradeleri de kesinlikle zımnen ayette mevcuttur.

Mesela: Bakara suresinin son ayetinde yer alan “İnsanın işlediği iyilikler onun lehine, işlediği kötülükler de onun aleyhinedir.” mealindeki ifadesinde yalnız insanın iradesine vurgu yapılmıştır. Çünkü bu makam onu gerektirir.

Soruda söz konusu edilen ayette ise Allah’ın iradesi nazara verilmiştir. Çünkü bu makam böyle ister.

b) Ayete şöyle bir yorum getirmek de Arapça kaidelerine ve İslam’ın ruhuna aykırı değildir:

Genel ve yaygın olarak verilen “Onların ne malları ne de evlatları seni imrendirmesin. Çünkü Allah bunlarla onlara dünyada sıkıntı ve azap çektirmek istemekte ve canlarının kâfir olarak çıkmasını dilemektedir.” şeklindeki meali şöyle de yapılabilir:

“Çünkü Allah bunlarla (mal ve evlatla) onlara dünyada sıkıntı ve azap çektirmek istemektedir. Ve sonunda da onlar kâfir olarak can vereceklerdir.”

Bu mealde: Son cümle iradeye bağlanmadan açıklanmıştır.

Bu yorum yabana atılacak türden olmadığını düşünüyoruz. Çünkü bu şekilde olduğu takdirde, “o münafıklar hayatları boyunca yanlış kullandıkları iradeleri doğrultusunda küfür üzerinde ölecekleri” anlaşılmış olur.

“Allah kulları için küfre (kâfir olmalarına) razı değildir.” (Zümer, 39/7)

mealindeki ayette bu konu çok net bir şekilde açıklanmıştır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun