"Âlimin mürekkebi, şehidin kanından ağır gelecek." Burada hangi âlim söz konusu?

Soru Detayı

- Hangi ilimleri öğrenmek ibadet sevabı kazandırır?

- "Bir saat ilim öğrenmek veya öğretmek bütün gece nafile ibadet yapmaktan daha hayırlıdır." diye ya da bu sözlere benzer bir hadis var mıdır?

Eğer varsa burada dini bilgiler mi yoksa fen bilgileri, matematik gibi bilgiler mi söylenmek istenmiştir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

"Kıyamet gününde âlimlerin mürekkebi ile şehitlerin kanı tartılır, âlimlerin mürekkebi şehitlerin kanından ağır gelir." (Suyûti, el Câmiu’s Sağir, nr 10026; İbn Abdilberr, Câmiu Beyâni’l- İlm, nr. 139)

İlmin şerefi, Allah’ı tanıtma göreviyle paralel artar veya eksilir. Tefsir, hadis, fıkıh gibi doğrudan Allah’ın marifetini, hoşnutluğunu, emir ve yasaklarını ders veren ilimlerin bir önceliği olsa gerektir.

Bununla beraber, fizik, kimya, astronomi, tıp bilimleri de insanı Allah’a götüren, ona karşı hayranlığı, sevgi ve saygıyı artıran malzemelerle doludur. Bu sebeple, hangi alim olursa olsun, ilmini Allah’ın hoşnut olduğu bir dairede kullanıyorsa, bu hadisin müjdesine dahildir.

Bu hadis-i şerif, ilmin ve alimin değerine işaret eden pek çok nebevi haberden biridir.

Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz bu hadis-i şerifte alimlik mertebesini, son derece yüksek bir manevi mertebe olan şehitlikle mukayese buyurmakta, âlimin üstünlüğünü açıklamaktadır.

Ayet-i Kerimelerden ve hadis-i şeriflerden öğreniyoruz ki, şehitlik en imrenilecek mertebelerin başında gelir. Şehit kişi Allah yolunda canını feda etmiş, Rabbi de onu ebedi dirilikle ve cennetle rızıklandırmıştır. Âlime gelince, o da Cenab-ı Hakk’ın kulları üzerindeki haklarını öğretmiş, doğru yolu bildirmiş, ebedi saadete giden yolda insanlara ışık tutmuştur.

Hz. Peygamber (s.a.v)  Efendimiz şehit kanıyla âlim mürekkebini  ve bu ikisinin birbiriyle tartılmasını mecaz olarak ifade buyurmuş, böylece ilmin ve âlimin manevi üstünlüğünü unutulmayacak şekilde anlatmıştır.

İlim denilince akla gelen ilk şey Allah'a ve iman esaslarına dair olan ilimlerdir. Bu nedenle İmamı Azam iman esaslarını anlattığı kitabına “en büyü fıkıh” demiştir.

Bir Müslümanın, iyi bir niyetle yaptığı çalışmalar da ibadet hükmüne geçer. Nasıl ki bir maya, süte girince tamamını yoğurda çevirir. İman ve ibadet mayasını, çalıştığı ve okuduğu işin içine atan birisi de, o işini ve çalışmasını ibadete çevirebilir. Bundan dolayı iyi niyet, iman ve ibadetle geçirilmiş bir ömürdeki bütün çalışmalar ibadet olarak sayılabilir.

“Her çekirdek bir ağaçtır.” sözü doğrudur. Ancak her çekirdek bir ağacın programını taşıdığı halde şartlarına uyarak ekilmezse ağaç olamaz. Bunun gibi her ilimde insanı Allah'a götüren ve günahlarının silinmesine sebep olan bir sır vardır. Ancak çekirdek gibi olan bu sırrın açılması için de bazı şartlar lazımdır. İman, ibadet, niyet ve haramlardan sakınma gibi şartları yerine getiren onu ağaç gibi açacaktır.

Bir avizeye değer veren onun elektriğidir. Elektriği olmayan altın bir avize sizi karanlıktan kurtaramaz. Bunun gibi çalışmalarımız ve insanlığa olan faydalarımız bir avizedir. Onu aydınlatan ve nurlandıran ise iman, niyet ve ibadettir.

İlave bilgi için tıklayınız:

İlimle bilim arasındaki fark nedir?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun