Açılıp kapanan sonsuz evren modeli ispatlanabilir mi?

Tarih: 16.03.2016 - 06:35 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Açılıp kapanan sonsuz evren modeli, salınım yapan evren modeli, deneyle ispatlanabilir mi?
- Yoksa Yalan mıdır bu iddialar?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bir yaratıcının varlığını ve ezeli oluşunu akıllarına sığdıramayan materyalist felsefe taraftarları, maddenin ezeliyetini kabul ederek ona sonsuzluk isnat etmektedirler.

Onlara göre madde ezelden beri vardır. Yani maddenin var olmasında bir başlangıç noktası yoktur. Dolayısıyla sonu da olmamalıdır.

Aslında bu görüş yeni de değildir. Milattan önceki devirlere kadar uzanmaktadır. Bu görüşü savunanların başında Demokritos (MÖ 460-370), Leukippos (MÖ 500-440), Epikür (MÖ 341-270) ve Lukretius (MÖ 98-55) gelir. Bunlar maddenin atomlardan meydana geldiğini ve atomların ezelden beri var olduğunu ve yok edilemeyeceğini savunan ateist ve materyalist bir felsefeye sahiptirler.

Bu düşünce tarzıyla kâinatın ortaya çıkışını açıklamak için farklı modeller geliştirilmiştir. İşte bu görüşlerden birisi de Pulsatif kâinat modelidir.

Friedmann-Lemaitre, varlıkların ortaya çıkışıyla alakalı “Pulsatif Kâinat Modeli”ni ileri sürmüşlerdir. “Genişleyip büzülen kâinat modeli” olarak da adlandırılan bu düşünceye göre, kâinatın başlangıç ve sonu yoktur. Yani bütün maddelerin ezeliyeti söz konusudur. Madde ezelden beri vardır. Dolayısıyla sonu da olmayacaktır.

Buna göre kâinat, sonsuz zaman içinde, sabit zaman aralıklarıyla genişleyip büzülme hareketleri yapar. Bu teorinin izahta güçlük çektiği husus, kâinatın kapanması sırasında sıfır hacimde sonsuz yoğunluğa erişecek olan kâinatın, uzay-zaman sınırları dışına çıkmaktan nasıl kurtulacağıdır.

Fizik kanunları, bu noktanın eşiğinde kâinatın geri tepmesinin imkânsız olduğunu ortaya koymaktadır. Meselâ güneşin birkaç misli bir kütleye sahip bir yıldız, yakıtı bitip kendi üzerine çökmeye başladıktan sonra, “Schwarschild yarıçapı” olarak adlandırılan bölgenin içine girdiği anda sıfır hacim ve sonsuz yoğunlukta toplanarak siyah delik hâline gelir. Böyle bir noktaya ulaşmış yıldızın uzay-zaman ve fizik kanunlarıyla alakası kesilmiştir.

Dolayısıyla kendi üzerine çöküş sırasında böyle bir eşik noktadan bir yıldız bile kendisini kurtaramazken, kâinat gibi sonsuz bir kütlenin bu kritik noktadan dönüp nasıl tekrar açılmaya başlayacağı, Pulsatif Kâinat Modeli’nin izah edemediği bir husustur.

Bir yaratıcıyı kabul etmeden, kâinatın şeklini ve meydana gelişini açıklamak nasıl mümkün olacaktır?

Kâinattaki varlıkları, Allah’ı devreden çıkararak açıklamak mümkün değildir. İşte mümkün olmadığı da ortadadır. Milattan önce başladılar, kâinatın ve varlıkların nasıl meydana geldiği hususunda hâlâ bir milim yol alamadılar, kıyamete kadar da almaları mümkün değildir. Birisinin söylediğini diğeri çürütüyor. Onun iddiasını da bir başka felsefeci çürütüyor.

Bunların misali, çölde gözü bağlı kimsenin kum taneleri arasında altın aramasına benzer.

Siz bırakın onları, kendi batıl inançları içerisinde çırpınıp dursunlar. Bu âlemlerin sahibi ne diyor, O’nu dinleyin. Kâinatı altı günde (yani devrede) yarattığını beyan ediyor. Bütün varlıkların ölümlü olduğunu, ahrette tekrar yaratılacağını bildiriyor.

Yaratılışa bu açıdan bakılırsa hakikate yaklaşılmış olunur.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun