Zikir halkaları cennet bahçeleri mi?

Soru Detayı

Efendimiz (s.a.v): “Cennet bahçelerine uğradığınız zaman onlardan istifade edin.” buyurdu. Ashab-ı Kiramda(.r.a) Cennet bahçeleri nerelerdir? Ya Resulallah.” dediler. Efendimiz(s.a.v)de: “Zikir halkalarıdır.” buyurdu. (Tirmizi, Daavat 82. H. 3510. A. b. Hanbel, Müsned, c. 3 sh. 150)
Bu hadis zayıf mı sahih mi açıklar mısınız? Eğer sahih ise Peygamberimiz sav neden halka yaparak zikir yapmamıştır? Ve neden sahabeler ve 4 mezhep imamı da bunu yapmamış ve tavsiyede etmemiştir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Tirmizi bu hadis rivayeti için “hasen, garip” demiştir. (Tirmizi, Deavat, 82) “Garib hadis” zayıf hadisin bir çeşididir.

- Bazı rivayetlerde cennetin bahçeleri “zikir halkaları” yerine, “mescitler” olarak ifade edilmiştir. (bk. Tirmizi, a.g.y)

Diğer bir rivayette ise, cennet bahçeleri “İlim meclisleri” olarak bildirilmiştir. (bk. Feyzu’l-Kadir, 1/442)

- Sorudaki hadis rivayetini daha uzunca anlatan, Bezzar, Ebu Yala ve Taberani’nin senedi, alimlerin büyük çoğunluğu tarafından zayıf kabul edildiği için hadise de zayıf olarak bakılıyor. (bk. Mecmau’z-Zevaid, 10/77)

- Bazı alimlere göre, zikirden maksat Allah’ı lisanla zikretmek, kalple manasını tefekkür etmek ve Allah’ın huzurunda ve azameti karşısında olduğunu düşünüp anmaktır. Bu zikir her amelin ruhu mesabesindedir. Allah’ın azametini, rızasını düşünmeden yapılan her amel noksandır ve ancak zikirle mükemmel olur. (bk. Fethu-Bari, 11/210)

Sonuç olarak diyebiliriz ki, bu hadislerin senetleri zayıf olmakla beraber, farklı rivayetlerde “zikir, ilim meclisleri, mescitler” gibi değişik unsurlara yer verilmiştir. Bu açıdan bakıldığı zaman, soruda söz konusu edilen alimler “ilim meclislerinde ve mescitlerde” hayatlarını sürdürüyorlardı. İlimle meşgul olmanın, nafile ibadetlerden daha faziletli olduğu alimlerin büyük çoğunluğunun ittifak ettiği bir husustur.

İlmin faziletine dair birçok ayet ve sahih hadisler vardır. Burada bir sahih hadisle yetineceğiz:

“Allah’ın benimle göndermiş olduğu hidayet ve ilim, yeryüzüne yağan bol yağmura benzer. Yağmurun yağdığı yerin bir bölümü verimli bir topraktır: Yağmur suyunu emer, bol çayır ve ot bitirir. Bir kısmı da suyu emmeyip üstünde tutan çorak bir yerdir. Allah burada biriken sudan insanları faydalandırır. Hem kendileri içer, hem de hayvanlarını sular ve ziraatlarını o su sayesinde yaparlar.

Yağmurun yağdığı bir yer daha vardır ki, düz ve hiçbir bitki bitmeyen kaypak ve kaygan arazidir. Ne su tutar, ne de ot bitirir. İşte bu, Allah’ın dininde anlayışlı olan ve Allah’ın benimle gönderdiği hidayet ve ilim kendisine fayda veren, onu hem öğrenen hem öğreten kimse ile, buna başını kaldırıp kulak vermeyen, Allah’ın benimle gönderdiği hidayeti kabul etmeyen kimsenin benzeridir." ( Buhârî, İlim 20; Müslim, Fezâil 1)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
920 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun