Teravih namazını hatim ile kılmak sünnet midir?

Tarih: 29.05.2016 - 01:09 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Teravih namazını cemaatle kılmanın hükmü nedir; evde tek başına da kılınabilir mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hanefilere göre, Teravih namazını Kur'an-ı Kerim’i en az bir kere hatmederek kılmak sünnet, birden fazla hatimle kılmak ise bir fazilettir. (Serahsî, Mebsut, 2/146; Kâsanî, Bedaius’s-Sanai, 2/276)

Teravih namazında Ramazan boyunca bir hatim yapılması Hanefîler gibi Hanbelilere göre de sünnet, Şafiler ve Malikilere göre ise müstehaptır.

Hz. Peygamber (asm) ve sahabe döneminde bu namaz oldukça uzun bir kıraatle eda edilirken, tarihî süreç içerisinde insanlara zahmet vermeme kuralından hareketle uzun okumadan vazgeçilmiş ve cemaati çoğaltmanın kıraati uzatmaktan daha yararlı olacağı düşüncesi öne çıkmış, zamanla her rekatta uzunca bir ayet veya üç kısa ayetin okunması yeterli görülmüştür.

Ancak her durumda namazın adabına ve özellikle ta’dîl-i erkâna riayet edilmesi zorunludur; namazın bunu ihlâl edecek biçimde hızlı kıldırılması doğru değildir.

İbadetten hoşlanmayan insan nefsi, bir yandan oruç tutmak suretiyle melekliğe açılarak, diğer taraftan ruhun en önemli gıdası olan vahy-i semavîyi yani Kur'an’ı her zamankinden daha çok okuyarak, ibadetlerini özellikle namazını daha bir kıvamda eda etme gayreti içerisindedir.

Zaten İslamiyetin en önemli hedeflerinden biri imana ait değerlerin insan tabiatıyla bütünleşmesidir. Bunun yolu da dinin emirlerinin yaşanmasından, özellikle de ibadetlerin duyularak, hissedilerek eda edilmesinden geçmektedir.

Ramazan ayı, insan tabiatının ibadetle bütünleşmesi adına manevî bir eğitimdir. Özellikle bu aya mahsus olan teravih namazı bildiğimiz bilemediğimiz bir çok hikmetinin yanında, ibadetten hoşlanmayan insan nefsini namaza alıştırması, namazı insan tabiatının bir yanı, bir derinliği haline getirerek ibadetle bütünleştirmesi açısından çok önemlidir.

İslam’ın değerler atlasında kılınması sünnet-i müekkede olan teravih namazı, Hanefi, Şafii, Hanbeli mezhebine göre yirmi, Malikî mezhebindeki bir görüş göre yirmi diğerine göre ise otuz altı rekattır.

Bilindiği üzere Peygamber Efendimiz (asm), teravih namazını bir-kaç gece mescidde ashabına kıldırmış, daha sonra farz olur endişesi ile cemaatle kılmayıp kendi odasında yalnız eda etmişti. Peygamber Efendimiz (asm)'in teravih namazını odasında nasıl ve kaç hatimle kıldığını bilemiyoruz. Ama Allah Resulünün rahle-i tedrisinde yetişen sahabe efendilerimizin teravih namazını gerek cemaat halinde gerekse tek başına olarak hatimle kılmaya özen gösterdiklerini kaynaklarımızda görüyoruz.

Önceleri sahabe, tek başına veya bir-kaç kişi bir araya gelerek teravih namazını kılıyordu. Daha sonra Hz. Ömer döneminde mescidde cemaat halinde teravih namazı hatimle kılınmıştır. İlk sene Übeyy b. Ka’b’ın imamlığında teravih kılınmış ikinci sene Hz. Ömer, bütün cemaati bir tek imamın arkasında toplamamış, başka hafızlara da değişik yerlerde hatim ile teravih kıldırtmıştır. (bk. Tehanevi, İ’laü’s-Sünen, 7/59-65)

Hz. Ömer Kur'an hafızlarından üç kişiyi çağırmış, hepsine Kur’an okutmuş, sonra okuma hızlarına göre birisine her rekatta otuz, bir diğerine yirmi beş, öbürüne de yirmi ayet okuyarak hatimle teravih namazı kıldırmalarını istemiştir. (Abdurrezzak, Musannef, 4/261; Beyhakî, Sünen-i Kübra, 2/497; Kâsanî, Bedai, 2/276)

Böylelikle her rekatta otuz ayet okunduğunda üç, yirmi ayet okunduğunda ise iki hatimle teravih eda edilmiş olmaktadır.

Peygamber Efendimiz (asm)’den gerek sözlü gerekse fiilî olarak İslam dinini öğrenen sahabenin bu fiili tatbikatının yanında şu hadis de teravihi hatim ile kılmanın sünnet olduğuna delil gösterilebilir:

Resulüllah (asm) Ramazan ayında bir gece mescide çıktı ve mescidin bir kenarında namaz kılan insanlar gördü ve sordu “Bunlar ne yapıyorlar?”

Orada bulunanlardan biri şöyle cevap verdi: “Bunlar Kur'an’ın tamamını ezberleyememiş, yani hafız olmayan kimseler, Übeyy b. Ka’b onlara hatimle namaz kıldırıyor.”

Resülüllah (asm) Efendimiz bu cevaba sevinerek memnuniyet ve takdirlerini şu şekilde ifade ettiler: “Doğru yapmışlar, yaptıkları şey ne kadar güzel.” (Ebu Davut, Ramazan, 1; Zeylai, Nasbu’r-Raye, 2/175; Tehanevî, İ’laü’s-Sünen, 7/59-60)

Bu rivayetten, Übeyy b. Ka’b’ın hatimle teravih kıldırdığı ve Peygamber Efendimiz (asm)'in de bunu güzel bir uygulama olarak gördüğü anlaşılmaktadır. (Tehanevi, İ’lâü’s-Sünen, 7/64; Ali el-Müttakî, Kenzü’l-Ümmal, 4/284)

Sahabeden sonraki dönemlerde de teravihin hatimle kılınmasına önem verilmiştir.

Örneğin:

Ömer b. Abdilaziz Kuran hafızlarına her rekatta on ayet okuyarak teravih namazını hatimle kıldırmalarını istemiştir. [Said İbn Sahnun, el-Müdevvenetü’l-kübra, 1/194; İbrahim Halebî, Mülteka’l-Ebhur, (Ta’lik: Vehbi Süleyman el-Gavci, 1/120)]

İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin Ramazan’da gündüz bir hatim, teravihte de bir hatim olmak üzere toplam altmış bir defa Kur’an’ı hatmettiği rivayet edilmektedir. (bk. Tahtavi, Haşiye ala meraki’l-felah şerhi nuri’l-izah)

Buhari ise, Ramazan ayının ilk gecesinde ashabı, eşi dostu talebeleri toplanır onlara teravih namazı kıldırırdı. Her rekatta yirmi ayet okuyarak hatmederdi. (Beyhaki, Şuabu’l-imân, 2/416)

İçtihad ehli büyük din âlimlerinin on gecede bir hatmederek üç hatimle teravih kıldıkları rivayet edilmektedir. (Serahsi, Mebsut, 2/146; Ayni, el-Binaye, 2/667)

Bütün bu naklettiklerimizden anlaşıldığı üzere, insanlar Ramazan boyunca teravihte Kur’an’ın hepsini okumuş veya okuyan birinin arkasında kılmışlardır.

Fakat daha sonraki dönemlerde imamın, cemaatin durumunu dikkate alarak onları camiden uzaklaştırmayacak bir şekilde teravih namazını kıldırmasının daha uygun olduğu görüşü ağırlık kazanmıştır. (el-Mevsuatü’l-Fıkhıyye, 27/147-148)

Alimlerimiz, cemaatin bıkıp camiyi terk etmemesi için, teravihin üç kısa ayetle veya uzun bir ayetle de kılınabileceğine fetva vermişlerdir. (Kasânî, Bedai, 2/276; İbn Abidin, 2/47)

Hatta “Fil suresi”nden başlayarak “Nâs suresi”ne kadar okunabileceğini, kalbin rekat sayıları ile meşgul olmaması için duruma göre böyle kılmanın daha uygun olduğunu söylemişlerdir. (İbn Abidin, 2/47)

İslam dini her yer ve şartta yaşanabilecek bir enginlik ve esnekliğe sahip olduğundan, günümüzde uygun olan da imamın cemaatin durumunu dikkate nazar-ı itibara alarak namazı kıldırmasıdır.

İmkanı ve şartları müsait olan Müslümanların teravihi hatimle kılmaları çok yerinde bir davranıştır. Çünkü bazı fıkıh kitaplarında cemaatin ilgisizliğinden dolayı teravihin hatimle kılınmasının terk edilmemesi gerektiği kaydı düşülmüştür.

Mesela, Hanefi mezhebinin önemli kitaplarından el-Hidaye’de bu husus şu şekilde ifade edilmiştir:

“Cemaatin tembelliğinden dolayı hatmin terkedilmemesi gerekir." (bk. Merginanî, el-Hidaye,1/46)

Özetle

Teravih namazını hatimle kılmak sünnet olmakla birlikte, cemaatin durumuna göre kısa sureler veya üç kısa ayet okunarak da kılınabilir.

İslam dini her yer ve şartta yaşanabilecek bir enginlik ve esnekliğe sahip olduğundan, günümüzde uygun olan da imamın cemaatin durumunu dikkate alarak namazı kıldırmasıdır. İmkanı ve şartları müsait olan Müslümanların teravihi hatimle kılmaları çok yerinde bir davranıştır. Bilhassa günümüzde bir sünnetin ihyasına vesile olması açısından büyük bir sevaba nail olma da söz konusudur.

Teravih namazını cemaatle kılmak sünnet-i kifayedir. Yani bir kısım Müslümanların yapması ile diğerlerinin üzerinden düşen bir sünnettir. Bir mahalle camisinde veya mescidinde bazı Müslümanların kılması ile bu sünnet yerine gelmiş olur.

Teravihi camide veya mescidde kılmak daha faziletli olmakla birlikte evde de kılınabilir. (bk. Ayni, el-binaye, 2/663)

Eğer hiç kimse mescidde veya camide kılmazsa isaet edilmiş, günaha girilmiş olur. (Tehanevî, İ’laü’s-Sünen, 7/62)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun