"Şüphe yok ki bir mümin güzel ahlakı sayesinde gündüzlerini oruç, gecelerini de namazla ihya eden bir kimsenin derecesine erişir." hadisini nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili hadisin manası şöyledir:

“Bir mü’min, güzel ahlâkı sayesinde, gündüz oruç tutup gece namaz kılan kimselerin derecesine ulaşır.” (Ebû Dâvûd, Edeb 7; Tirmizî, Birr 62)

İbadetler genel olarak farz ve nâfile olmak üzere ikiye ayrılır. Farz ibadetler, yapılmasını Allah Teâlâ’nın Kur’ân-ı Kerîm’de emrettiği ibadetler olup, onları her mü’minin bizzat zamanında yerine getirmesi gerekir. Farzların yerini tutacak başka bir ibadet veya hayır yoktur. İnsanın dünya kadar serveti olsa ve bu servetinin tamamını, kılamadığı iki rekâtlık bir farz için harcasa, Allah Teâlâ affetmedikçe, yine de borcunu ödemiş sayılmaz.

Bu sebeple bu hadisimizde sözü edilen oruç ve namaz, yapmaya mecbur olmadığımız hâlde, Allah rızâsını kazanmak için fazladan tuttuğumuz (nâfile) oruç ve kıldığımız namazlardır. Peygamber Efendimiz (asm), Kur’an ve sünnete uygun bir ahlakın Allah katında çok değerli olduğunu anlatmak için, onu nâfile olarak tutulan oruç ve geceleri kılınan nâfile namaz ile bir tutmuştur.

Gece ibadetlerinin en makbûlü, uykunun en tatlı zamanında kalkıp Allah rızâsı için teheccüd namazı kılmaktır. Gündüz ibadetlerinin en makbûlü ise, yazın sıcağına aldırmadan, dili damağı kuruyarak oruç tutmaktır. Nitekim  başka bir rivayette, hadisimizdeki “gündüz oruç tutan kimse” yerine "öğle sıcağında dili damağına yapışarak oruç tutan kimse" ifadesi yer almaktadır. (Muvatta, Hüsnü’l-huluk, 6)

Kısaca belirtmek gerekirse, bir kimse "insanlarla güzel geçinerek yani onlara iyilik ederek, merhametli davranarak, kibirlenmeyerek, şiddet göstermeyerek, öfkelenmeyerek, zarar vermekten sakınarak, verdikleri sıkıntılara, yaptıkları kötülüklere sabrederek ve güler yüzlü davranarak" büyük sevaplar kazanır.

Buna göre, iyi huy ve güzel ahlak mü’minin en belirgin özelliğidir. Mü’min bu özelliği ile Allah rızâsı için oruç tutup namaz kılan kimseler gibi sevap kazanır.

Güzel ahlak konusunda İmam Nevevi’nin "Riyazü’z-Salihin" isimli eserine aldığı bazı hadisleri aktarmak istiyoruz. Böylece güzel ahlakın bazı örneklerini de görmüş oluruz:

“İyilik güzel ahlâktan ibarettir. Günah ise kalbini tırmalayıp durduğu halde insanların bilmesini istemediğin şeydir.” (Müslim, Birr 14, 15)

“Hayırlınız, ahlâkı güzel olanınızdır.” (Buhârî, Menâkıb 23, Fezâilü ashâbi’n-nebî 27)

Kıyamet gününde mü’min kulun terazisinde güzel ahlâktan daha ağır bir şey bulunmaz. Allah Teâlâ çirkin hareketler yapan, çirkin sözler söyleyen kimseden nefret eder” (Tirmizî, Birr 61)

“Mü’minlerin iman bakımından en mükemmeli, huyu en iyi olanıdır. Hayırlınız, kadınlarına karşı hayırlı olanlardır.” (Tirmizî, Radâ’ 11)

“Haklı bile olsa çekişip didişmeyen kimseye, cennetin kenarında bir köşk verileceğine ben kefilim. Şakadan bile olsa yalan söylemeyen kimseye, cennetin ortasında bir köşk verileceğine kefilim. İyi huylu kimseye de cennetin en yüksek yerinde bir köşk verileceğine kefilim.” (Ebû Dâvûd, Edeb 7)

“İyi huylu olanlarınız, içinizde en çok sevdiğim ve kıyamet günü bana en yakın mesafede bulunacak kimselerdir. 'Güzel sohbet ediyor.' dedirmek için uzun uzun konuşanlar, sözünü beğendirmek için avurdunu şişire şişire laf edenler ve bilgiçlik etmek için lügat paralayanlar ise, en sevmediğim ve kıyamet günü bana en uzak mesafede bulunacak kimselerdir.” Ashâb-ı kirâm: Bunlar kimlerdir diye sorunca, “Kibirlenen kimselerdir.” cevabını verdi. (Tirmizî, Birr 71)

“Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Müjdeleyiniz, ürkütmeyiniz.” (Buhâr, İlim 11)

"Yumuşak davranamayan kimse, bütün hayırlardan mahrum kalmış sayılır.” (Müslim, Birr 74-76)

“Allah Teâlâ her varlığa iyi davranılmasını emretmiştir. Öyleyse canlı bir varlığı öldürmeniz gerektiğinde, bu işi can yakmayacak şekilde yapın. Bir hayvanı boğazlayacağınız zaman, ona eziyet vermeyecek güzel bir şekilde kesin. Bu işi yapacak olan kimse bıçağını iyice bilesin, hayvana acı çektirmesin.” (Müslim, Sayd 57)

“Cehenneme kimin girmeyeceğini veya cehennemin kimi yakmayacağını size haber vereyim mi? Cana yakın olan, herkesle iyi geçinen, yumuşak başlı olup insanlara kolaylık gösteren kimseleri cehennem yakmaz.” (Tirmizî, Kıyâmet 45)

“Yiğit dediğin, güreşte rakibini yenen kimse değildir; asıl yiğit kızdığı zaman öfkesini yenen adamdır.” (Buhârî, Edeb 76; Müslim, Birr 107, 108)

"İnsanları cennete en fazla götürecek şey nedir?" diye soruldu.  Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Allah’a saygı (takvâ) ve güzel ahlâktır.” buyurdu. "İnsanları cehenneme en fazla götürecek şey nedir?" diye sorulunca da: “Ağız ve cinsel organdır.” buyurdu. (Tirmizî, Birr 62)

Bir adam Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e: "Bana öğüt ver." dedi. O da: “Kızma!” buyurdu. O zât isteğini birkaç defa tekrarladı. Resûl-i Ekrem de her defasında “Kızma!..” buyurdu. (Buhârî, Edeb 76)

Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi:

"Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Allah yolunda savaşma hâli dışında, ne bir kadına ne bir hizmetçiye, kısacası hiçbir kimseye eliyle vurmadı. Kendisine fenalık yapan kimseden intikam almaya kalkmadı. Yalnız Allah’ın yasak ettiği şeyler çiğnenince, o yasağı çiğneyenleri Allah adına cezalandırırdı." (Müslim, Fezâil 79)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun