Savaşmadığım için kendimi eksik hissetmem doğru mu?

Tarih: 09.07.2018 - 00:08 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Fabrikamız var, mühendisim ve gayet başarılıyım. Ama içimde huzursuzluk var, Özel Harekat olup terörle mücadele etmek istiyorum, onun sevabının daha çok olduğunu düşünüyorum. Bütün ibadetlerimi yapıyorum ama savaşmadan eksik hissediyorum kendimi.
- Acaba vesvese midir düşüncem yanlış mıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Sizin yaptığınız görev, halis bir niyetle bir nevi cihaddır. Çünkü, imal ettiğiniz maddelerle ülkenin bazı ihtiyaçlarını gideriyorsunuz. Bu da çok sevaplı bir hizmettir.

- Bugünün asıl cihadı manevidir. Zaten İslam’ın geldiği günden beri, manevi cihad daima maddi cihaddan daha öncelikli olmuştur. Mekke döneminde 13 yıl boyunca sadece manevi cihad yapılmıştır. Maddi cihad, düşmanların saldırılarına karşı yapılan zorunlu bir savunma savaşıdır.

- Aslında bugün ülkemiz için çok büyük tehlike arz eden terörün asıl kaynağı da manevi cihadın yapılmamasıdır. Zira, yıllardır, her tarafta olduğu gibi, Ülkemizde de pozitif bilimler eğitimi maskesi altında, dini dışlayan pozitivist seküler bir eğitim anlayışı benimsendi. Bu sayede dinden, imandan yoksun bir nesil üretildi. O gün atılan dinsizlik tohumları, bugün zalim terörist, ahlaksız anarşist, cahil vatan haini bir kuşak üretildi.

“Hem her bir şehir kendi ahalisine geniş bir hanedir. Eğer iman-ı ahiret o büyük aile efradında hükmetmezse; güzel ahlakın esasları olan ihlas, samimiyet, fazilet, hamiyet, fedakarlık, rıza-yı İlahî, sevab-ı uhrevî yerine garaz, menfaat, sahtekârlık, hodgâmlık, tasannu, riya, rüşvet, aldatmak gibi haller meydan alır. Zahirî asayiş ve insaniyet altında, anarşistlik ve vahşet manaları hükmeder; o hayat-ı şehriye zehirlenir. Çocuklar haylazlığa, gençler sarhoşluğa, kavîler zulme, ihtiyarlar ağlamağa başlarlar.” (bk. Bediüzzaman, Asa-yı Musa, s. 44-45)

- Yine Bediüzzaman Hazretleri, Felak suresinde yer alan ve şerlerden Allah’a sığınmayı emreden ayetlerin, özellikle 3. ayetin işari manasını istihraç ederken, yaptığı şu tespitini zaman tasdik etmiştir. İlgili açıklaması, özetle şöyledir:

Bu ayet maddi-manevi pek çok şerler işaret eder.. Bilhassa Miladi bin dokuz yüz yetmiş bir (1971) tarihinde ortaya çıkacak dehşetli bir şerden haber verir. Yirmi sene sonra, şimdiki tohumların mahsulü ıslah olmazsa, elbette tokatları dehşetli olacak. (bk. Şualar, s. 269)

Maalesef ekilen tohumlar, manevi cihadı ifade eden, modern ilimlerle birlikte dini ilimler okutulmadığı için bugünkü terör ve anarşi belasını çekiyoruz.

Bu sebeple, maksadımız Allah’ın rızasını kazanmak ise, süreklilik arz eden bu manevi cihad çerçevesinde, mal ve canlarımız ile cihad yapalım.

- Şunu da unutmayalım ki, farz-i kifâye olan maddi cihadı yapacak çok gençlerimiz vardır. Fakat bu zamanda farz-ı ayin olan manevi cihad için erdemli erler bulmak kolay değildir.

Bu sebeple, üzülmeye gerek olmadığını, imkânlarımızı, her türlü haksızlığı, ahlaksızlığı, zulmü, terörü önlemeye yönelik bu farz-ı ayın olan manevi cihadı yapmak için değerlendirirsek, çok karlı çıkacağımızı söyleyebiliriz.

Nitekim, Hz. Peygamber (asm), Hayber savaşında komutan tayin ettiği Hz. Ali’ye hitaben; düşmanla savaşmadan önce insanları İslam dinine davet etmesinin önemini belirtirken şöyle buyurdu:

“Şunu iyi bil ki, Allah’ın seninle bir tek kişiyi hidayete erdirmesi, senin için kırmızı develere sahip olmaktan çok daha hayırlıdır." (Buhari, Cihad, 143)

Son olarak şunu da unutmayalım ki, Allah’ın rızasını esas almayan hiçbir cihad hakiki cihad değildir.

Allah cümlemizi rızası dairesinde kulluk eden kullarından eylesin, Amin.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun