Sadece isteğimiz olsun diye dua etmenin sevabı var mı?

Tarih: 03.11.2017 - 01:09 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Bazı duaların ve surelerin sayi adedince okununca vaatler ümit ediliyor, musibetlerden korunmak gibi mesela bu duaları okuyunca vaat edilen niyetiyle okuyunca vaat edilen şeyin gerçekleşmesiyle beraber ayrıyeten sevap da almış olur muyuz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Allah, yapılan her duaya sevap verir. Ancak duanın ruhu ihlasdır, ihlas ise sadece Allah emrettiği için ve Alllah'ın rızası için yapmaktır.

Dua ve virdler, birer kulluk vazifesidir. İhtiyaç ve musibetler ise bu dua ve virdlerin vaktinin geldiğini gösteren alamet ve işaretlerdir. Yoksa, ihtiyaç ve musibetler, hakiki anlamda bu duaların okunma gerekçesi ve sebepleri değildirler.

Şayet bir kişi sadece maddi ve manevi menfaat umarak dua ve vird okursa, bu Allah katında makbul olmaz. Ve o dua ve virdlerin çok özelliklerini de göremezler ve görmeye de hakları yoktur.

Nasıl akşam vakti, akşam namazının girdiğine bir alamet ve işaret ise, ihtiyaç ve sıkıntılar da bu vird ve duaların okunma vaktinin geldiğine işaret eden levhalar ve alametler hükmündedir.

Örneğin yağmursuzluk, yağmur isteme duasının ve namazının vakti ve alametidir. Bu niyet ile okunan dualar neticesinde Allah sıkıntı ve musibeti başımızdan alırsa bu da onun fazl ve keremidir, şükre bir kapıdır.

Allah bizim talep ve isteklerimizle kainatı tedbir ve tasarruf etmiyor. Allah yağmuru nasıl olsa bir şekilde verir. Biz işin bu tarafında değil, o yağmursuzluk vaktinin yağmur isteme duası ve namazı ile geçirilmesi gerektiği üstünde durmamız icap ediyor.

 İşte ihlas ve ibadetin püf noktası burasıdır.

Kainatın mühendisi bizim istek ve taleplerimiz değil, Allah’ın hikmet ve iradesidir. Bizim istek ve taleplerimiz sadece Allah’a vasıl olmamızda bir bahane, bir sebeptir, bir vesiledir.

İnsan duasıyla, acizliğini ve muhtaçlığını idrak edip, aciz ve muhtaç olmayan bir yaratıcının olduğunu fark ederek ona dayanır ve ondan yardım ister.   

Böylece, "Cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım." (Zâriyât, 51/56) ayetine tam mazhar olur.

Duanın esası ve temeli budur.

Duadaki asıl mana ibadet etmek ve acizliğimizi ilan ederek kulluğumuzu göstermek olunca, netice ve cevap kısmı fazla bir önem arz etmez.

Bu yüzden insan, "Nasıl olsa Allah duamı kabul ediyor, benim dua etmeme gerek yok." diyemez.

Demek ki, dua neticeyi elde etmek için değil, ibadet etmek içindir.

Ayrıca, bizim için başka hikmetler gizlidir.

Bu yüzden genel anlamda böyle bir değerlendirme ile duayı, havanda su dövmek şeklinde anlamak şeytanın garip bir aldatmacasıdır.

Diğer taraftan, böyle dua ve virdlerin maddi ve manevi menfaatleri olması ise haktır ve zayıfları teşvik etmek içindir.

İnsanların çoğu avam olmasından dolayı, bu gibi dua ve virdlere bir teşvik olmak için Allah bu dualara bazı maddi ve manevi hediyeler ve menfaatler takmıştır.

Fakat, bu hediye ve menfaatler dua ve virdlerin okunmasında hakiki gerekçe ve sebep yerine geçerse, yani Allah için değil de maddi ve manevi menfaat için yapılırsa, o zaman o dua ve virdlerin makbuliyeti ve özelliği kaçar, neticesini göremez.

Şu halde, biz dua ve virdlerimizi sırf dünyevi menfaat ve faideler için okusak, bu dua ve virdler geçersizdir, manevi açıdan büyük bir kayıp ve zarardır.

Demek ki, dua ve virdlerin asıl gerekçesi ibadet ve uhrevi şeylerdir. Dünyaya ait fayda ve menfaatler sadece bir teşvik ve motivedir, bundan daha ilerisine götürülmemelidir.

Çağımızın insanları maddeci felsefe ile boyandığı için, katıksız ve karşılıksız ibadetin manasını anlamakta zorluk çekebiliyor. Bu nedenle de dua ve ibadetleri sadece maddi ve manevi ihtiyaçları temin etmek ya da sıradan bir alış veriş hesabı olarak görebiliyor.

Halbuki iman, ibadet, dua ve her türlü kulluk, sırf Allah için olmalıdır. İbadetin illeti yani yapılış gerekçesi, Allah’ın emridir;  neticesi ve menfaati ise Allah’ın rızasını kazanmaktır. İhtiyaç ve sıkıntılar ise bu ibadetlerin vaktinin bir alameti, bir işaretidir.

Konuya böyle bakmak gerekiyor. Bu bakış açısı ise ancak tahkiki iman ile mümkün oluyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun