Peygamberimiz Hz. Muhammed şehit ise, ona nasıl öleceksin denilir?

Tarih: 27.11.2014 - 01:46 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Peygamber Efendimiz aleyhissalatu vesselam şehit olduğuna dair (bir Yahudi yediği eti zehirlemişti) sizin sayfanızda bilgi buldum.
“Ben Hayber’de yediğim yemeğin acısını her zaman (ma ezalü ecidu) hissettim. İşte şu anda o zehrin tesiriyle içimdeki (şah-bel) damarlarımın koptuğunu görüyorum.” (Buhari, Magazi, 83) http://www.sorularlaislamiyet.com/soru/209956/peygamberimizin-zehirlenme...
- Bir kişi Zümer suresinin 30. ayetini göstererek çelişki göstermeye çalışıyor. Diyanet Meali:
"(Ey Muhammed!) Şüphesiz sen öleceksin ve şüphesiz onlar da öleceklerdir."
- Meyyitun kelimesi ''ölümlüsün'' mü demek ya da ''öleceksin'' mi?
Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Bilakis onlar diridirler, fakat siz hissedemezsiniz. (Bakara 154)
- Zümer 30. ayeti nasıl anlamalıyız?
- Ve şehitlere, mesela, ''falan savaşta filan Müslüman öldü ve şehit oldu'' demek doğru mu?
- Öldü demek yanlış mı (kelime olarak), ya da sadece ''o artık ölü'' demek yanlış mı?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- İlgili ayetin meali şöyledir:

“(Resulüm!) Şüphesiz sen de öleceksin, onlar da öleceklerdir.” (Zümer, 39/30)

- Meyyit kelimesi, “ölü” manasına gelir. Taberi, ayeti “yakında meyyit / ölü olacaksın” şeklinde açıklamıştır. Türkçe’de yakında “ölü olacaksın” ifadesi kullanılmadığı için, yakında kelimesine de gerek olmadan gelecek fiil kipi kullanılarak “öleceksin” şeklinde meal verilmiştir ki doğrudur. Ayette kastedilen de budur. Yoksa “sen ölüsün” denilse “şu anda ölmüşsün” anlamına gelir. Nitekim Razi de bu ayeti: “yani: sen de öleceksin, onlar da ölecekler” şeklinde açıklamıştır. (Razi, ilgili yer)

- Peki, Hz. Peygamber (asm)'in Hayber’de kendisine yedirilen zehir tesiriyle şehit olduğu halde neden ona “ölü/meyyit” tabiri kullanılmıştır?

Bunun cevabı şudur: Bir şehide ölü denilebilir. Nitekim, söz konusu

“Allah yolunda öldürülenlere 'ölüler' demeyin. Bilakis onlar diridirler, fakat siz anlamazsınız.” mealindeki ayette de şehitler hakkında “öldürülenler” ifadesi kullanılmıştır ki bu da “ölenler” manasına gelir. Çünkü her “maktûl”, “ölü” demektir.  

Keza, Tevbe suresinin 111. ayetinde de gazi ve şehitler için  “onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler” mealinde bir ifadeye yer verilmiştir.

- Hz. Peygamber (asm)'in mertebesi zaten bütün şehitlerden daha üstündür. Ve berzah aleminde şehitlerden daha yüksek bir hayat mertebesine sahiptir.

Bu sebeple, Hz. Peygamber (asm) şehit olmazsa bile ona normal ölüler nazarıyla bakılamaz. Ancak, yine de “ölüm” kavramı onun hakkında da kullanılır.

Nitekim, Enbiya suresinin 34. ayetinde: “(Resulüm!) Sen ölürsen onlar ebedi mi kalacak?” mealindeki ifadeyle yine ölüm kavramı kullanılmıştır.

- Bakara suresinin 154. ayetinin nüzul sebebi şöyledir: Özellikle kâfirler, Bedir savaşında şehit olan on dört kişi için “Kendilerini Muhammed’e feda ettiler. Dediklerimizi yapsalardı ölmeyeceklerdi.” diye kara propaganda yapıp Müslümanlara eziyet ediyorlardı. Bu ayet, Allah yolunda ölenlerin -normal ölen kimseler gibi- olmadığını, onların Allah katında özel bir konumları olduğuna işaret edilmiştir. Bir rivayete göre Müslümanlar da onları sık sık anıyor ve falanca “öldü” diyorlardı. Onların ölümleri, özellikle yakınları için fazla üzüntü kaynağı oluyordu. Bu sebeple Allah onları “ölü” olarak anmamalarını öğütledi. (krş. Razi, ilgili yer)

Yoksa şehitlerin de öldüklerine ve bu manada ölü olduklarına şüphe yoktur.

- Bunun kısa mantık formülü şudur: “Her şehit ölüdür, faka her ölü şehit değildir.” Demek ki bu konuda da herhangi bir çelişki yoktur.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun