Peygamberimiz düğüne gidenleri övmüş mü?

Tarih: 29.09.2020 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Enes (ra) anlatıyor: 
“Resulullah (sav) kadınların ve çocukların da düğüne geldiğini görünce ayağa kalktı ve ‘Allah şahidim ki, siz bana insanların en sevimlisiniz.’ buyurdu. Bu sözü üç defa tekrarladı.” (Buhari, Nikah 75)
-Bu hadis-i şerif sahih mi? Açıklar mısınız?
- Düğünlere gitmek mi gerekir?
- Eğer düğünlerde günahlar işleniyorsa ne yapmalıyız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili hadisin tercümesi şöyledir:

Hz. Enes anlatıyor:

“Resulullah (asm) kadınların ve çocukların geldiğini (ravi der ki, sanırım Enes dedi ki: ‘Bir düğünden geldiğini / döndüğünü’) görünce, ayağa kalktı ve ‘Allah şahidim ki, siz bana insanların en sevimlisisiniz.’ diye buyurdu ve bunu üç defa tekrarladı." (Buhari, Nikah 75, h.no: 3785)

Kaynakların verdiği bilgilerden anlaşılıyor ki, Hz. Peygamber (asm) Efendimizin bu iltifatı kadın ve çocukların düğünden döndükleri için değil, Ensar’dan oldukları içindir.

Aynı zamanda bu iltifat ve övgü, yalnız orada bulunan kimseler için değil, bütün Ensar için geçerlidir. Bu sözün özeti şudur:

“Siz Ensar topluluğu, Ensar olmayan bütün topluluklardan -genel olarak- bana sevimlisiniz.” (bk. İbn Hacer, Fethu’l-Bari, 7/114; Umdetu’l-Kari,16/258)

Bu her iki kaynakta da bu hadisin bir önceki paragrafında “Hz. Peygamberin (asm) Ensar için siz bana insanların en sevimlisisiniz, bölümü” başlığını kullanmışlardır. (bk. a.g.y).

- Düğünlerde günah işleniyorsa gitmemek gerekir.

Yöre ve milletlere göre farklılık gösterse bile, evlenen çiftler için eğlence ağırlıklı bir tören yapılmasının tarihi çok eskidir. Ülkemizde bu merasim düğün olarak isimlendirilmektedir. Düğün yapılmış olan bir evlenme akdinin akraba ve komşulara duyurulması, evlenen tarafların ve akrabalarının sevinç gösterisi ve bu sevincin eğlenceye dönüşerek komşu, dost ve arkadaşlarla paylaşılması için yapılır.

Nikah akdi hukukun alanına girerken, düğün hukukun değil geleneğin, örf-adetin ve teamüllerin, kısaca sosyal ilişkileri düzenleyen kurallar alanında yer alır ve genel olarak içeriği gelenek tarafından oluşturulur, düzenlenir.

Evlenmenin duyurulması ve kutlanması yönünde Hz. Peygamber’in (asm) bazı tavsiyeleri olmuştur. Bunlardan biri evlenmenin def ile ilan edilmesi, bir diğeri de ziyafet verilmesidir. Bu tavsiyeler, evlenen çiftler ve yakınları için böylesine önemli bir olayın kutlanmasının ve duyulan sevincin paylaşılmasının tabii bir durum olduğunu göstermesi yanında, bir de özellikle ilan boyutu, durumun eşe dosta duyurulması ve çiftlerin beraberliğinin meşru bir beraberlik olduğunu ilan etme gibi bir fonksiyon da üslenir.

Soru 1:

Aile bireylerimiz düğün yapılmasını, düğünün bir düğün salonunda olmasını istiyor. Ancak kadın-erkek karışık olacak salonda ve çalgılı oyunlar da oynanacak. Biz ise bu şekilde olmasını istemiyoruz. Allah rızası için bir birlikteliğe adım atarken günah işlenmesine vesile olmak istemiyoruz. Ne yapmalıyız?

Cevap 1:

Dinimiz haram, helal, mekruh, çirkin, ahlaka aykırı nesneler ve davranışları açıklamış, bunlara hangi durumlarda nasıl riayet edileceğini de bu yoldan -çerçeve olarak- aydınlatmıştır.

Düğünün nasıl yapılacağını din, detaylarıyla belirlememiş; bunu, haramlara düşmemek şartıyla düzenleme işini Müslümanların örf ve adetine, içinde bulundukları şartlara bırakmıştır. Medine'de Peygamberimizin (asm) muhterem eşi bir yoksul kızı gelin etmişti, gelin gittikten sonra Peygamberimiz eve gelmiş ve gelinin, bu şehirde âdet haline gelmiş olan müzik eşliğinde gidip gitmediğini sormuş, "Böyle bir şey yoktu." cevabını alınca "Keşke olsaydı, Medineliler buna alışmışlardır, bundan hoşlanırlar." demiştir. (bk. Buhari, Nikah, 63; İbn Mace, Nikah, 21)

Haramlar bellidir, düğünde meşru eğlence ve neşe caizdir, hatta gereklidir, haram işlemeden "müzik, oyun, eğlence, yeme içmeyi..." de içeren düğün şekilleri bulunabilir.

Soru 2:

Düğünün İslamisi olur mu? İslami ölçüler içerisinde bir düğün nasıl olmalıdır?

Cevap 2:

Müslümanın her işi, her davranışı İslam'a uygun olmak durumundadır. Belli hükümler (farz, vacip, haram....) varsa bunlara uyulur, yoksa mübah yani helal alanda örf ve âdete göre hareket edilir.

Soru 3:

Düğünlerde Kur'an-ı Kerim okunmalı mı? Okunursa ne zaman ve hangi miktarda kimler tarafından okunmalı?

Cevap 3:

Düğünde Kur'an okumak genellikle uygun olmuyor. Okunacaksa bunun uygun yeri ve zamanı gözetilmelidir.

Soru 4:

Düğünlerde dini konuşma yapılmalı mı?

Cevap 4:

Düğünlerde, vaaz eder gibi "dini konuşma" uygun olmuyor.

Soru 5:
Düğünlerde oynama-eğlenmenin ölçüsü ne olmalı?

Cevap 5:

Bazı yerlerde ve durumlarda kadınlarla erkekleri ayırmak mümkün veya uygun olmayabilir. Eğer her iki cins de varsa kadınların oynamaları uygun ve caiz olmaz. Erkekler ise örf ve âdete göre erkeklere mahsus oyunları oynayabilirler.

Soru 6:

Düğünlerde hangi tarz çalgı aletleri kullanılmalı, hangi tarz şarkılar söylenmeli veya söylenmemeli? İlahi ve dini içerikli müzikler söylenmeli mi?

Cevap 6:

Her türlü musiki aleti yerine göre kullanılabilir. Şarkı, türkü ve ilahilerden bir demet sunulabilir. Şarkı ve türkülerin nezih, ahlaka ve dine aykırı olmayan güfteli olması gerekir.

Soru 7:
Düğün merasimlerinin kadın ve erkek ayrı mı yapılması gerekiyor? Eğer bir arada yapılacaksa nelere dikkat etmeli?

Cevap 7:

Bir arada olması gerektiğinde kadınların tesettüre dikkat etmeleri ve yabancı (mahrem olmayan) erkeklerle ihtilattan (temas etmek, yanyana gülüşüp oynamaktan...) sakınmaları gerekir.

Soru 8:
Hz. Peygamber Dönemi düğünleri dikkate aldığımızda, helal bir düğün olması için düğün eğlencelerinde nelere dikkat etmeliyiz?

Cevap 8:

1. Bu eğlencelerde haram olan bir şey mevcut değildir; içki, işret, kadın ve erkeklerin birlikte oynamaları... gibi hususlar bulunan eğlenceler haramdır.

2. Bu eğlencelerde harama vesile olan şeyler de yoktur. Bizatihi haram olmasa da harama vesile olan şeyler de haramdır. Buna İslam Hukukunda sedd-i zerayi' (harama giden bütün yolları tıkama) denir.

Düğünlerde sazlı (def) ve sözlü musiki ile eğlence caizdir. Fakat bunların biri veya her ikisi, insanda tatmini haram olan arzuları harekete geçiriyorsa, bu tür müzik ve şarkı da haram olur. Mesela, ifade edilmesi dinen caiz olmayan sözleri içeren, şehevi duyguları harekete geçiren şarkılar böyledir.

3. Özelde düğün, genelde eğlenceye verilen izin sınırsız değildir, İslam'ın mubah, hatta müstehab gördüğü düğün eğlencesi, kemiyet ve keyfiyet yönünden aşırılığa kaçmamalı, sınırlı olmalıdır. Habeşlilerin mızrak oyunlarını seyreden Hz. Aişe'ye, Rasulullah'm (asm) bir müddet sonra “Yeter mi?” demesi ve "Evet." cevabını aldığında içeri girmesi, gereğinden daha fazla bir süre seyretmesine izin vermemesi de bunu göstermektedir.

Burada ölçü ne olacaktır?

Mesela, bir çocukla gencin veya yetişkin bir kişinin oyun ve eğlenceye ihtiyacı çok farklıdır. Sünnete baktığımızda, bu konuda çocuklara sınırsız bir müsamaha gösterildiğini, gençlerde ise bunun biraz daha azaltıldığını görmekteyiz. Bu takdirin iyi yapılması, tamamen önünü kapamak suretiyle tefrite, başıboş bırakmak suretiyle ifrata kaçılmaması gerekmektedir.

Özetle, bir Müslüman nerede olursa olsun, harama helale dikkat etmeli, ona uygun davranmalıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun