Örtünme Ayetinin Hz. Ömer'in tavsiyesi üzerine inmesinin hikmeti nedir? Haşa, Allah Ömer'den fikir mi alıyor?

Tarih: 26.06.2009 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Önyargı denilen fikrî barikat, en geniş ve açık düşünce yollarını bile, aklî trafiğe kapatabilecek bir kapasiteye sahiptir. Ön yargılı olan kimseler, ne kadar bilgili olursa olsunlar, objektif ilmî kriterler kullanamadıkları için, her zaman cehalet bariyerlerine toslamaya mahkumdur.

- Bildiğiniz gibi, biz her zaman Allah’a dua edip yalvarıyoruz. Allah ise, çoğu zaman bizim arzularımızı yerine getiriyor. Örneğin, insanlar yağmur duasına çıkıyorlar, yağmurun gelmesi için istekte bulunuyorlar ve Allah da yağmur yağdırıyor. Şimdi biri kalkıp da, -haşa- “Allah yağmur yağdırıp yağdırmayacağını bilemiyordu, bizim arkadaşlar, düşüncelerini söyleyince, Allah da onlardan öğrendiği fikir doğrultusunda yağmur yağdırdı.” dese,  mecnuncasına bir hezeyan yapmış olmaz mı? Çünkü, Allah yağmuru ne zaman yağdıracağını da, insanların ne zaman yağmur için dua edeceklerini de, ezelî ilmiyle zaten biliyordu. Fakat insanlar için bu husus meçhuldür. Allah’ın ilmi, sebeple-müsebbebe / nedenle-sonuca aynı anda bakıp karar veriyor. Yani, Allah, yağmur için yapılan ve yağmurun inmesine bir vesile olan insanların duası ile, yağmurun inmesi olayına aynı anda bakmış, bilmiş ve onu gerçekleştirmiştir.

Eceli gelmiş olan insan, hangi sebeple olursa olsun ölecektir. Sebeplerin bir değeri var, fakat gerçek anlamda işlerin oluşmasında, yaratılmasında hiçbir müdahaleleri yoktur. Buna ilmî ifadesiyle “iktiran” diyoruz. Bunun anlamı şudur, insanı -sözgelişi- yağmur duasına yönlendiren de Allah’tır, dualarını kabul eden de Allah’tır, yağmuru indiren de Allah’tır. Yağmuru, insanların duasıyla birleştirerek yağdıran Allah, bununla -ilim ve kudretiyle her zaman- kullarının yanında hazır ve nâzır olduğunu, onların dertlerini dinlediğini, sıkıntılarını giderdiğini anlatmak ve özellikle samimi kullarına çok değer verdiğini bildirmek istemektedir.

- Bunun gibi, Hz.Ömer (ra) de, Hz. Peygamber (a.s.m)’e karşı taşıdığı eşsiz bir saygı ve sevginin karışımından oluşan kıskançlık damarıyla, Efendimiz (sav)'in Hanımlarının kimseye görünmemesini çok samimi olarak arzu ediyor ve bazen bu arzusunu açıkça seslendiriyordu. Allah ise, Ezelî ilmiyle, Kelam-ı Kadimi olan Kur’an’ında mutlaka tesettürle ilgili emrini açıklamayı planlamış ve onun için  belli bir zamanı tayin etmişti.

Ancak, sebeb-i nüzul denilen belli olayların, belli arzuların, belli ihtiyaçların ortaya çıktığı bir zaman diliminde  ilgili ayetlerin indirilmesinin, zihinler üzerindeki tesiri daha fazladır. Bu sebeple, bir çok ayetin belli bir nüzul sebebi  olduğu gibi, tesettür ayetinin de  bir nüzul sebebi –bazı rivayetlere göre- Hz. Ömer’in bu samimî tavrı olmuştur. Ayrıca, “Eski ümmetlerde ilhama mazhar  olan kimseler vardı. Eğer benim ümmetimden de biri varsa o da Ömer’dir” anlamına gelen nebevî iltifata muhatap olan bir kimsedir. Allah’ın, böyle bir kişiliğe sahip olan Hz. Ömer (ra)’in bu değerine değer katmak için onun bir arzusunu vesile kılarak bir ayet indirmesinin yadırganacak hangi tarafı vardır?

İlave bilgiler için tıklayınız:

Ayetlerin inme sebeplerinin hikmetleri?

Hz. Ömer'in içtihadı doğrultusunda gelen vahiyler, ayetler hakkında...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun