Açığa vurulan iyilikler boşa mı gider?
“Akıllı kimse, kendisi ile Rabbi arasında gizli ve güzel amel biriktirendir. Vallahi, açığa vurulan bütün iyiliklerin ahirette karşılığı çok az olacaktır.” Bu sözü imam-ı Şafii’ye atfetmişlerdi. Sıhhatini öğrenebilir miyim? Ve ne demek istenmiş açıklar mısınız?
Değerli kardeşimiz,
Hayır, açıkça yapılan her ibadet boşa gitmez. İbadetin sevabı, kişinin niyetine ve ihlasına bağlıdır. Gizli yapılan ameller, insanın gösterişten uzak durmasına ve ihlasını korumasına yardımcı olabilir.
Ancak riya amacı taşımayan açık ibadetler de makbuldür. Özellikle farz ibadetlerin ve İslam’ın sembolü hâline gelmiş uygulamaların açıkça yerine getirilmesi, başkalarına örnek olmak ve onları teşvik etmek bakımından daha faziletli olabilir.
Buna karşılık nafile ibadetleri gizli yapmak, gösteriş tehlikesinden korunmak açısından çoğu zaman daha uygundur.
Önemli olan, ibadetin gizli veya açık olmasından önce, Allah rızası için yapılmasıdır.
İlgili rivayet ve tam tercümesi şöyledir:
و كان الإمام الشافعي رضي اللّه عنه يقول: ينبغي للعالم أن يكون له خبيئة من عمل صالح فيما بينه و بين اللّه تعالى، فإن كل ما ظهر للناس من علم أو عمل قليل النفع في الآخرة
“Alim olan (hakikatten haberdar olan) kimseye kendisi ile Allah arasında gizli kalmış salih/iyi bir amel biriktirmek gerekir. Çünkü (gösteriş yapmak için) insanlara açığa vurulan bir ilmin veya bir amelin ahiretteki faydası azdır.” (Şarani, Tenbîhü’l-Muğterrîn, s. 177)
Nitekim, Abdullah b. Mübarek de “Zühd” adlı eserinde benzer bir ifadeyi Hz. Zubeyr b. Avvam’dan şöyle aktarmıştır:
“Sizden hanginiz kendisi için gizli yapılmış bir salih amelin olmasını istiyorsa(gücü yetiyorsa) onu yapsın.” (Zühd, hno: 1109)
Buradaki temel mesele, açığa vurulan iyiliklerin sevabının azalıp azalmadığı ve gizli amelin neden önemli olduğudur. İslam’da her açıkça yapılan iyilik boşa gitmez. Belirleyici olan niyet, ihlas ve yapılan amelin niteliğidir.
İmam Şâfiî’ye atfedilen sözde de bütün açık amellerin değersiz olduğu değil, insanlara gösterilen amellerin gösteriş tehlikesi taşıdığı ve kişinin Allah ile arasında gizli salih amellerinin bulunmasının önemli olduğu vurgulanmaktadır.
Buradaki asıl vurgu, kişinin Allah rızası için yaptığı amellerin yanında, yalnızca Allah’ın bildiği gizli iyiliklerinin de bulunmasıdır.
- Gizli amel, insanın övgüsünden uzak durmaya ve ihlasını korumaya yardımcı olur.
- Açık amel, gösteriş amacı taşımıyorsa sevap kazandırabilir; hatta başkalarına örnek olmak veya bir iyiliği teşvik etmek amacıyla yapılması faydalı olabilir.
- Riya, amelin insanlar tarafından görülmesini istemekle ve onların takdirini amaçlamakla ilgilidir. Her açık amel riya değildir.
Demek ki, önemli olan iyiliğin gizli veya açık olması kadar, hangi niyetle yapıldığıdır. Mümin, insanların gördüğü iyiliklerle yetinmemeli; kimsenin bilmediği, yalnızca Allah rızası için yaptığı amellere de önem vermelidir.
Açığa vurulan ibadetler boşa gider mi?
İbadetlerin ve iyiliklerin açıkça yapılması amelin türüne ve niyete göre değişiklik gösterir:
Bunları ilki kısma ayırmak gerekir:
Açıkça yapılması daha sevap olan ameller
1. Farzlar ve Vacipler: Namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek gibi farz ibadetleri ilan etmek veya cemaatle açıkça yapmak riya sayılmaz; aksine kulluk borcunun alenen yerine getirilmesidir. Zekatın alenen, nafile sadakanın gizlice verilmesi bu yüzdendir.
2. İslam Şeairi (Dini Semboller) ve Sünnetler: Ezan okumak, cemaatle namaz kılmak, tesbihatı yüksek sesle yapmak veya haramlardan kaçındığını takva ile göstermek toplumda İslam’ın izzetini temsil eder. İmam Gazalî ve Bediüzzaman gibi zatların da belirttiği gibi, özellikle bidaların yaygınlaştığı dönemlerde Sünnet-i Seniyeyi ve şeairi alenen yaşamak gizlemekten katbekat daha sevaplı ve ihlaslıdır.
Gizli yapılması daha sevap olan ameller
Nafile İbadetler ve Şahsi İyilikler: Gece namazı (teheccüd), nafile oruçlar, kişisel hayır-hasanat ve gizli sadakalar... Bunlar şahsi yakınlaşma vesilesi olduğu için açığa vurulduklarında riya ve kendini pazarlama riski taşırlar. Dolayısıyla gizli kalmaları ahiret kazancı açısından daha emniyetlidir.
İhlası bozan asıl tehlike: niyet ve amaç kayması
Asıl Amacın Yer Değiştirmesi: Bir insan ibadetini sırf dünyevi bir menfaat, insan takdiri veya sosyal saygınlık elde etmek amacıyla yaparsa (yani dünyevi fayda amelin sebebi/illeti haline gelirse), o amel iptal olur veya ihlası kırılır.
İman Zayıflığı): Riyanın temel sebebi insanın Allah'ın takdiri yerine kulların takdirine değer vermesidir. İmanı kuvvetli olan bir kimse, halkın alkışına veya kınamasına değer vermediği için açıkça ibadet etse bile bu riya sayılmaz.
Özetle
1. İmam Şafiî'nin tavsiyesi nafile amellerde ihlası koruma ve "gizli ibadet birikimi" yapma yönündedir.
2. Farzlar, vacipler ve İslam şeairine ait sünnetlerde ilan ve açıklık esastır; bunlarda gösteriş riski aranmaz, topluma örnek olmak açısından açığa vurulması daha sevaplıdır.
3. Bir amelin boşa gitmesi veya sevabının azalması, onun açık yapılmasıyla değil; arkasındaki niyetin Allah rızası dışında (gösteriş/takdir edilme) bir amaca bağlanmasıyla gerçekleşir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Namaz kılmadıkça cennete giremezsin sözü hadis mi?
- Riya ikiyüzlülük nedir?
- İyi niyet ve güzel gayretin tamamlayıcısı Allah'tır sözü hadis mi?
- Zorluklar, Senin kudretin yanında pek kolaydır hadisi sahih mi?
- Amel nedir? Amel ve iman münasebeti nasıl olmalıdır?
- İnsanı alçakgönüllü yapan hata, insanı kibirli yapan başarıdan üstün mü?
- Yaptığın ibadetleri başkalarına söylemek caiz midir?
- RİYA
- Tasavvufun gayesi nedir?
- İbadetin gizlisi makbulse neden camilere gidiyoruz?