En hayırlınız kim?
“Sizin en hayırlınız” şeklinde başlayan hadislerin birden fazla olmasını nasıl açıklayabiliriz? Mesela “Sizin en hayırlınız hanımına en iyi davrananınızdır”, “Sizin en hayırlınız Kur’ân’ı öğrenen ve öğretendir” gibi farklı hadisler vardır. Mantıken “en hayırlı” dediğimiz kişinin bir tane olması gerekmez mi? O hâlde hangisine inanacağız? En hayırlı kişi hanımına iyi davranan mıdır, yoksa Kur’an’ı öğrenip öğreten midir?
Değerli kardeşimiz,
Öncelikle ifade edelim ki, bahsettiğiniz hadislerde geçen “sizin en hayırlınız” ifadeleri, birbirine zıt veya çelişkili sözler değildir. Buradaki “en hayırlı” ifadesi, her zaman bütün yönleriyle herkesin üzerinde olan tek bir kişiyi ifade etmez. Peygamber Efendimiz (asm), insanların ihtiyaçlarına, sorularına, içinde bulundukları durumlara ve farklı konulara göre farklı faziletleri öne çıkarmıştır.
Nitekim Peygamber Efendimiz (asm) farklı hadislerinde şöyle buyurmuştur:
“Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğreteninizdir.” (Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân, 21)
“Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım.” (Tirmizî, Menâkıb, 63)
“Sizin en hayırlınız, ahlâkı en güzel olanınızdır.” (Buhârî, Edeb, 38)
“Sizin en hayırlınız borcunu en güzel şekilde ödeyeninizdir.” (Buhârî, Vekâlet, 40)
“Sizin en hayırlınız, kendisinden hayır umulan ve şerrinden emin olunan kimsedir. En şerliniz ise kendisinden hayır umulmayan ve şerrinden emin olunmayan kimsedir.” (Tirmizî, Fiten, 31)
“Sizin en hayırlılarınız, görüldüklerinde Allah’ın hatırlandığı kimselerdir.” (İbn Mâce, Zühd, 5)
1. Hangi bakımdan en hayırlı?
Bu hadisleri anlamanın en önemli noktası, “en hayırlı” ifadesinin hangi açıdan söylendiğine dikkat etmektir.
Nasıl ki zaman bakımından bazı vakitler diğerlerinden daha faziletli, mekân bakımından bazı yerler diğerlerinden daha üstün ve ibadetler bakımından bazı ameller diğerlerinden daha faziletliyse, insanlar da sahip oldukları farklı özellikler bakımından birbirlerinden üstün olabilirler.
Kur’an’ı öğrenme ve öğretme bakımından bir kimse, ailesine güzel davranma bakımından başka bir kimse, güzel ahlâk bakımından bir başkası, borcunu güzel şekilde ödeme ve insanlara güven verme bakımından başka biri “en hayırlı” olabilir.
Dolayısıyla burada “En hayırlı kimdir?” sorusundan ziyade “Hangi bakımdan en hayırlıdır?” sorusunu sormak gerekir.
2. Hadisler birbirleriyle çelişmez
“Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir.” hadisi ile “Sizin en hayırlınız ailesine karşı en hayırlı olanınızdır.” hadisini karşılaştırıp “Hangisi doğru? En hayırlı olan bir kişi olması gerekmez mi?” demek doğru değildir.
Birinci hadis Kur’an’ı öğrenme ve öğretme bakımından üstünlüğü, ikinci hadis aileye güzel davranma bakımından üstünlüğü ifade etmektedir. Aynı şekilde güzel ahlâk, borcu güzel şekilde ödeme, insanlara güven verme ve Allah’ı hatırlatan bir hayat yaşama gibi özelliklerin her biri kendi alanında önemli bir fazilettir.
Bu sebeple hadislerin birinde zikredilen fazilet, diğer hadislerde zikredilen faziletleri ortadan kaldırmaz.
3. Muhatabın durumuna göre farklı faziletler öne çıkarılabilir
Bunun yanında hadislerin söylendiği ortam ve muhatabın durumu da dikkate alınmalıdır. Peygamber Efendimiz (asm), insanları farklı hayır yollarına yönlendirmiş ve ihtiyaç duydukları faziletleri özellikle vurgulamıştır.
İnsanların imtihanları ve ihtiyaçları da birbirinden farklıdır. Kimisinin paraya ve mala karşı zaafı vardır; kimisinin öfkesini kontrol etme konusunda problemi vardır; kimisi ailesine karşı sorumluluklarını ihmal eder; kimisi ilim konusunda geri durumdadır.
Bu sebeple bir hadis bir konuda özellikle dikkat çekiyorsa, o hadisin o özelliğin önemini vurguladığını anlamak gerekir.
Örneğin aile içinde sert ve kırıcı davranan bir kimse için “ailene güzel davran” öğüdü çok daha önemli hale gelebilir. İlmi zayıf olan bir kimse için Kur’an’ı öğrenmek ve öğretmek büyük bir ihtiyaç olabilir. Öfkesine hâkim olamayan kimse için güzel ahlâk ve öfkeyi kontrol etmek öncelikli bir terbiye alanı olabilir.
Dolayısıyla hadislerdeki farklı “en hayırlı” ifadeleri, birbirini geçersiz kılan hükümler değil; müminin farklı yönlerden kemale ulaşmasını hedefleyen teşviklerdir.
4. Bütün faziletleri bir araya getirmek gerekir
Bu hadislerden “Kur’an öğrenip öğretmek yeterlidir.” veya “Aileye iyi davranmak yeterlidir.” şeklinde bir sonuç çıkarılamaz. İslâm, insanın mümkün olduğu ölçüde farklı güzellikleri kendisinde toplamasını ister.
Kur’an’ı öğrenip öğreten, namazlarını ve diğer farzlarını yerine getiren, ailesine güzel davranan, güzel ahlâklı olan, borcunu ödeyen, insanlara güven veren ve Allah’ı hatırlatan bir hayat yaşayan kimse, birçok fazileti bir arada toplamış ve birçok bakımdan hayırlı ve faziletli olur.
Bu bakımdan “en hayırlı” olmak tek bir özelliğe indirgenmemelidir. Bir kimsenin belirli bir alandaki üstünlüğü, onun diğer alanlardaki sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.
5. Farzlar ve vacipler önceliklidir
Bununla beraber bütün ameller aynı derecede değildir. Farzlar ve vacipler, nafile ibadetlerden önce gelir. Bu sebeple kişi bir taraftan faziletli bir işle meşgul olurken diğer taraftan farz veya vacip olan bir görevini ihmal etmemelidir.
Mesela Kur’an’ı öğrenmek ve öğretmek büyük bir fazilettir; ancak farz namazları terk etmek bununla telafi edilmiş olmaz. Aynı şekilde ailesine güzel davranmak çok önemli bir fazilettir; fakat bu, Allah’ın diğer emirlerini ihmal etmeye gerekçe yapılamaz.
Sonuç olarak, “Sizin en hayırlınız...” şeklinde başlayan hadislerde herhangi bir çelişki yoktur. Çünkü “en hayırlı” ifadesi farklı konu ve ölçülere göre kullanılabilmektedir. Kur’an’ı öğrenme ve öğretme bakımından bir kimse, aileye güzel davranma bakımından başka bir kimse, güzel ahlâk bakımından bir başkası öne çıkabilir. Ayrıca Peygamber Efendimiz (asm), muhatabın durumuna, toplumun ihtiyacına ve hadisin konusuna göre bazı faziletleri özellikle vurgulamıştır.
Bu nedenle hadisleri birbirine karşılaştırmak yerine, her hadisin hangi fazileti ve hangi alanı öne çıkardığına bakmak gerekir.
Kısacası mesele “En hayırlı sadece bir kişi olmalıdır.” şeklinde değil, “Hangi bakımdan en hayırlı?” şeklinde değerlendirilmelidir. İdeal olan ise farklı alanlardaki bu faziletleri mümkün olduğunca bir araya getirmektir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir anlamında bir hadis var mı?
- Neden hep kadınlar?
- Kadınların, sıkıntıya sokacak şekilde yaratılmasının hikmeti nedir?
- Karısını üzen erkeğin ahiretteki durumu için hadisler var mı?
- İslam ile dalga geçenlere nasıl cevap vermeli?
- Karımın güvenini nasıl kazanırım? Nasıl güven ortamı oluşturabilirim?
- "Şüphe yok ki bir mümin güzel ahlakı sayesinde gündüzlerini oruç, gecelerini de namazla ihya eden bir kimsenin derecesine erişir." hadisini nasıl anlamalıyız?
- Kur'an okumak ve dua etmek mi, yoksa Kur'an ilmi öğrenmek mi daha faziletlidir?
- En hayırlı kadın kimdir?
- Kocamı nasıl mutlu ederim, evimi nasıl cennete çevirim?