Ense tıraşı olmak mecusilik mi?
Hz. Ömer’den (r.a.) merfu’ olarak rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: حلق القفا من غير حجامة مجوسي) “Hacamat amacı olmadan enseyi tıraş etmek mecusiliktir” (Câmiu’s-Sağîr Hâmişi 1/121)
el-Mervezi şöyle dedi: Ebu Abdillâh’a (Ahmed bin Hanbel’e) ense tıraşını sordum. Şöyle dedi: “O Mecusilerin şeklidir. Her kim kendini bir topluma benzetirse o onlardan olur.”
Bu nedenle müstakil ense tıraşı mekruhtur, yapılacaksa saç tıraşı ile beraber yapılmalıdır. Ayrıca ben yanlış hatırlamıyorsam Fetevay-ı Hindiye’de de bunun mekruh olduğunu okudum. Bir kavme benzemek ve onlardan olmak çok ağır bir hüküm. Durum böyle olduğu halde mekruh diyenler de var. İki zıt yorum. Bu rivayetlerin aslı nedir? Ensemiz çirkin görünmesin diye sadece enseyi kesmek mekruh mu?
Değerli kardeşimiz,
Öncelikle ifade edelim ki, bugün durum, âdet, şekil değişmiş, ense tıraşı küreselleşmiştir; kimse mecusiliğe benzemek için ense tıraşı olmuyor.
Bazı kaynaklarda Hz. Ömer’den (ra), Hz. Peygamber (asm) Efendimizin sözü olarak şu söz nakledilmektedir:
حَلْقُ الْقَفَا مِنْ غَيْرِ حِجَامَةٍ مَجُوسِيَّةٌ
“Hacamat amacı olmadan enseyi tıraş etmek mecusiliktir.” (Suyuti, Camiu's-Sağîr, 1/121, no: 3753)
Yine Hanbelî kaynaklarında el-Mervezî’nin şu nakli yer almaktadır:
“Ebu Abdillah’a (Ahmed b. Hanbel’e) ense tıraşını sordum. Şöyle dedi: ‘O, Mecusilerin şeklidir. Kim kendisini bir kavme benzetirse o da onlardandır.’”
Bu sebeple bazı fıkıh kitaplarında müstakil ense tıraşının mekruh olduğu, yapılacaksa saç tıraşıyla birlikte yapılmasının daha uygun görüldüğü ifade edilmiştir. Fetava-yı Hindiyye’de de bu yönde değerlendirmeler bulunmaktadır.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır. Soruda zikredilen “Hacamat amacı olmadan enseyi tıraş etmek mecusiliktir” rivayeti, sahih hadis kaynaklarında yer almamaktadır. Bu nedenle hadis alimleri tarafından sahih bir hadis olarak kabul edilmiş değildir. Dolayısıyla tek başına bu rivayete dayanarak kesin bir dinî hüküm vermek isabetli olmaz.
Öte yandan Ahmed b. Hanbel’den nakledilen söz bir hadis değil, onun fıkhî değerlendirmesidir. İmam Ahmed’in bu değerlendirmesi de kendi dönemindeki örf ve uygulamalarla ilgilidir. O dönemde enseyi tıraş etmek, bazı Mecusi toplulukların ayırt edici özelliklerinden biri olarak görülüyordu. Bu sebeple böyle bir benzerlikten sakındırmıştır.
Nitekim dayanak olarak zikredilen: "Kim bir kavme benzerse o da onlardandır." (Ebû Dâvûd, Libâs, 4) hadisi birçok muhaddis tarafından hasen veya sahih kabul edilmiştir.
Ancak İslam âlimleri bu hadisi açıklarken, yasağın başka din mensuplarının kendilerine mahsus dinî sembollerine ve ayırt edici özelliklerine benzemekle ilgili olduğunu belirtmişlerdir. Zamanla belirli bir topluluğa ait olan bir uygulama yaygınlaşıp herkes tarafından yapılan sıradan bir adet haline gelirse, artık aynı şekilde değerlendirilmez.
Dinimizde erkeklerin saçlarını uzatmalarına veya kısaltmalarına dair belirli bir uzunluk sınırı konulmamıştır. Peygamber Efendimiz (asm) saçlarını bazen uzatmış, bazen de kısaltmıştır. Saçın temiz tutulmasını ve bakımını ise teşvik etmiştir:
“Saçı olan kişi saçına ikram etsin (bakımını yapsın).” (Ebû Dâvûd, Tereccül, 3; Muvatta, Şa‘r, 2)
Bununla birlikte hadislerde, başın bir kısmını tıraş edip bir kısmını bırakmak anlamına gelen “kaza” yasaklanmıştır. (Buhârî, Libâs, 72; Müslim, Libâs, 113)
Alimler bu yasağın sebeplerinden birinin, o dönemde bazı gayrimüslim topluluklara ait saç modellerine benzememek olduğunu belirtmişlerdir.
Dolayısıyla bugün de bir saç veya sakal modeli, belirli bir dinin ya da inancın sembolü haline gelmişse bundan kaçınmak gerekir. Fakat böyle bir anlam taşımayan, toplumda yaygınlaşmış ve sadece bakım amacıyla yapılan uygulamalar aynı hükme girmez.
Sonuç olarak, günümüzde ense tıraşı artık belirli bir dine veya topluluğa mahsus bir uygulama değildir. İnsanlar bunu Mecusilere benzemek için değil, temiz ve düzenli görünmek amacıyla yapmaktadır. Bu sebeple sadece ensenin düzgün görünmesi için enseyi kısaltmak veya temizletmek, tek başına mecusiliğe benzemek sayılmaz. Bu konuda geçmişte söylenen mekruh hükümleri de büyük ölçüde dönemin örf ve şartları çerçevesinde değerlendirmek gerekir.
Bu nedenle günümüz şartlarında, sırf ensenin temiz ve düzgün görünmesi amacıyla yapılan ense tıraşının mekruh veya haram olduğunu söylemek için güçlü ve açık bir delil bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, kişinin bulunduğu toplumun örfü ve değer yargıları da göz önünde bulundurulmalıdır.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Çocuğun başının bir kısmını tıraş edip bir kısmını bırakmanın nehyedildiği hadisi açıklar mısınız?
- Saçların uzatılması ve boyatılması hakkında bilgi verir misiniz?
- "Saçlarınızı ya hep tıraş edin ya hep bırakın!" anlamında bir hadis var mıdır?
- Saç, sakal ve bıyık konuları hakkında bilgi verir misiniz?
- İhramlı iki kişi birbirini tıraş edebilir mi?
- PERUK
- Ense tıraşı olmanın, burun ve kulak kıllarını almanın hükmü nedir?
- Hacamat yapınca ücret talep etmek helal olur mu?
- Osmanlıda askerlere sakal bırakmak niye yasaktı?
- Erkeklerin saçlarına kına yakması caiz mi?