Evlilik sözünden dönene, lanet geçer mi?
Birine verdiğim nikahtaki sözümü geçerli bir sebep olmadan bozarsam cezası nedir?
Geçerli bir sebep olmadan nikahtaki sözünü bozmak:
Eğer kız lanet ederse, bu kişinin üzerine etkisi olur mu?
Aynı kişi bu davranışı iki kez tekrar edip sözünü bozarsa ve kız affetmezse, durum ne olur?
Değerli kardeşimiz,
İster evlilik vaadi ister ciddi bir söz olsun, verilen ahid İslâm’da bir sorumluluktur. Buna ahde vefa denir ve Kuran’da açıkça emredilmiştir. (bk. Bakara, 177; Müminun, 8)
Hz. Peygamber (asm) Efendimiz de ahde vefayı imanın bir gereği olarak görmüş, sözünden dönmeyi ise münafıklık alametleri arasında saymıştır. (bk. Buhârî, Îmân 24; Müslim, Îmân 106)
Bu nedenle, söz veren kişinin, verdiği sözünde durması, eğer birkaç defa sözünde durmadıysa telafi ederek sözüne uyması ve söz verdiği kişinin gönlünü alması esastır. Bunun en güzel telafisi böyle olur.
Geçerli sebep olmadan sözden dönmek
Geçerli bir mazeret olmadığı halde, sözünden dönmede ahlaki sorumluluk ve kul hakkı olur. Özellikle evlenme sözü verilmiş, süreç uzatılmış, sonra sebepsiz terk edilmişse, bu durumda duygusal zarar da oluşabilir, bu da kul hakkını da daha da büyütebilir.
Şu halde tövbe etmek gerekir hem de helallik alınmalıdır.
Beddua (lanet) meselesine gelince
Bu konuda temel hadis şudur:
“Mazlumun duasından sakının; çünkü onunla Allah arasında perde yoktur.” (bk. Buhârî, Mezâlim 10; Müslim, Îmân 29)
Demek ki, mazlumun duası Allah katında çok değerlidir, haksızlığa uğrayanın duası reddedilmez.
Bu nedenle mazlumun duasını almaya ve bedduasından sakınmaya gayret etmeliyiz.
Aynı hatayı tekrar etmek
Sözün tekrar tekrar bozulması, güveni zedeler, ahlâkî sorumluluğu ve kul hakkı sorumluluğunu artırır, daha ağır hale getirir.
Affedilmezse ne olur?
Eğer karşı taraf hakkını helal etmezse, bu durumda kişi yaptığı hatadan dolayı Allah’a karşı tövbe etmeli, pişman olmalı ve mümkünse telafi yoluna gitmelidir. Kul hakkı varsa helallik alınması esastır; helallik alınmadıkça sorumluluk devam eder.
Başta da ifade edildiği gibi, sözünde durmayan kimsenin yapması gereken en doğru şey, hatasını telafi ederek söz verdiği kişinin gönlünü almaya çalışmasıdır.
Ancak buna imkân yoksa ve söz verilen kişi affetmiyor, hatta beddua ve lanette bulunuyorsa, bu durumda şu tavsiyeler yapılır:
1) Onun adına sadaka vermek
Kırdığı gönül için Allah rızası adına sadaka vermek, kalbin yumuşamasına vesile olabilir.
2) Onun için dua etmek
Hem dünyası hem ahireti için hayır dua etmek, kul hakkı endişesini azaltan önemli bir davranıştır.
3) Sevap bağışlamak
Yapılan ibadetlerin sevabını ona bağışlamak (ecr-i sevap hediye etmek), İslâm âlimlerince caiz görülen bir uygulamadır.
4) Haksızlığı kabul edip güzel davranmak
Kişi öfkeye kapılmadan, hatalı olduğunu kabul ederek elinden gelen iyiliği yapmalı ve Allah’ın onun gönlünü yumuşatacağını ümit etmelidir.
5) Ümit ve salih amel üzere yaşamak
Allah’ın ve Resulünün rızasına uygun bir hayat sürmek hem Allah’ın rahmetini hem de kulun affını ummak açısından en doğru yoldur.
Özetle:
Geçerli sebep olmadan sözden dönmek: ahlâkî bir günahtır ve kul hakkına girmektir.
Mazlumun duası, hadisle sabittir, çok ciddidir, sakınmak gerekir.
Tekrar edilirse, sorumluluk ve vebal artar.
Helalleşme ve tövbe, en doğru çıkış yoludur.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Sözünde durmamak, ahde vefa göstermemek hakkında bilgi verir misiniz?
- Verdiğin sözden sorumlusun sözü ayet mi?
- Bilmeden fetva veren nasıl kurtulur?
- Yolda bıraktığın insanın gönül sadakasını her iki dünyada da veremezsin, ne demek?
- Cemiyet ve Toplum Adamı Olarak Hz. Peygamber (S.A.S.)
- Kul hakkı neden ateşten bir gömlek?
- Müslümana sövmenin hükmü nedir?
- Kız çocuğuna tecavüz etmişler benim sorumluluğum nedir?
- Zinada kul hakkı var mı? Anne baba hakkı da var mı?
- KUL