Ali’nin darbesi, bütün ibadetlerden üstün mü?

Tarih: 17.03.2026 - 20:08 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Hz. Ali'nin Hendek'teki darbesi mahlukatın ibadetinden üstün mü?
- Azerbaycan’da Şiiler Hz. Ali'nin faziletinden bahis ederken sık sık aşağıdaki rivayeti dile getiriyorlar hadisin sıhhati nedir?
- Aşağıda yazılan Ehli sünnet kaynağında o hadis var mı? O kaynakta olan hadis nedir?
‎“Ali’nin Hendek'teki darbesi, bütün mahlukatın ibadetinden üstündür.” Hz. Muhammed (sav) Kaynak: Hakim Nişapuri, El-Mustadrak, cilt 30, s. 32.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Rivayet, kaynakta şu şekilde geçer:

“Hendek günü Ali ibn Abi Talib’in Amr b. Abdivudd ile mübareze etmesi, kıyamete kadar ümmetimin yapacağı bütün amellerden daha faziletlidir.” (Hakim, Mustedrek, 3/32, h. no: 4327)

Ancak Zehebi, bu rivayet hakkında açıkça, “Allah bu hadisi uyduranı kahretsin” diyerek, sahih olmadığını ve uydurma olduğunu belirtmişlerdir. (Telhis, 4327)

Dolayısıyla bu rivayet delil olarak alınamaz.

Buna rağmen, eğer bu rivayet sahi ise, anlamını mutlak ve sayısal bir üstünlük olarak değil, o anın ve fiilin önemini vurgulayan güçlü bir üslup olarak anlamak gerekir.

Hendek’teki bu müdahale, İslam toplumunun varlık-yokluk mücadelesi verdiği kritik bir anda gerçekleşmiştir. Bu yönüyle, tıpkı Seyit Onbaşı’nın Çanakkale’deki tek kritik top atışının savaşın seyrini değiştirmesi gibi, sıradan fiillerle kıyaslanamayacak bir değere sahiptir.

Ayrıca, “bütün amellerden üstün” ifadesi tüm amellerin toplamından üstünlük anlamında değil, her bir amelden tek tek daha faziletli şeklinde de anlaşılabilir. Yani maksat, mutlak bir karşılaştırma değil, o fiilin büyüklüğünü ve kritik önemini vurgulamaktır.

Diğer taraftan “bütün amellerden üstün” ifadesi, hepsinin toplamından üstün anlamına gelmek zorunda değildir; sadece düşmana indirilen darbe anlamında da olabilir. Bu durumda ümmetin düşmana vurduğu her darbeden daha hayırlı anlamında da anlaşılabilir. Yani maksat, o darbenin büyüklüğünü ve kritik önemini vurgulamaktır.

Buna ek olarak, sahabîler İslam’ın ilk nesli olarak dinin yayılmasında rol almışlardır. “Bir hayra vesile olan, onu yapan gibidir.” kaidesi gereğince, sahabilerin, kendilerinden sonra gelen ümmetin hayır ve sevaplarından hissedar olmaları söz konusudur. Bu açıdan Hendek’teki bu cihad, yalnızca Ali (r.a.)’nin şahsî bir fiili değil, ümmeti ilgilendiren büyük bir müdahale olarak da değerlendirilebilir.

Sonuç olarak: Burada maksat, “bütün ibadetlerden mutlak üstünlük” iddiası değil; Hendek’teki darbenin ümmetin varlık-yokluk mücadelesi açısından en kritik ve etkili müdahalelerden biri olduğunu güçlü bir şekilde ifade etmektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun