Neml suresinin 88. ayetinde dağların yürütüldüğü anlatılırken başka ayetlerde sabit olduğu ve sadece kıyamet günü yürütüleceği bildirilmiştir. Bu konuya açıklık getirir misiniz?

Tarih: 04.01.2012 - 00:26 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Neml Suresi, 87-88. Ayetlerin Mealleri:

"Sûrun üflendiği gün, Allah'ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde bulunanlar dehşete kapılır, hepsi boyunları bükük olarak O'na gelirler. Dağları görür, onların durduğunu sanırsın; oysa bulutlar gibi hareket ederler. Bu, her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın sanatıdır. Şüphesiz ki O, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır."

Bazı müfessirler Neml Suresinin 88. âyetini dünyanın güneş etrafındaki dönüşüne işaret olarak değerlendirmişledir. (bk. Celal Kırca, Kur'ân-ı Kerim'de Fen Bilimleri, s. 76)

Yine bazı tefsircilere göre bu vakıa, kıyametin ilahî kudretle kopacağının delilidir. Dünya gibi büyük bir kütleyi uzay boşluğunda yaratılış amacına uygun, düzenli bir şekilde ve bulutlar gibi yürüten sonsuz kudret, zamanı geldiğinde bu dünyayı başka bir âleme dönüştürebilecek bilgi ve kudrete sahiptir ve bunu yapacaktır. Nitekim müfessirler sûrun üflenmasinden sonra Allah Teâlâ'nın dağları yok ederek yeryüzünü başka bir âleme dönüştüreceğini ifade etmişlerdir. (bk. İbn Âşûr, XX, 47; bu konuda bilgi için bk. İbrahim 14/48; ayrıca krş. Kehf, 18/47; Tâhâ, 20/105-107; Karia, 101/5)

"Bu, her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın sanatıdır." cümlesi, sadece dünyanın ve dağların değil evrendeki her şeyin Allah'ın ilmi, kudreti ve sanatıyla mükemmel bir şekilde yaratıldığını ve yaratılış amacına uygun, düzenli bir şekilde idare edildiğini, hiçbir şeyin tesadüfe bırakılmadığını ifade etmektedir.

"Şüphesiz ki O, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır." mealindeki son cümle ise, bu değişimin meydana geldiği kıyamet gününde Allah Teâlâ'nın insanları dünyada yaptıklarından hesaba çekeceğine işaret etmektedir. Nitekim bundan sonra gelen âyetler de bu yorumu destekler mahiyettedir. (bk. Diyanet Tefsiri, Kur’an Yolu: IV/205-206.)

Elmalılı ilgili ayetin tefsirinde şu tespitlerde bulunmuştur:

Bir de sen dağları görürsün de onları yerinde durur sanırsın. Halbuki onlar bulutun yürümesi gibi yürümektedirler. Bu âyet iyi anlaşılmış değildir. Müfessirler bunu,

 "Dağlar sallanıp yürütüldüğünde..." (Tekvîr, 81/3), 

"Dağlar atılmış yün gibi olduğu..." (Kâria, 101/5)

âyetleri üzere kıyamet günü dağların yün gibi atılıp yürütülmesi manzarasının bir tasviri kabul etmişlerdir. Buna göre bu âyet "hepsi O'na dehşete kapılarak gelir." (Neml, 28/87) cümlesine matuf olarak bu görüş, bu sanış, bu bulut gibi geçiş, hep ilerde o feza günü olacaktır.

İlave bilgi için tıklayınız:

"Sen dağları görürsün de, yerinde durur sanırsın. Oysa onlar bulutun yürümesi gibi yürümektedirler." (Neml, 27/88) ayetini açıklar mısınız?

Dağların sarsıntıları önlemediğini, sadece yeri sabitlediğini söyleyip, Nahl, 16/15; Enbiya, 21/31 ve Lokman, 31/10. ayetlerinin bilimle çeliştiğini iddia edenlere ne dersiniz?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun