Namazın kazasında neden sahabeye değil de mezheplere uyarız?

Tarih: 23.11.2020 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Hz. Ömer, oğlu Abdullah, Sad b. Ebî Vakkas, İbn Mes'ud, Selman Fârisî, namaz kasten kaçırılırsa kaza edilemeyeceğine ittifak etmişler.
- Sahabe makamı peygamberlerden sonra en üstün makamdır ve sahabeler çok nadir hata yaparlar. Benim namaz kazalarımı kılmama ile ilgili bir derdim yok, ama merak ediyorum;
- Neden sahabeleri dediklerine uymuyoruz da 4 mezhep imamlarına uyuyoruz?
- Sahabelerin daha az yanılma ihtimalleri yok mudur?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öncelikle ifade edelim ki, Hz. Peygamber Efendimizin (asm) namazın kaza edilmesinden söz ettiği yerde, “unutmak veya uyku” gibi iki gerekçeyi zikretmesinin sebebi, kaza namazlarının ancak bu iki şarta bağlı olduğuna işaret etmek için değil, mümin kimselerin mazeretsiz namazı terk etmesinin düşünülemeyecek kadar kötü bir şey olduğuna vurgu yapmak içindir.

Buna göre, mümin bir kimse, olsa olsa namazı ya uykuda olduğu ya da unuttuğu için terk edebilir. Bu üslup irşadın bir gereğidir.

Aksi takdirde, şayet “kim bir namazı terk ederse, onu daha sonra kaza etsin” demiş olsaydı, birçok kimse, namazı kazaya bırakmanın çok önemli bir şey olmadığını düşünür; "vaktinde kılmazsam da sonra kılarım" diyebilirdi. Oysa bu tarz bir düşünce, çok ciddi bir laubaliliktir.

Demek ki, bilerek namazı kazaya bırakanın, bu namazı kaza etmesi gerektiği hükmü, yine hadislerin verdiği hükme dayanmaktadır.

Namaz, her Müslüman üzerine farz olan bir borçtur. 

Aldığınız bir parayı zamanında ödemek lazımdır. Ancak kasden geciktirince ayıp oluyor ise de yine de ödemek ve özür dilemek gerekecektir.

Bunun gibi namaz borçlarımızı zamanında ödemek gerekirdi. Ancak bazı nedenlerle geç kalmışsa, onun için Allah'tan özür dileyip (tövbe edip) kalan borç namazlarımızı ödememiz gerekir. Namaz borcu ancak namaz kılmakla ödenir. Onun başka bir ödeme şekli, telafisi yoktur.

Kur'an’da vaktinde kılınamayan namazların kaza edilmesi ile ilgili olarak açık bir ifade bulunmamakla birlikte, Hz. Peygamber (asm) vaktinde kılamadığı namazları kaza etmiş ve ashabına da bunu tavsiye etmiştir. Resul-i Ekrem (asm),

“Kim namazı unutursa veya uyuyup kalırsa hatırlayınca onu kılsın. Onun kefareti ancak budur.” (Buhari, Mevakitü’s-Salat, 37; Müslim, Mesacid, 315) buyurmuştur.

Yine Hz. Peygamber (asm), Hendek savaşı sırasında harbin şiddetlenmesi nedeniyle ikindi namazını kılamamışlar; bunun üzerine

“Bizi ikindi namazından alıkoydular. Allah da onların evlerini ve kabirlerini ateşle doldursun.” (Müslim, Mesacid, 205)

diye beddua etmiş ve ikindi namazını akşam ile yatsı arasında kaza etmiştir.

Ayrıca Hayber Fethinden dönerken, bir yerde konakladıklarında uyuyakalmışlar ve vaktinde kılamadıkları sabah namazını Güneş doğduktan sonra kaza etmişlerdir. (bk. Müslim, Mesacid, 309)

Beş vakit namazın farzı ve vitir namazı kaza edilir. Kazaya kalan sabah namazı, o günün öğle vaktinden önce kaza edilecekse sünneti de kaza edilir. Ayrıca öğle namazının dört rekatlık ilk sünneti de vakit çıkmadıkça öğlenin farzından sonra kılınır. Öte yandan geçmiş namazlar, kazaya nasıl kaldıysa öyle kılınırlar, yani seferi olarak kaldıysa seferi, mukim olarak kaldıysa mukim gibi kaza edilir. (Mevsili, el-İhtiyar, 1/220)

Unutma ve uyuma gibi bir mazeret olmaksızın, kasıtlı olarak terk edilen namazların kazası ile ilgili herhangi bir hadis bulunmamaktadır. Fakat bu kasıtlı olarak terk edilen namazların kazasının gerekmediği anlamına gelmez. Zira, Ramazan’da kasıtlı olarak cinsel ilişkiye girerek orucunu bozan kimseye Resul-i Ekrem’in (asm) hem kefareti hem de o günkü orucun kazasını emretmesi (Beyhaki, es-Sünenü’l-kübra, IV, 382), bir farz ibadetin kasıtlı olarak terk edilmesi durumunda da kazasının gerektiğine delildir.

Öte yandan Hz. Peygamberin (asm) bir mazerete dayalı olarak vaktinde kılamadığı namazları kaza etmesi ve sahabeye de bu yönde emir buyurması dikkate alınacak olursa, mazeretsiz olarak terk edilen namazların kaza edilmesinin öncelikle gerekli olacağı sonucuna ulaşılır. (Nevevi, el-Mecmu’, III, 68)

İlave bilgi için tıklayınız:

Kasden ve bilerek namazı zamanında kılmayan, neden kaza etmesi ...
Kasten kılmadığım geçmiş dönemdeki namazlar için kaza kılmam ...
Kaza namazı, bilerek kılınmayan farz ve vacip namazlar kaza edilir mi?
Kaza namazı gerçekten var mı? Birçok ilahiyatçılar, "En güzel namaz ...
Peygamberimiz hiç kaza namazı kılmış mıdır?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun