Müslümanlar arasındaki ırkçılık olaylarına karşı tavrımız nasıl olmalıdır?

Tarih: 04.07.2006 - 08:48 | Güncelleme:

Soru Detayı
Türkiye'nin bir meselesi de ırkçılık meselesidir. Her iki taraftan da insan ölüyor. Bir Müslüman olarak bu olaylara nasıl bakmalıyız ve bir tarafa yapılan meyil bize zarar verir mi?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

Müslümanlar arasındaki olayları değerlendirirken ırka ve bölgeye göre değil, onların haklılıklarına göre değerlendirmemiz gerekir. Aksi hâlde ırkçılığa veya bölgeciliğe göre değerlendirirsek, mesul oluruz.

Geliniz ne Yahudi’yi dinleyelim ne İngiliz’i ne Fransız’ı ne Alman’ı ne de Şeytan’ı... Kur’an’ı dinleyelim, Resulûllah’ı (a.s.m.) dinleyelim... Ve bu asırda bu yaramızın büyük çilesini olanca ağırlığıyla çeken Bediüzzamanı dinleyelim...

Irkçılık fitnesini önlemenin tek yolu Bediüzzaman’a kulak vererek, bu milletin fertlerini İslâm kardeşliği ile birbirine raptetmekten geçer.

“Milliyetimiz bir vücuttur, ruhu İslâmiyet, aklı iman ve Kur’an’dır.”

hakikatını bütün ruhlara zerk etmekten geçer.

“Şarkı intibaha getirecek din ve kalptir. Akıl ve felsefe değil.”

ihtarına hakkıyla kulak vermekten geçer.

“Şarkın fıtratına muvafık bir cereyan veriniz; yoksa, sa’yiniz ya hebaen gider veya muvakkat sathî kalır.”

emrine ram olmaktan geçer...

“Bir Müslüman başkasına benzemez. Dini terk edip İslâmiyet seciyesinden çıkan bir Müslim dalâlet-i mutlakaya düşer, anarşist olur, daha idare edilmez.”

tehdidini geç kalınmış da olsa, büyük bir hassasiyetle ciddiye almaktan geçer.

“Asabiyet-i cahiliye, birbirine tesanüt edip yardım eden, gaflet, dalâlet, riya ve zulmetten mürekkep bir macundur.”

teşhisini iyi anlayıp, bu zehirli macuna sırt çevirmekten geçer.

“Hamiyet-i İslâmiye ise, nur-u imandan in’ikas edip dalgalanan bir ziyadır.” hakikatına gönül verip bu ziyanın bütün kalplere hâkim olması için sabır ve ceht ile gayret etmekten geçer...

Bu vesileyle, İstiklâl Marşı şairimiz merhum Mehmet Akif’i de anmadan geçemeyeceğiz. Şu, coşkun olduğu kadar da sitem dolu ve bir o kadar da ıstırap yüklü ifadeler, o büyük şairimizin ırkçılık âfetinden ne kadar dertli olduğunu en güzel şekilde ifade etmiyor mu?

“Hani milliyetin İslâm idi, kavmiyet ne..
Sarılıp sımsıkı dursaydın a milliyetine
Arnavutluk ne demek, var mı şeriatta yeri,
Küfr olur başka değil, kavmini sürmek ileri.
Arabın, Türk’e, Laz’ın Çerkez’e yahut Kürd’e
Acem’in Çinliye rüçhanı mı varmış nerde.
İslâmiyette anasır mı olurmuş ne gezer
Fikr-i milliyeti tel’in ediyor Peygamber
En büyük düşmanıdır, ruh-u Nebi tefrikanın
Adı batsın onu İslâm’a sokan kaltabanın.”

Geliniz bu duaya birlikte amin diyelim..

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun