Kurban ettiğimiz hayvanın kanının akmasıyla günahlarımızdan mı arınıyoruz?

Tarih: 03.11.2020 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

Bildiğiniz üzere kurban olarak kestiğimiz hayvanın kanını akıtıyoruz. Bizler bu kanı günahlarımızdan arınmak için mi akıtıyoruz? Yani İslam’da kurban edilen hayvanın kanının akıtılması kurban sahibinin günahlarından arınmasına vesile olur gibisinden bir inanç var mıdır? Bizler kurban ettiğimiz hayvanın kanının akmasıyla günahlarımızdan mı arınıyoruz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

“Kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. (Hac 22/36) mealindeki ayet, kurban edilen hayvanlarda insanlar için birçok hayırlar barındırdığını anlatmaktadır.

Kurban kesmeyi özendiren hadisler ise, bu ayetin tefsiri konumundadır.

Soruda geçen konuyla ilgili bazı rivayetler şöyledir:

1. İmran b. Husayn rivayet etmiştir:

Hz. Peygamber (asm) Efendimiz, Hz. Fatıma’ya şöyle buyurmuştur: "Kalk, kurbanının yanına git ve onu izle. Onun akıtılan ilk damlasıyla, işlediğin günahların affedilecektir. De ki إن صلاتي ونسكي ومحياي ومماتي الله رب العالمين لا شريك له وبذلك أمرت وأنا من المسلمين Benim namazım, ibadetim (kurbanım), hayatım ve ölümüm alemlerin rabbi olan Allah içindir. O'nun ortağı yoktur. Böyle emrolundum ve ben Allah'a teslim olanlardanım.’”

İmran (r.a.) dedi ki; “Ya Resulellah (asm), bu sadece sana ve senin ailene mi yoksa bu hem senin ailene hem de bütün Müslümanlara mı mahsustur?” dedim. Resulullah (asm) şöyle buyurdu: "Bilakis bütün Müslümanlara mahsustur." (Taberani, Evsat, 3/247; Hakim, Müstedrek, 7/2684)

Heysemî, bu hadisin senedinde Ebu Hamza es-Simali’nin bulunduğunu ve bu ravinin “zayıf” olduğunu belirtir. (Mecmeu’z-zevaid, 4/17)

Hakim ise, “isnadı sahihtir” demiştir. (Müstedrek, 7/2684)

2. Ebu Saîd el- Hudrî (r.a.) rivayet etmiştir:

Hz. Peygamber (asm) Efendimiz Hz. Fatıma’ya şöyle buyurmuştur: "Kalk, kurbanının yanına git ve onu izle. Onun akıtılan ilk damlası ile senin geçmiş günahların affedilecek." Fatıma dedi ki: “Ya Resulellah bu sadece bize, ehl-i beytimize mi mahsus yoksa tüm Müslümanlar için genel midir?” Resulullah (asm) "Bilakis bu, bize ve bütün Müslümanlara mahsustur." dedi. (Hakim, Müstedrek, 7/2684)

3. Hz. Aişe, Resulullâh (asm)’in şöyle dediğini rivayet eder:

“Ademoğlu, kurban bayramı gününde Allah katında kan akıtmaktan daha sevimli bir amel işlememiştir. O kurban, kıyamet günü boynuzları, kılları ve tırnaklarıyla gelecektir. Kurbanın kanı yere düşmeden önce Allah katında hemen kabul olunur. Bu sebeple kestiğiniz kurbanlardan dolayı gönlünüz hoş olsun.” (Tirmizî, Edahi 1; Hakim, Müstedrek, 7/2684, bk. İbn Mace, Edahî 3)

Tirmizî, bu hadisin senedi için “hasen ve garib” değerlendirmesinde bulunur. (Tirmizi, a.y)

Tirmizî’inin şarihlerinden Mübarekfûrî, zahir olan, bu hadisin “sahih” değil “hasen” derecesinde olduğunu beyan eder. (Tuhfetü’l-ahvezî, 4/431)

Hakim en-Nisaburi ise, “isnadı sahihtir” demiştir. (Müstedrek, 7/2684)

Sözlükte yaklaşmak, Allah’a yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurban dini bir terim olarak, Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasına ermek için ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. (İbn Abidin, Reddü’l-muhtar, 9/452)

Kurban bayramında kesilen kurbana udhiyye, hacda kesilen kurbana ise hedy denir. Akıl sağlığı yerinde, hür, mukim ve dini ölçülere göre zengin sayılan mümin, ilahi rızayı kazanmak gayesiyle kurbanını kesmekle hem Cenab-ı Hakk’a yaklaşmakta, hem de maddi durumlarının yetersiz olması sebebiyle kurban kesemeyenlere yardımda bulunmaktadır. (Serahsi, el-Mebsut, 12/8; İbn Nüceym, el-Bahr, 8/197)

Bu ibadetin ruhunda Hakk’a yakınlık ve halka fedakarlıkta bulunma anlayışı vardır. Kurban, bir Müslümanın bütün varlığını, gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir.

Kurbanın meşruiyetine işaret eden pek çok ayet vardır:

“Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.” (Hac, 22/28)

“Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık.” (Hac, 22/34)

“Kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken kurban edeceğinizde üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik. Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir.” (Hac, 22/36-37)

Bu ayetlerde zikredilen hayvan kesiminin, et ihtiyacı temini için olmadığı, bunların ibadet amaçlı birer uygulama oldukları gayet açıktır. Et ve kanların Allah’a ulaşamayacağının, asıl olanın ihlas ve takva olduğunun bizzat ayetin metninde yer alması bunu açıkça ortaya koymaktadır.

Hz. Peygamber (asm) Efendimiz de kurbanı bir ibadet olarak kabul etmiş ve bizzat kendisi de kurban kesmiştir. Hz. Peygamberin (asm), meşru kılınmasından itibaren vefat edinceye kadar her yıl kurban kestiği bilinmektedir. (Tirmizi, Edahi, 11; bk. Buhari, Hac, 117, 119; Müslim, Edahi, 17)

Sahih hadis kaynaklarında yer alan rivayetlerde, Hz. Peygamber (asm), kurban bayramında Allah katında en sevimli ibadetin kurban kesmek olduğunu, kurbanın kesilir kesilmez Allah katında makbul olacağını ve kurban edilen hayvanın boynuzu, tırnağı da dahil olmak üzere her şeyinin kişinin hayır hanesine yazılacağını ifade edip; bu ibadetin Allah rızası için yapılmasını tavsiye etmiştir. (Tirmizi, Edahi, 1; İbn Mace, Edahi, 3).

Bu bilgilerden anlaşılacağı üzere kurban kişinin kulluğunun ve samimiyetinin göstergesi olan bir ibadettir. Başka ibadetlerde olduğu gibi kurban ibadeti de kişinin samimiyeti ve ihlası oranında günahlarından arınmasına vesile olmaktadır.

İlave bilgi için tıklayınız:

İbadetlere vadedilen netice ve sevaplara kavuşmanın şartları nelerdir?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun